Uluslararası Sağlık Krizi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Modern dünyada turizmin yaygınlaşmasıyla beraber geçtiğimiz günlerde alışılagelmişin dışında bir olay yaşandı. Hollanda merkezli Oceanwide Expeditions şirketine ait MV Hondius adlı keşif gemisinde salgın bir virüs tespit edildi. Bulaşıcı olması başlı başına bir sorun teşkil ederken, ölümcül olması virüsü büyük bir sağlık krizine dönüştürdü. İş buraya kadar zaten ilginçken yaşananların açık denizde olması, uluslararası hukukun sınırlarını ve çıkmazlarını tekrar hatırlattı.
Gemi 20 Mart tarihinde 170 yolcu ve 70 mürettebat olmak üzere 240 kişiyle Arjantin’in güneyinden Antarktika ve Güney Atlantik rotasıyla demir almıştı. Virüsün tam olarak nerede bulaştığı bilinmiyor. En kuvvetli ihtimaller, yolcuların demirledikleri adalarda yaptıkları doğa yürüyüşü sırasında veya gemide bulunan kemirgen hayvanlar aracılığıyla olduğu yönünde. 11 Nisan’da 70 yaşındaki Hollandalı erkek bir yolcu hayatını kaybetti. Bunun bir virüs olduğunu anlamaları ise daha geç oldu. Ölen yolcunun bedeni yaklaşık 13 gün boyunca gemide taşındı.
Sonrasında yolcunun bedeni her ne kadar teslim edilse de eşi fenalaştı. Aynı semptomları göstermesiyle Johannesburg’da tüm müdahalelere rağmen kurtulamadı. Bu ölümlere bir de Alman bir yolcu eklenince işin boyutu fark edildi. Tüm bu sürede semptomları taşıyan insan sayısı 7 olmuştu. Laboratuvar ortamında kesinleşen Hantavirüs büyük bir paniğe yol açtı.
Gemi Batı Afrika’da Cape Verde açıklarında tıbbi yardım beklerken ulus-devletler sınırlarını kapattı.
Bu noktadan sonra uluslararası hukukun açtığı çıkmazları daha iyi fark edebiliyoruz. Cape Verde yetkilileri hastaların gemiden inmesini bırakın, geminin limana yanaşmasını dahi kesin bir dille reddettiler. Uluslararası Deniz Hukuku'ndaki devletlerin egemenlik hakkıyla insani müdahalenin zorunlu olması iki ayrı tartışma konusu oluşturdu.
Uluslararası Deniz Hukuku'na göre bir devlet, kendi limanlarına yanaşacak bir gemiyi reddetme yetkisine sahiptir. Bu, devletin en temel gereksinimi olan egemenlik hakkının doğurduğu bir karardır. Böyle bir durumda ekstradan ulusal güvenlik meselesi olduğundan, dışarıdan gelecek biyolojik tehlikelere karşı sınırlarınızı kapatmanız en doğal reflekstir. Cape Verde yetkilileri hastalığın kendi ülkelerine bulaştığında işin içinden çıkamayacaklarını düşünüyor olabilirler. Dışarıdan bakacak olursak da böyle bir virüsle küçük bir ada ülkesinin mücadele etmesini beklemek anlamsız bir hareket olurdu.
Yine de işin insani boyutunu da eklemek gerekiyor. Uluslararası teamüllerde gemilerin mücbir sebeplerde, can tehlikesi gibi durumlarda sığınma hakları evrensel bir hak olarak görülüyor.
Böylesi küresel kriz anlarında gözler doğal olarak Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) çevriliyor. Krizin patlak verdiği ilk günlerden itibaren mekik diplomasisi yürütüyorlar. Ancak onlar da ulus-devletlerin güvenlik engellerini geçemediler. Dünya Sağlık Örgütü'nün elindeki tüzük, söz konusu devletlerin egemenlik hakları olduğunda sıradan bir tavsiye mektubu olarak kalıyor. Bu örgütlerin finanse edildiği milyarlarca dolarlık bütçeleri düşünürsek, eylemlerinin yalnızca bir tavsiye boyutunda kalması, işin insani tarafının ne kadar büyük bir çıkmazda olduğunun en net kanıtı.
Oceanwide Expeditions, geçen vaktin daha kötü sonuçlara yol açabileceğinin farkında. Bundan dolayı rotayı İspanya’ya bağlı Kanarya Adaları'na çevirebilir. Şu an gündemde olan görüş bu. Böyle bir durum gerçekleşirse Avrupa Birliği sınırlarındaki tepkilerin ne olacağı ayrı bir tartışma konusu olabilir. Bakalım Batı kendi insan haklarının sınandığı günleri nasıl geçirecek?