MODERN ÇAĞIN YORGUN ANNELERİ
Her yıl mayıs ayı geldiğinde sosyal medya çiçeklerle, kalpli mesajlarla ve “anneler günü kutlu olsun” cümleleriyle dolup taşıyor. Fakat bu kutlamaların arasında çoğu zaman sessiz kalan başka bir gerçek var: Modern çağın giderek yorulan anneleri…
Anneler Günü’nün ortaya çıkış hikâyesi aslında oldukça duygusal bir yere dayanır. 1908 yılında Anna Jarvis isimli bir kadın, kaybettiği annesinin anısını yaşatmak için özel bir anma günü organize eder. Amaç; anneliğin fedakârlığını, sevgisini ve toplum üzerindeki görünmeyen emeğini hatırlatmaktır. Ne ironiktir ki yıllar sonra Anna Jarvis, bu özel günün tamamen ticarileşmesine en büyük tepkiyi veren kişi olur. Çünkü annelik, kapitalizmin elinde bir alışveriş ritüeline dönüşmeye başlamıştır. Oysa annelik sadece biyolojik bir rol değildir. Tarih boyunca toplumları ayakta tutan görünmez bir güç olmuştur.
Mitolojilerde bile “anne” figürü yalnızca doğuran kadın değildir. Örneğin Demeter… Toprağın, bereketin ve üretimin tanrıçası… Kızı Persephone yeraltına indiğinde yeryüzü kurur, doğa susar ve yaşam durma noktasına gelir. Çünkü eski uygarlıklar çok iyi biliyordu: Dişil enerji yalnızca sevgi değil, yaşamın devamlılığıdır.
Bugün ise modern kadın aynı anda onlarca rol taşımaya çalışıyor. Hem üretmek zorunda… Hem çalışmak… Hem güçlü görünmek… Hem çocuk büyütmek… Hem güzel olmak… Hem duygusal olarak herkesi ayakta tutmak…
Ve çoğu zaman kimse ona şu soruyu sormuyor:
“Sen gerçekten iyi misin?”
Psikoloji bize şunu söylüyor: Bir çocuğun gelişiminde sadece fiziksel bakım değil, annenin sinir sistemi de belirleyicidir. Sürekli kaygılı, tükenmiş ve yalnız hisseden bir annenin ruh hali evin atmosferine dönüşebilir. Çünkü çocuklar sözcüklerden çok duyguları öğrenir.
Belki de bu yüzden son yıllarda dünyanın birçok yerinde çocuklarda dikkat problemleri, öfke krizleri, yalnızlık hissi ve duygusal kopukluk giderek artıyor. Çünkü modern toplum anneleri desteklemek yerine, onlardan kusursuz olmalarını bekliyor.
Sosyal medya ise anneliği başka bir baskının içine sürüklüyor. “Mükemmel anne” görüntüsü… Kusursuz sofralar, sürekli mutlu çocuklar, her şeye yetişebilen kadınlar… Oysa gerçek hayat filtreli fotoğraflardan çok daha karmaşık.
Ve belki de modern çağın en büyük trajedilerinden biri şu:
Kadınlar artık yorulduklarını bile söyleyemiyor.
Çünkü güçlü görünmek zorundalar.
Oysa dişil enerji yalnızca vermek değildir. Dinlenmek, sezmek, durmak ve yeniden üretebilmek de dişil doğanın bir parçasıdır.
Bugün anneler gününü kutlarken belki de sadece çiçek vermek değil, annelerin görünmeyen yükünü de anlamaya çalışmak gerekiyor.
Çünkü bir toplumun geleceği önce annelerin ruh sağlığında başlar.
Ve yorgun annelerin büyüttüğü bir dünyada, çocukların da huzurlu olması kolay değildir.