Teşekkürler Filenin Sultanları

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bazı başarılar yalnızca skor tabelasına yazılmaz.

Bazı zaferler bir ülkenin hafızasına, çocukların hayallerine ve insanların kalbine yerleşir. Filenin Sultanları’nın Brezilya karşısında kazandığı Milletler Ligi şampiyonluğu da işte böyle bir zaferdi.

Final maçının ilk seti kaybedildiğinde belki hepimizin içine kısa süreli bir endişe düştü. Karşımızda dünya voleybolunun en güçlü ve en köklü ülkelerinden biri vardı. Brezilya yalnızca yetenekli oyunculardan oluşan bir takım değildi; büyük turnuvaları nasıl oynayacağını bilen, kolay teslim olmayan bir voleybol kültürüydü.

Ama bizim takımımız da artık yalnızca mücadele eden, sürpriz yapmaya çalışan bir takım değil.

Türkiye bugün kadın voleybolunda dünyanın en güçlü ülkelerinden biri. Filenin Sultanları sahaya çıktığında rakipleri artık bizi yenilmesi gereken favorilerden biri olarak görüyor.

Bunu kolay kazanmadık.

Yıllar boyunca kurulan altyapılar, küçük yaşlardan itibaren voleybola başlayan çocuklar, onları salonlara taşıyan aileler, görünmeden çalışan antrenörler ve sporcuların sayısız fedakârlığı bugün kaldırılan kupanın arkasında duruyor.

Bize ekrandan yalnızca birkaç saatlik bir maç izlemek düşüyor. Oysa o birkaç saatin arkasında yıllarca süren çalışma, sakatlıklar, yenilgiler, gözyaşları, yeniden ayağa kalkmalar ve vazgeçmemek var.

Bu nedenle Filenin Sultanları’nın kazandığı kupa yalnızca bir spor kupası değildir.

Bu kupa emeğin kupasıdır.

Disiplinin, dayanışmanın ve son ana kadar mücadele etmenin kupasıdır.

Finalde ilk seti kaybettikten sonra oyundan kopmamaları bunun en güzel göstergesiydi. İkinci sette yeniden dengeyi kurdular. Üçüncü sette nefeslerin tutulduğu anlarda sorumluluk aldılar. Dördüncü sette ise artık yalnızca maçı değil, şampiyonluğu istediklerini herkese gösterdiler.

Brezilya karşısında kazanılan 3-1’lik zafer, Türkiye’ye Milletler Ligi tarihindeki ikinci şampiyonluğunu getirdi.

Ancak ortaya konulan başarıyı yalnızca rakamlarla anlatmak mümkün değil.

O takımda birbirinin açığını kapatan, arkadaşının sevincine kendi sayısı kadar sevinen ve aynı hedef için mücadele eden insanlar gördük. Bir oyuncu yorulduğunda diğeri sorumluluk aldı. Bir top yere düşmek üzereyken mutlaka bir el uzandı.

Belki de bizi en fazla mutlu eden şey buydu.

Çünkü toplum olarak uzun zamandır böyle görüntülere ihtiyaç duyuyoruz. Birlikte mücadele eden, birbirine güvenen ve başarıyı paylaşan insanları görmeye ihtiyacımız var.

Filenin Sultanları bize yalnızca güzel voleybol izletmedi. Bir takım olmanın ne demek olduğunu da yeniden hatırlattı.

Bu başarı özellikle genç kızlarımız için ayrıca değerli.

Bugün Türkiye’nin herhangi bir şehrinde, küçük bir spor salonunda voleybol antrenmanı yapan bir çocuk, millî takım oyuncularını izlerken artık hayalinin ulaşılmaz olmadığını biliyor.

“Bir gün ben de o formayı giyebilirim” diyebiliyor.

Bir ülkenin sporcularına verebileceği en büyük ödül yalnızca primler veya madalyalar değildir. Onlara iyi imkânlar sağlamak, başarılarını günlük tartışmaların arasında kaybetmemek ve yeni nesillerin önünü açacak yatırımları sürdürmektir.

Bugün bu oyuncuları alkışlıyorsak yarın onların arkasından gelecek çocuklara daha fazla salon, daha fazla eğitim ve daha fazla fırsat sunmak zorundayız.

Çünkü başarı yalnızca kutlanmamalı, korunmalı ve büyütülmelidir.

Filenin Sultanları artık Türkiye’nin gurur kaynaklarından biri olmanın ötesinde, dünya voleybolunun en önemli markalarından biri hâline geldi. Bu noktaya tesadüflerle değil, sahada verilen büyük bir emekle ulaştılar.

Bizlere de onları gönülden tebrik etmek düşüyor.

Formayı terleten bütün sporcularımıza, teknik ekibe, sağlık çalışanlarına, federasyon görevlilerine, altyapı antrenörlerine ve bu yolculukta emeği bulunan herkese teşekkür ediyoruz.

İyi ki mücadele ettiniz.

İyi ki vazgeçmediniz.

İyi ki milyonlarca insanı aynı sevinçte buluşturdunuz.

Kupanız kutlu olsun Filenin Sultanları.

Bu ülke sizinle gurur duyuyor.