Belediye Başkanları neden gözaltına alınıyor?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

"CHP'li Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, iki gün önce sabah erken saatlerde evinden alınarak gözaltına alındı."
Bu sıradan bir haber değil elbette. Ancak gözaltından çok gözaltına alınış zamanı ve şekli konuşuldu. Özellikle CHP Genel Başkanı sayın Kılıçdaroğlu ve CHP'li aydınların itirazı bu yöndeydi: 'Mersin'de yüzde 60 oyla seçilen bir Belediye Başkanına reva görülmemeliydi. Davet edilse gelmez miydi? Belediye Başkanları tutuklanmamalıdır, tutuksuz yargılanmalıdır!'
İlk duyduğunuzda gerçekten kulağa nahoş gelen bir tınısı var: Belediye Başkanı tutuklandı!
Seçilmiş birisinin sabah saat beşte evinden apar topar alınarak götürülmesi, onu seçen kitle tarafından yürek burkan yüz ekşiten bir olay.
Savcılık, günün uygun bir zaman diliminde davet gönderip çağırsaydı ve sorgulasaydı olmaz mıydı?
-Olabilirdi!
Ancak normal koşullarda ve basit suçlarda olabilirdi. Örneğin: Adamın elektriği kesilmiş ve sayacı mühürlenmiş ve mührü kırarak elektriği kaçak kullanmış. Bu adam karakol tarafından bir fezlekeyle savcılığa davet edilir. Ve fakat; Hakkında milyarlarca liralık bir yolsuzluk ve rüşvet iddiası ve dahi maddi deliller var ise, burada savcılık makamı gereği neyse onu yapar.
Şimdi meseleye savcının penceresinden bakalım:
"Halkın yüzde 60 oyuyla seçilmiş olsa da, hakkında devletin ve milletin beytülmalini haksız olarak zarara uğratmak ve kişisel çıkar sağlamak suçlarına dair deliller varsa ki, bu aslında en başta kendisini 'Şehr-ül Emin' seçen vatandaşa ihanettir. Savcılık bu konuda elinde bulunan bilgi ve belgelere dayanarak, kaçma ihtimali bulunmasa dahi, delil karartma ihtimalini öngörerek bu gözaltıları yapmış olabilir.
Meselenin içyüzüne ve savcılığın elindeki maddi delillerin boyutuna vakıf olmadan meseleyi insanı açıdan dramatize etmek doğru değildir.
Eminim hiç kimse böyle bir olayın başına gelmesini istemez. Ancak başımıza gelmesini istemediğimiz olayların içinde olmakta eğer iddialar doğruysa bir kamu görevlisine yakışmaz ve bedelini öder.
Vahap Seçer'in ve diğer Belediye başkanlarının başına gelenler, eğer iddialar doğruysa tamamen kendi tercihlerinin doğal bir sonucudur.
Milletin emanetine ihanet edip etmediğini henüz bilmiyoruz. Bu sebeple Vahap bey de dahil hiçbirini peşinen suçlu ilan edemeyiz lakin, böylesine şaibeli işlere adının karışması tesadüf değildir ve savcılığın iddialarını cevaplamak ve aklanmak zorundadır.
Yolsuzluk, rüşvet ve haksız kazanç meselesi partiler üstü bir meseledir. Bu sadece CHP'li belediyelerle kaim değildir.
Suç işleyen ve milletin malını çalan, çalmaya kalkışan hangi partiden, dinden, mezhepten ve ideolojiden olursa olsun bedelini en ağır şekilde öder, ödemelidir.
Devletin kanunları, kuralları ve gösterdiği reaksiyon sıradan vatandaş bir hırsızlık yaptığında ne ise, bir Belediye Başkanı içinde aynıdır ve olmalıdır.
1997 yılında baklavacıdan birkaç dilim baklava çalan çocuklara 10 yıl hapis cezası verilmiş daha sonra Yargıtay kararı bozarak 3 yıla düşürmüştü.
Kamuoyunun vicdanını kanatan bu olay aradan 30 yıl geçse bile halen konuşulur. Baklava çalan çocuklara hırsız deniliyor ama milleti soyan birilerine hırsız, denmiyecek mi?
"Fon krizi" denilerek sanki ekonomik bir meseleymiş gibi gösterilen şeyin adı da hırsızlıktır. Çeşitli hilelerle Saadet zinciri kurarak milleti dolandırmanın adı da hırsızlıktır, hem de en alçakçası!
Kanunlardaki boşluklardan sızarak haksız kazançla, zenginleşen her kim var ise alayı hırsızdır!
Kavram kargaşasıyla yumuşatmaya lüzum yok. 
Merhum Alev Alatlı'nın meşhur sözünü hatırlayalım: "Bir şeyin hukuki olması aynı zamanda meşru olması anlamına gelmez"
Yani her insanın içinde, vicdan denilen kanunlar üstü bir mahkeme var... 
Pedofili diye tanımlanan birşey var biliyorsunuz. İlk duyduğunuzda kulağa bir pamuk türü veya çikolata markası gibi geliyor değil mi?
Ama, aslında alçaklığın ve hayvanlığın dikalası olan 'Çocuk tecavüzü ve istismar' suçudur.
Hülasa: Suç işleyen birisinin mevkisi ve makamı ne olursa olsun suçlu muamelesi görmesi ona reva mıdır?
-Evet! Sonuna kadar revadır, köküne kadar revadır!
Bu arada yine belirtelim: Zimmeti Berat esastır ve suçu ispat edilinceye kadar herkes masumdur.