Gazze’de Ramazan… Kırılgan Ateşkes ve Derinleşen İnsani Kriz Arasında Ramazan’a Ağır Bir İnsani Tablo Eşlik Ediyor
Bu yıl kutsal Ramazan ayı, Gazze Şeridi’nde son derece zor insani koşullar altında karşılanıyor. İki yıl süren yıkıcı savaşın ardından bölgede büyük can kayıpları yaşanırken, sivil altyapı ve konutların önemli bir bölümü ağır hasar gördü. Gazze halkı geçmişte Ramazan’ı sevinç, dayanışma ve erken hazırlıklarla karşılarken, bugün mübarek ay; yaygın yerinden edilme, gelir kaybı ve temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan ciddi sıkıntılar gölgesinde başlıyor.
Ateşkes var, İstikrar yok
10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen sahadaki durumun hâlâ kırılgan olduğu belirtiliyor. Bazı bölgelerde devam eden gerilim, halkın güvenlik ve istikrar duygusunu zayıflatıyor. Bölge sakinleri, ateşkesin günlük yaşamlarına somut bir iyileşme olarak yansımadığını ifade ediyor. Sınır kapılarındaki kısıtlamalar ve temel malzemelerdeki eksiklik, halkın en temel ihtiyaçlarını karşılamasını daha da zorlaştırıyor.
Yerinden Edilme Ramazan’ın Çehresini Değiştirdi
Yaklaşık 2,4 milyonluk nüfusun 1,9 milyonu çadırlarda ya da asgari yaşam koşullarından yoksun geçici barınma merkezlerinde hayatını sürdürüyor. Bu kırılgan ortamlarda Ramazan’ın görüntüsü de değişmiş durumda. İftar sofraları daha mütevazı hale gelirken, pazarlar eski canlılığını büyük ölçüde kaybetti. Aileler, artan fiyatlar ve iş imkânlarının yokluğu nedeniyle basit bir iftar yemeği hazırlayabilmek için büyük çaba harcıyor.
Yıkımın izleriyle çevrili çadırlar, evlerin yerini almış durumda. Bir zamanlar geniş ailelerin bir araya geldiği, zengin sofralar etrafında buluştuğu Ramazan gelenekleri yerini, en temel gıda ihtiyacını karşılama mücadelesine bırakmış durumda. “Ramazan sofrası” artık bir dayanışma sembolü olmanın ötesinde, günlük bir geçim sınavına dönüşmüş durumda.
Artan İhtiyaçlar, Sınırlı Müdahale
Ramazan ayıyla birlikte insani ihtiyaçlar daha da artarken, bölge halkı ulaştırılan yardımların mevcut ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğunu dile getiriyor. Gıda, ilaç ve barınma malzemelerinde yaşanan eksiklik sürerken, sağlık hizmetleri de savaşın etkileri ve kaynak yetersizliği nedeniyle ciddi bir baskı altında bulunuyor.
Daha Kapsamlı Bir İnsani Müdahale Gerekliliği
Mevcut tablo, daha düzenli ve etkili bir insani yardım mekanizmasına duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koyuyor. Gıda ve tıbbi yardımların yanı sıra barınma malzemelerinin kesintisiz ve yeterli düzeyde ulaştırılması büyük önem taşıyor. Özellikle Ramazan ayında ihtiyaç sahibi ailelere yönelik iftar organizasyonları ve gıda destek programları hayati bir rol üstleniyor.
Uzmanlar ayrıca, özellikle çocuklara yönelik psikososyal destek programlarının yardım planlarına entegre edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bunun yanında, yeniden imar çalışmalarının hızlandırılması ve sürdürülebilir istihdam alanlarının oluşturulması, ailelerin yeniden kendi ayakları üzerinde durabilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Acıya Rağmen Süren Direnç
Tüm zorluklara rağmen Gazze halkı Ramazan’ın manevi atmosferini korumaya çalışıyor. Kısıtlı imkânlara rağmen sürdürülen ibadetler ve dayanışma örnekleri, toplumun sabır ve direnç gücünü gözler önüne seriyor. Ağır insani tabloya rağmen tazelenen umut, Gazze’de Ramazan’ı yalnızca bir ibadet ayı değil, aynı zamanda insani sorumluluğa çağrı niteliği taşıyan bir dönem haline getiriyor.