Gazze’de Sistematik Bir Sağlık Felaketi: Çöküşün Eşiğinde Bir Sağlık Sistemi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Gazze’de bombardımanın sesi azalırken, çok daha ürkütücü bir ses yükselmeye başladı: içi boşaltılmış hastanelerin derin sessizliği. Ateşkesin üzerinden haftalar geçmesine rağmen, kapsamlı ve sistematik bir sağlık çöküşünün boyutları giderek ortaya çıkıyor. Hastalar artık savaş yaralarından değil, hastanelerdeki en temel yaşam unsurlarının yokluğundan hayatını kaybediyor: ilaç, yatak ve tıbbi cihaz.

Sağlık otoriteleri ve uluslararası kuruluşlar, yaşananların sadece normal olmayan bir savaşın sonuçları olarak değil, iki milyondan fazla insanın hayatını tehdit eden bir sağlık felaketi olarak değerlendirilmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Gazze’deki ilaç durumu “felaket düzeyinde” olarak tanımlanıyor. İsrail’in yaklaşık 800 çeşit ilacın girişini engellemesi, böbrek hastalarının %42’sinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Buna karşın, bölgeye ulaşan tıbbi yardımlar gerçek ihtiyacın yalnızca %5’ini karşılayabiliyor.

Savaş Yaralılarını Aşan Bir Kriz

Gazze’deki sağlık krizi artık yalnızca savaşta yaralananları kapsamıyor. Aralarında kanser, böbrek yetmezliği, diyabet hastaları ve prematüre bebeklerin de bulunduğu 350 bin kronik hasta, ilaçların tükenmesiyle birlikte ölüm riskiyle karşı karşıya. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sağlık hizmetlerinin en düşük seviyede yürütüldüğünü, Gazze’deki hastanelerin yarısından azının ve birinci basamak sağlık merkezlerinin yalnızca %38’inin kısmen faaliyet gösterebildiğini belirtiyor.

Sağlık Bakanlığı verileri tabloyu daha da karanlık hale getiriyor: Temel ilaçlarda %84 eksiklik; Acil ilaçların %40’ı tamamen tükenmiş durumda; Tıbbi sarf malzemelerinde %71 açık bulunuyor; Tıbbi ekipmanlar ise depolarda sıfır seviyesine ulaşmış durumda; yüzlerce cihaz tamamen imha edildi.

Elektriksiz Hastaneler… Ekipmansız Doktorlar

Gazze hastanelerinde ne ilaç var ne de yeterli gıda. Hastalar, kapalı sınır kapıları ve ağır abluka altında açlık ve hastalıkla mücadele ediyor. Bitkin düşmüş sağlık çalışanları ise elektriksiz acil servislerde, donanımsız ameliyathanelerde görev yapmaya çalışıyor. Doktorlar, savaşın başlangıcından bu yana ölüm oranlarının altı buçuk kat arttığını doğruluyor.

Eczacıların tanıklıklarına göre, mevcut ilaçlar yalnızca sınırlı miktarda ağrı kesici ve bazı antibiyotiklerle sınırlı; bu da asgari ihtiyacı bile karşılamıyor. Temel ilaç listesinin %44’ü, tıbbi sarf malzemelerinin %57’si tamamen tükenmiş durumda. Bu durum, acil servislerden yoğun bakıma, onkoloji ve diyaliz ünitelerine kadar tüm sağlık hizmetlerini felç ediyor.

Uzun Vadeli ve Tehlikeli Sonuçlar

Kriz yalnızca ilaç eksikliğiyle sınırlı değil. Dünya Gıda Programı açlık ve yetersiz beslenmenin kritik seviyelere ulaştığı uyarısında bulundu. Açlıkla bağlantılı 227 ölüm vakası, bunların 103’ü çocuk, kayıtlara geçti. Sağlık Bakanlığı ayrıca alarm verici göstergelere dikkat çekiyor: Bir yaş altı çocukların %82’si kansızlık yaşıyor. Yaklaşık 6 bin ampüte hasta, rehabilitasyon ve protez hizmetlerine acil ihtiyaç duyuyor. Şifa Tıp Kompleksi’nde ilaçların tükenmesi nedeniyle altı prematüre bebek hayatını kaybetti, bu gruptaki ölüm oranı %35’e ulaştı.

Sağlık Sistemine Yönelik Sistematik Hedef Alma

İsrail güçleri, 35 hastanenin 28’inden fazlasını tahrip etti; jeneratörler, laboratuvarlar ve oksijen istasyonları yok edildi. 1701 sağlık çalışanı hayatını kaybetti, bu da sistemin devam etmesini neredeyse imkânsız hale getirdi. Sağlık Bakanlığı, 15 binden fazla hastanın—özellikle kanser ve böbrek hastalarının—acil olarak Gazze dışına sevk edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Acil Öneriler

Hasar gören hastane ve sağlık merkezlerinin yeniden rehabilite edilmesi; İlaç ve tıbbi malzemelerin acil ve sürdürülebilir biçimde temini; Sağlık çalışanlarının psikolojik ve mesleki olarak desteklenmesi ve korunması; Özellikle ağır hasar gören bölgelerde acil ve ambulans hizmetlerinin güçlendirilmesi; Çocuklar ve sağlık çalışanları başta olmak üzere ruh sağlığına öncelik verilmesi; Birinci basamak sağlık hizmetleri ile anne-çocuk sağlığının yeniden inşası; Sağlık yönetiminin siyasi çekişmelerden uzak şekilde birleştirilmesi; Yeniden imar için uluslararası ve uzun vadeli ortaklıkların güçlendirilmesi; Tıbbi tesislerin uluslararası insancıl hukuk kapsamında korunmasının sağlanması; Acil yardımdan dirençli ve sürdürülebilir bir sağlık sistemine geçiş gibi işlemler acilen başlaması gerekmektedir.

Gazze’de, bombardıman dursa da hastalar hâlâ ölümle kuşatılmış durumda; korumasız, ilaçsız ve geleceksiz bırakılmış bir sağlık sisteminin içinde.