Azerbaycan’da kipa serbest, başörtüsü yasak!
“Hindistan’daki bir Müslüman hastalansa uykum kaçar.
Çin’deki bir Müslüman ağlasa, yüreğim parçalanır.
Mısır benim reyhanım, Şam ise nergisimdir.
Cezire’de ise tarihimi ve düşmanlarımı bulurum.
Uzaklarda olsa da vatanımın buğusunu görürüm.
Horasan’a dair hatıralarla huzur bulurum.
Allah’ın adının anıldığı her yerde
O topraklar benim vatanımın özünden uzanmış bir parçadır!”
Müslümanların nasıl tek yürek olduğunu böyle haykırıyordu İdlipli çocuk!
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e ise bir hal olmuştu; okullarında uygulanmaya başlayan başörtüsü yasağına karşı tepki gösterenlere: “Herkes yerini bilsin, bizim iç işlerimize karışmasın, yaşam tarzımıza burnunu sokmasın ve bize yol göstermesin. Herkes kendi halkının ve devletinin derdine düşsün!” diye emir buyuruyordu.
Tepkisiz kalamayız Sayın Aliyev, bizim kopmaz tarihî köklerimiz var. Kardeşiz biz. Müslüman ve Türk kardeşiz. Geleneğimiz, dilimiz, dinimiz bir. Kardeşliğimizin en güzel ifadesini Peygamber Efendimiz (SAV) tarif ediyor:
“Mü’minler birbirini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlarda bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”
Ülkenizde okulundan başörtülü olduğu için ağlaya ağlaya uzaklaşmak zorunda kalan küçücük kızcağızları görünce 29 sene evvel aynı zulmü yaşayan 18’inde Ayda geldi yanı başıma ve “Bu zulmü durdurun!” diye haykırmaya başladı. İçi sızladı. Yıllar geçse de yüreğine düşen kor yeniden yaktı kalbini. Telafi edilemeyen hayalleri, gençliği, ukdesi geldi hatırına.
“Bu zülüm karşısında susulmaz! Durulmaz! Bîtaraf olunmaz!” dedi…
Filistin’in acısı yüreğimizi çepeçevre sararken Doğu Türkistan, Arakan, Tacikistan, Hindistan ve şimdi Azerbaycan’daki kardeşlerimizde dinlerini özgürce yaşayamıyor. Tacikistan’da ezan sesi, başörtüsü, bayramları kutlamak yasak! “Ezan sesini duymak için geliyorum Bursa’ya” diyordu Tacikistanlı Ziyade ablam.
Hindistan’da İslam’ın izleri yok edilmeye çalışılıyor. Tarihi Babür, Gyanvapi ve Akhoondji (Akıncı) Camii yıktırıldı. Oldukça yaşlı ve hasta amca sürüne sürüne gelip 6 asırlık Shahi (Şahi) Camii’ni Hinduların yıkmasını engellemek için binlerce Müslüman’la birlikte nöbet tutuyor.
İbn Haldun’un dediği gibi: “Geçmiş geleceğe suyun suya benzediği gibi benziyor” işte. Kabe’de namaz kılan Rasulullah’ın (SAV) üzerine hayvan işkembesi atıp kahkahayla gülen Müşrikler çağlar atlayıp Hindistan’da secde eden kadınların namaz kıldıkları yeri temizlemek için inek idrarı döküyor. Babacığını gözyaşlarıyla teselli eden Hz. Fatıma (ra) torunları susarken Fransız zulme sessiz kalmıyor!
Tuhaf değil mi?
Fransa’da Ulusal Birlik (RN) Partisi milletvekili Philippe Tanguy, iktidara gelmeleri halinde başörtüsü kullananlara karşı para cezası uygulanacağını, Cumhuriyetçiler (LR) Partisinin cumhurbaşkanı adayı Bruno Retailleau ise üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını söyledi. Bu sözler Fransa kamuoyunda büyük tepkiyle karşılandı. Bu yasağa karşı çıkan Fransız kadınlar, Müslüman hemcinsleriyle dayanışma için sosyal medyada “başörtüsü” akımı başlattı. Başörtüsü taktıkları anların videolarını çeken kadınlar bu görüntüleri “Başörtülü tüm vatandaşlarımıza destek için” ve “ Bu yasa çıkarsa, anında başörtüsü takacağım” mesajıyla paylaştı. Fransız siyasetçi Segolene Royal, siyasetçilerin Müslüman kadınları rahat bırakması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı adayı Jean –Luc Melenchon da “Fransız halkı başörtüsünün çıkarılmasını istemiyor” sözleriyle aynı tepkiyi verdi.
Azerbaycan’da okullardaki başörtüsü kısıtlamalarına karşı çıkan İlahiyatçı Abgül Süleymanov ise tutuklandı ve 30 gün hapis cezasına çarptırıldı.
New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda İsrail Başbakanı Katil Netenyahu kürsüye çıkınca Türkiye’nin bulunduğu çok sayıda ülke temsilcisi salonu terk etti. Salonda protesto ve yuhalama sesleri de duyuldu. Fakat Azerbaycan temsilcisi salonda kalmaya devam etti. Çocukları, kadınları, yaşlıları akıl almaz işkencelere tabi tutarak soykırım yapan bir katile karşı Müslümanca insanca duruş bu mu olmalıydı?
Gallup International şirketi dünyadaki en dindar ve en az dindar ülkeleri tespit etmeye yönelik çalışmasında (2007- 2008) en az dindar Müslüman ülke olarak Azerbaycan’ı saptamıştı. Doğrusu ilk okuduğumda şaşırmış, anlam verememiştim. Lakin şimdi bu art arda yaşanan hadiseler anketi doğrular vaziyette.
Azerbaycan siyasi parti lideri Turan Abbaslı, başörtüsü yasağı kararı alan Aliyev yönetimine şu sözleriyle ateş püskürüyor;
“ Kim derse: ‘Başörtüsü eğitime engeldir’ o adamın aklında, zekâsında bir sorunu vardır. 21. asırda, insanların Mars’ta yerleşim planları yaptığı bir yüzyılda kim bunu söylüyorsa düşünce tarzında, yaşantısında problem vardır. Başörtüsünün hiçbir problemi yok. Amerika, İngiltere üst düzey devlet kademelerinde başörtülü müşavirleri görmüyor musunuz?
Azerbaycan’da Yahudi mektepleri var; ki “Kipa” adı verilen dinî başlıkları başlarına koyup okulda oturuyorlar. Fakat son yaşanılanlara bakın; başörtülü talebeler okullarına giremiyor.
Azerbaycan’da Yahudilere kipa serbest, Müslümanlara başörtüsü yasak!”
Ey Müslümanlar bu zulmü kim durduracak?