Mansur yavaş AK Parti'ye geçer mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile ilgili ilginç, güçlü ve olası bir iddia gündeme düştü.
Dün medya kanallarının neredeyse tümü bu konuya yoğunlaştı.
İddia şu: "Mansur Yavaş, siyaseti toptan bırakacak ve Cumhurbaşkanı adayı olmayacak. İşbu sebeple hakkında devam eden ve olası açılacak olan davalardan dolayı kendisini garantiye almak için AK Parti saflarına geçecek"
Siyasi etik açısından, şahsi bekası bakımından Belediye Başkanları ve Milletvekillerinin parti değiştirmesini doğru bulmam.
Hususen altını çizerek ve tırnak içinde belirtmeliyim ki; CHP ve farklı partilerden bugüne kadar AK Parti'ye geçen başkanların etik bağlamının dışında kalan haklı sebepleri vardı.
Hepsinin ortak mazereti "Bağlı bulunduğu parti yetkilileri tarafından çıkar odaklı mobbinge maruz kaldıklarını beyan etmeleriydi.
Açık bir ifadeyle "yerel Parti yetkililerinin, kendi partisinden olan belediyenin kaynaklarından pay isteyerek haksız kazanç elde etme girişiminde bulunmalarıydı. Tabi bu parti değiştiren başkanların iddiasıydı.
Yavaş, İmamoğlu ile görünmemeyi tercih etti. Özel ile ilgili hiç renk vermedi, CHP'nin balosuna katılmadı.
Tüm bunlar bu iddiayı güçlendiriyor.
Mansur Yavaş'ın AK Parti'ye geçmesi, muhalefet üzerinde ciddi bir siyasi depreme yol açacaktır.
AK Parti ve Cumhur İttifakı, psikolojik üstünlüğü tamamen eline alacak ve CHP'de yaşanan "Mutlak Butlan" krizi sonrası yaşananların yol açtığı tahribat nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında zaten fazla şansı olmayacak olan CHP ve Yeni Parti'yi tamamen safdışı bırakacaktır.
Zira; Her iki parti de tüm seçim hesaplarını ve kazanma umudunu Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanı adaylığına bağlamıştı.
Siyasi hesaplar ve seçim ittifaklarının dahi bu varsayıma göre şekillendiği muhalefet cephesinin bir "B" planı yok!
İmamoğlu'nun ipi çoktan çekildi.
Kılıçdaroğlu'nun bir yabancı televizyon kanalına verdiği röportajda İmamoğlu için 'Siyasi tutuklu değil, kör kuruşun bile hesabını verecek' açıklaması ve Özel'in 'Ekrem İmamoğlu, hesabını veremediği bir tek gayrimenkul veya mülkü çıkarsa zaten Cumhurbaşkanı adayı olamaz' ifadesi, hem CHP, hem de en yakın yol arkadaşı Özel tarafından da terk edildiği anlamına geliyor.
Mansur Yavaş, hem CHP'nin hem de Özel'in kurduğu Yeni Parti'nin iktidara gelme umuduydu.
Aslında son anket sonuçları, Yavaş'ın da, Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında fazla şans bulamayacağını teyit ediyor ancak "Umut fakirin katığıdır" ata deyişine binaen muhalefetin 'Züğürt tesellisi idi sayın Yavaş!'
Siyasette bir saatin bile çok önemli olduğu çalkantılı siyaset tarihimizle sabittir.
Seçimin 2027 Ekim'inde yapılacağını düşünen biri olarak şimdiden kesin birşey söyleyememekle birlikte, şahsen Mansur beyin AK Parti'ye geçerek siyasi dengeleri alt üst edeceğini öngörüyorum.
Bekleyip göreceğiz..