Türkiye ekonomisinin temel taşı olan ihracat ve yerli üretim, son dönemde döviz kuru politikalarının etkisiyle ciddi bir sınavdan geçiyor. Ekonomist Bayram Başaran, mevcut para politikalarının özellikle üretici ve ihracatçı üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Döviz kurunun enflasyon karşısında düşük kalması, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen en kritik başlıklar arasında yer alıyor.
Döviz Kuru ve İhracat Dengesi Neden Kritik
Son dönemde sıkça tartışılan “düşük kur-yüksek maliyet” dengesi, üreticilerin maliyet hesaplarını altüst etmiş durumda. Uzmanlara göre, Türk lirasının değerli kalması ihracatçı açısından büyük bir dezavantaj yaratıyor. Çünkü üretim maliyetleri artarken, ürünlerin döviz bazlı fiyatları rekabet edebilir seviyede tutulamıyor.
Bu tablo, yerli ürünlerin yurt dışında pahalı kalmasına neden olurken, ithal ürünlerin iç piyasada daha cazip hale gelmesine yol açıyor. Böylece iç pazarda ithalat artarken, ihracatta daralma riski büyüyor.
Yerli Üreticinin Rekabet Gücü Neden Zayıflıyor
Ekonomist Bayram Başaran’a göre, mevcut kur politikası üreticiyi “iki yönlü baskı” altında bırakıyor. Bir yandan artan enerji ve ham madde maliyetleri, diğer yandan düşük kur nedeniyle daralan kar marjları, sanayicinin hareket alanını ciddi şekilde kısıtlıyor.
Bu durumun en net sonucu ise üretimin yavaşlaması ve stokların artması olarak görülüyor. Fabrikalarda bekleyen ürünler satılamaz hale gelirken, ithal ürünlerin piyasadaki ağırlığı giderek artıyor. Uzmanlar bu süreci “ithalatın cazip hale gelmesi” olarak tanımlıyor.
İhracat Pazarlarında Kayıp Riski Büyüyor
Yıllar içinde büyük emeklerle kazanılan ihracat pazarlarının kaybedilme riski de giderek güçleniyor. Döviz kurunun enflasyonun gerisinde kalması, ihracatçıların fiyat rekabetini kaybetmesine neden oluyor.
Bu durum, ihracatın karlı olmaktan çıkıp zarar eden bir faaliyet haline gelmesine kadar uzanabiliyor. Üretici açısından belirsizlik arttıkça, uzun vadeli planlama yapmak da zorlaşıyor.
Ekonomi Yönetimine “Gerçekçi Kur” Çağrısı
Uzmanlara göre çözüm, piyasa gerçeklerine daha yakın bir kur politikası ve şeffaf ekonomi yönetiminden geçiyor. Kurun yapay şekilde baskılanması yerine, üretim ve ihracatı destekleyecek dengeli bir seviyede oluşması gerektiği vurgulanıyor.
Aksi halde hem yerli üretimin sürdürülebilirliği hem de Türkiye’nin küresel ticaretteki konumu risk altına girebilir. Ekonomistler, üretim ekonomisinin ayakta kalması için kur politikasının belirleyici rol oynadığını özellikle vurguluyor.