İhracatta eylül rüzgârı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Türkiye ekonomisinin dış ticaret cephesinde eylül ayı, ihracat açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 artarak 25 milyar 976 milyon dolara ulaştı. İthalattaki artış ise yüzde 5,9’da kaldı. Bu iki rakam arasındaki fark, dış ticaret açığının da yüzde 24,8 azalarak 5 milyar 232 milyon dolara gerilemesini sağladı.

Burada asıl dikkat çekici nokta yalnızca ihracatın 26 milyar dolara yaklaşması değil. İhracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 83,2’ye yükselmesi de dış ticaret dengesi açısından önemli bir gelişme.

Daha da ilginci, enerji verileri dışarıda bırakıldığında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 100,3’e çıkıyor. Enerji ve altın hariç tutulduğunda ise oran yüzde 97,7 seviyesinde.

Bu tablo, Türkiye’nin dış ticaret performansını değerlendirirken manşet rakamların yanı sıra ürün kompozisyonuna da bakılması gerektiğini gösteriyor.

İmalat sanayisinin ağırlığı sürüyor

Eylül ihracatında en büyük pay yüzde 93 ile imalat sanayisinin. 24 milyar 168 milyon dolarlık ihracatın bu alandan gelmesi, Türkiye’nin üretim gücü ile ihracat performansı arasındaki bağın ne kadar güçlü olduğunu ortaya koyuyor.

Ürün gruplarında ise ham madde ve ara malları ihracatının yüzde 24,3 artışla 14 milyar 165 milyon dolara ulaşması dikkat çekiyor. Yatırım mallarında da yüzde 19,1’lik artış var.

Bu iki veri birlikte okunduğunda, ihracat artışının yalnızca tüketim mallarından kaynaklanmadığı görülüyor. Üretim zincirinin farklı halkalarında dış pazarlara yönelik hareketlilik söz konusu.

Avrupa yine merkezde

Türkiye’nin ihracatında Avrupa pazarının ağırlığı da değişmiyor. Eylülde en fazla ihracat 10 milyar 498 milyon dolarla Avrupa Birliği ülkelerine yapıldı. Almanya 2 milyar 45 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, ABD ve İngiltere de onu takip etti.

Ancak ithalat tarafında farklı bir fotoğraf var. Çin, 5 milyar 267 milyon dolarla Türkiye’nin eylülde en fazla ithalat yaptığı ülke oldu. Asya ülkelerinden yapılan toplam ithalatın 10 milyar 293 milyon dolara ulaşması da tedarik zincirlerindeki Asya ağırlığını gösteriyor.

Dokuz ayın fotoğrafı daha farklı

Eylül verileri olumlu bir görünüm ortaya koyarken, yılın dokuz ayına baktığımızda daha dengeli bir değerlendirme gerekiyor.

Ocak-eylül döneminde ihracat yüzde 5,2 artarak 210 milyar 973 milyon dolara, ithalat yüzde 5,4 yükselerek 281 milyar 998 milyon dolara çıktı. Dış ticaret açığı ise yüzde 5,8 artışla 71 milyar 25 milyon dolar oldu.

Dolayısıyla eylül ayındaki güçlü performans önemli. Fakat asıl mesele bu ivmenin yılın kalan bölümünde ve gelecek dönemde kalıcı hale gelip gelmeyeceği.

Türkiye açısından hedef yalnızca daha fazla ihracat yapmak değil; daha yüksek katma değerli ürünlerle, daha çeşitli pazarlara ve daha güçlü bir üretim yapısıyla ihracatı büyütmek.

Eylül rakamları bu hedef açısından önemli bir pencere açıyor. Şimdi mesele, bu pencerenin kalıcı bir trende dönüşüp dönüşmeyeceği.