ORTADOĞU SEÇİLMİŞ HAFIZA İRAN IRAK SURİYE VE TÜRKİYE DENKLEMİ (SON)
Rakka’yı zaten tutamayacaklardı ama bugün kendilerini meşrulaştırarak BM Sistemine göre hukuken Üniter bir Suriye’de kendilerine hukuki bir alan açmaya çalışmaktalar.
PKK’nın bu iddiaları hem devam ediyor hem de Kobani, Kamışlı, Amuda, Derbesiye, Hasiçi ve Melikiye PKK'nın elinde durmaya devam ediyor. Eğer PKK Suriye sahasındaki toprak varlığını yitirirse Türkiye’deki Terörsüz Türkiye Süreci çok hızlı bir şekilde yeni anayasa ile beraber nihayete erecek ve Türkiye hem Suriye'de hem de Türkiye'de bu bölücülük sorunundan temelden kurtulacaktır.
Irak'taki durumsa farklı bir durumdur zira Cezayir Anlaşmalarından bu yana devam eden hukuki ve meşru bir durumdur. Lakin burada da Dohuk, Süleymaniye ve Erbil dışındaki işgal edilen yerlerden geri çekinildiğinde merkezi Irak hükümeti ile oturup konuşulamayacak hiçbir sorun kalmamış olacaktır Kürtler açısından.
Geriye İran coğrafyası kalıyor ki İran coğrafyasında da rejimi ayakta tutma imkânımız yok iken rejim;
Irak'ta, Suriye'de her türlü zulmü işlemiş iken; rejim, nükleer silah elde etmeye çalıştığı bir noktada ve realpolitik gereği ister defansif realist ister ofansif realist olalım bizim de nükleer silah elde etme zorunluluğumuz olduğu bir zaruriyette dış dünyanın bize patriot füzelerini vermediği bir ortamda kesinlikle ve kesinlikle nükleer silah sahibi etmeyeceğini de bilmekteyiz.
Biz yine aynı yaklaşımla Ahmet Davutoğlu liberal yaklaşımıyla hareket edersek; nükleer anlaşmada İran'ı kurtardığımız gibi Sedir Devriminde Esad'ı kurtardığımız gibi hareket edersek bundan biz ancak ve ancak zarar görürüz.
Suriye'de ölen ve yerinden edilen milyonlar; Irak'ta öldürülen ve sürülen milyonlar; Türk ekonomisinin içine girmiş olduğu sıkıntılar, Türk-Arap, Türk-Kürt çatışmasını çıkarmaya çalışan seküler milliyetçilik üzerinden kurgulanan pogromlar; sosyolojik kutuplaşma hepsi ama hepsi katmerli bir şekilde karşımıza gelecektir…
O yüzdendir ki Trump Döneminde bu sorunların tamamının, tamamen çözülmesi gerekiyor ve Tayyip Erdoğan’ın iradesiyle birkaç gün içerisinde bütün bu sorunlar çözülebilir.
Dolayısıyla bekle görülük bir durumumuz yok. Tarihin hızlı aktığı bir dönemdeyiz. Elimizde kısa bir zaman zarfı kaldı.
2024 Ekiminden bu yana yaşadığımız bütün kazanımları kaybetme daha kötüsü geriye gitme tehdidiyle karşı karşıyayız. Şu an kaybedilen her gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti düşmanlarının kazandığı bir gündür.
Görev; Türk Milletinin reisi olarak sizlere düşmektedir. Sefer Suriye’den, Zafer Allah’tan. Türkiye sadece mâni olmaz; devreye girmez ve kimseyi kurtarmazsa 2 günde sizin önderliğinizde Suriye ve Türkiye Devletleri ile Kürt, Arap, Süryani, Ermeni ve Türk Halkları dostça ve kardeşçe tüm emperyalist güçlere rağmen ilelebet bu coğrafyada kardeşçe yaşayabileceklerdir.