Türkiye’de Kimler Gerçekten Mutlu?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Kalabalıklar içindeyiz ama daha yalnızız. Evlerimiz var ama huzurumuz eksik. Herkes birbirini dinliyormuş gibi gözükse de kimse kimseyi duymuyor. Bir süredir ne tarafa baksam görüntü hemen hemen aynı: İnsanlar yaşamıyor, sadece günü tamamlamaya çalışıyor.

Sabah işe yetişme telaşı, gün içinde bitmeyen stres, akşam eve dönünce yorgunluk… Sonra ertesi gün aynı döngü. Sanki kısır döngü içerisinde sıkışmış kalmışız. Her gün bir önceki günün kopyası.

Eskiden insanlar gelecek planı yapardı. Eskiden dediğim öyle çokta eski değil daha 5-10 yıl önce. Tatil planları konuşulur, ev alma hayalleri kurulurdu. Çocukların eğitimi için heyecan duyulurdu. Şimdi ise konuşulan tek şey faturalar, zamlar, geçim derdi ve belirsizlik.

Ama mesele sadece ekonomi de değil. Çünkü mutsuzluk bazen cüzdandan önce kalbe yerleşiyor.

Artık insanlar birbirine daha tahammülsüz. Trafikte bir korna bazen savaş sebebi olabiliyor. Sosyal medyada herkes öfkeli, gösterilen mutluluklar ise sadece maske. Hatta küçük bir fikir ayrılığı bile nefret diline dönüşebiliyor. Çünkü hepimizin içinde birikmiş görünmeyen bir yorgunluk var.

Kimse tam olarak neden bu kadar gergin olduğunu anlatamıyor belki ama herkes bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyor.

Gençler, umut yerine kaçış planları konuşuyor.

Aileler, aynı evin içinde birbirinden uzak hayatlar yaşıyor.

Çocuklar, teknolojiyle büyüyorlar ama duygusal olarak hep eksik kalıyor.

Bir ülkenin ekonomik tablosunu rakamlarla ölçebiliriz ama ya ruh hali? İşte onu market sırasında insanların yüzünde, trafikteki öfkede, gece sessizce uyuyamayanların zihninde görürsünüz.

Bana göre asıl sormamız ve cevaplanması gereken sorular şunlar olmalı:

Biz ne zaman bu kadar yorulduk?

Ne zaman birbirimize bu kadar sert olduk?

Ne zaman mutlu olmayı lüks zannetmeye başladık?

Türkiye çok güçlü bir ülke olabilir. Dirençli bir toplum olabiliriz. Çok şey atlatmış olabiliriz. Ama güçlü olmak, yorulmadığımız anlamına gelmez. Bazen toplumlar da nefes almak ister. Çünkü insan sadece hayatta kalarak yaşamış olmaz. Gerçek yaşam; umut ettiğinde, güvende hissettiğinde, gülebildiğinde başlar.

Ve bugün dürüst olalım…

Türkiye’de gerçekten mutlu olan kaç kişi kaldı?