Bakan Kurum, Türkiye'nin küresel iklim krizinin oluşumunda sorumluluğunun düşük olmasına rağmen çözüm üretme konusunda öncü rol üstlendiğini vurgulayarak, iklim diplomasisinde aktif ve çözüm odaklı bir politika izlediklerini söyledi.
"İklim Değişikliği Artık Geleceğin Değil Bugünün Sorunu"
İklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını belirten Murat Kurum, yaşanan değişimlerin tarım üretiminden gıda fiyatlarına, su kaynaklarından toplumsal huzura kadar birçok alanı doğrudan etkilediğini ifade etti.
Haziran ayında olunmasına rağmen tarım alanlarında mevsimsel değişikliklerin net şekilde görüldüğünü belirten Kurum, iklim krizinin artık sadece uzmanların değil tüm toplumun gündeminde olması gereken bir konu haline geldiğini dile getirdi.
Kurum: "Su Azalırsa Güvenlik Krizi Başlar"
Konuşmasında su ve gıda güvenliğine özel vurgu yapan Bakan Kurum, su kaynaklarının azalmasının zincirleme etkiler oluşturduğunu söyledi.
Kurum, su kıtlığının üretimi azalttığını, üretimdeki düşüşün gıda baskısını artırdığını ve bunun da sosyal huzuru tehdit eden yeni riskleri beraberinde getirdiğini ifade etti.
İklim krizinin yalnızca sıcaklık artışı veya kuraklıkla sınırlı olmadığını belirten Bakan Kurum, bunun aynı zamanda ekonomik ve toplumsal güvenlik meselesi olduğunun altını çizdi.
"Marmara'da Müsilaj, Konya'da Obruklar Tehlikenin Göstergesi"
Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşanan çevresel sorunlara da değinen Kurum, Marmara Denizi'nde ortaya çıkan müsilaj tehdidi ile Konya'daki obruk oluşumlarının iklim değişikliğinin somut sonuçları olduğunu söyledi.
Orman yangınları, kuraklık, ani seller ve ekolojik bozulmaların Türkiye'nin karşı karşıya olduğu en önemli çevresel riskler arasında bulunduğunu belirten Bakan, bu nedenle iklim politikalarının ertelenemez hale geldiğini ifade etti.
COP31 ve Antalya 2035 Hedefleri Masada
Bakan Murat Kurum, Türkiye'nin ev sahipliği yapmayı hedeflediği COP31 süreci hakkında da önemli açıklamalarda bulundu.
Antalya 2035 vizyonunun yalnızca bir çevre hedefi olmadığını belirten Kurum, bu programın Türkiye'nin iklim diplomasisindeki güçlü duruşunu temsil ettiğini söyledi.
Türkiye'nin temiz enerji, yeşil dönüşüm, sıfır atık, sürdürülebilir tarım ve dirençli şehirler alanında önemli projeleri hayata geçirdiğini belirten Kurum, küresel iklim mücadelesinde uygulamaya dayalı çözümlerin ön plana çıkması gerektiğini ifade etti.
"İklim Finansmanı Olmadan Dönüşüm Mümkün Değil"
Küresel ölçekte iklim hedeflerine ulaşılabilmesi için gelişmekte olan ülkelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini belirten Kurum, teknoloji ve yatırım desteği olmadan dönüşüm beklemenin gerçekçi olmadığını söyledi.
Türkiye'nin uluslararası platformlarda bu konuda güçlü bir diplomasi yürüttüğünü belirten Bakan Kurum, iklim adaleti ve hakkaniyet ilkelerinin tüm süreçlerde korunması gerektiğini vurguladı.
"Çocuklarımıza Yaşanabilir Bir Dünya Bırakmak Zorundayız"
Konuşmasının sonunda gelecek nesillere dikkat çeken Bakan Kurum, bugün alınan kararların yarının dünyasını şekillendireceğini söyledi.
Temiz enerji, sürdürülebilir şehirler ve çevre dostu üretim modellerinin gelecek nesiller için hayati önem taşıdığını belirten Kurum, tüm çalışmaların çocuklara daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla yürütüldüğünü ifade etti.
Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede kararlı adımlar attığını söyleyen Bakan Kurum, çevre, su ve gıda güvenliğinin geleceğin en kritik başlıkları arasında yer aldığını belirterek tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.