Ah şu nefsin gözü kör olsun!
Genetik kodlarımızda mazlumun yanında, zalimin karşısında yer almak gibi bir hasletimiz var.
Türk milletinin tarihinden bu yana en büyük insanı vasfı budur.
Sokak kavgasında bile üç kişi bir kişiye saldırdığında ne olduğuna dahi bakmadan o bir kişinin yanında yer alırız.
Kadim tarihimiz bu örneklerle dolu. Selçuklu'da böyleydi, Osmanlı'da böyleydi. Bu Türk milletinin değişmez karakteristik özelliğidir.
Peki abi; Bu kadar iyiyiz madem, gerektiğinde mazlumun hakkı için zalime karşı canımızı bile ortaya koyuyoruz da, son yüz ikiyüz yıldan beri yaşadıklarımız nedir?
Kişisel çıkar ve şahsi ikbal kavgaları, son günlerde ortaya çıkan vurgunlar, 'Fon' krizleri neden oluyor?
-Millet olarak müşfik, merhametli ve yardımsever olduğumuz su götürmez bir gerçek ancak diğer yönüylede insanız ve zaafiyetlerle donatılmışız.
İçinde Yaşadığımız cografya, stratejik özellikleriyle batının her dönem iştahını kabarttığından mütevellit sürekli ajite edilmiş, karıştırılmış ve kaosa sürüklenmek istemiş.
Hususen Coğrafya mukimlerinin şahsi zaafiyetleri kaşınmak suretiyle çıkara odaklı bir insan topluluğu ortaya çıkmış maalesef.
Emevi halifesi Ömer b. Abdulaziz'in söylediği rivayet edilen bir söz şöyle der: "Bu ümmet Allah'ın varlığı ve birliği hakkında ihtilafa düşmemiştir. Bu ümmet dünya nimetleri konusunda ihtilafa düşmüştür"
Mesele gayet sarih ve nettir aslında.
Nefsine gem vuramayan muhterisler, kazanmak için her yolu mübah görür. Bu kapitalizm zihniyetinin ta kendisidir aslında.
"Daha çok kazan, daha çok tüket"
Daha çoğuna sahip olmanın daha çok mutluluk getireceğini düşünen bu güruh, içine düştüğü bataklığı fark bile edemiyor.
Ülkemizde yaşanan yolsuzluk ve rüşvet gibi ahlaksızlığın önüne geçmek için ruhani öğütlerin yeterli gelmeyeceği açık.
Bu cihetle, bu hususta hiç kimsenin rengine, inancına, partisine bakılmadan en ağır şekilde cezalandırılmaları elzemdir.
Bu hususta asla taviz verilmemelidir ki; Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakanlar Kurulu toplantısı ardından yaptığı konuşmada bunu açıkça söyledi.
Ucu kime ve nereye uzanırsa uzansın, mülletin parasını, yetimin hakkını çalan eller kırılacaktır ve kırılmalıdır.
"Nus ile uslanmayanın hakkı kötektir"
Hülasa; Mesele sadece Fatma Sayan ile sınırlı değildir. Bu işin içinde kümler varsa ortaya çıkartılıp teşhir ve tahkir edilmelidir.