Gazze’de Yeni Bir İnsani Felaket… Şiddetli Yağmurlar Yerinden Edilmiş İnsanların Çadırlarını Sular Altında Bıraktı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Gazze Şeridi, geçen haftadan beri güçlü bir alçak basınç sistemine eşlik eden şiddetli yağışlarla birlikte yeni bir insani felaketle karşı karşıya kaldı. Yağmurlar, iki yılı aşkın süredir devam eden savaşın enkazı üzerine kurulan yerinden edilme kamplarında yaşam koşullarının ne denli kırılgan olduğunu ve en temel yaşam gereksinimlerinin dahi bulunmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Sel suları, savaş ve abluka nedeniyle zaten tükenmiş durumda olan on binlerce yerinden edilmiş Filistinlinin barındığı binlerce çadırı bastı. Sert kış geceleri, yıkımın yaralarını daha da derinleştiren trajik manzaralara sahne olurken, çözüm ufku görünmeyen insani acılar yeniden gündeme taşındı.

Yaklaşan Felaket Uyarısı

Gazze Sivil Savunma Müdürlüğü, yağmur sularının Gazze’nin farklı bölgelerinde binlerce çadırı sular altında bıraktığını, bazı çadırlarda su seviyesinin 40 santimetreden 1 metreye kadar yükseldiğini açıkladı. Bu durum, eşyaların zarar görmesine ve özellikle çocuklar ile yaşlıların hayatının doğrudan tehlikeye girmesine neden oldu.

Sivil savunma yetkilileri “derinleşebilen bir insani felaket” uyarısında bulunarak, yalnızca birkaç saat içinde binin üzerinde yardım çağrısı aldıklarını belirtti. 250 binden fazla ailenin dondurucu soğuk ve sel suları tehdidi altında olduğu ifade edildi.

Enkaz Üzerinde “Kara Bir Gece”

Savaşın yol açtığı geniş çaplı yıkım sonucunda konutların büyük bölümü tamamen ya da kısmen zarar gördü. Bu durum, yüz binlerce insanı, geçtiğimiz Ekim ayının 10’unda yürürlüğe giren ateşkesin ardından temizlenen enkazların üzerine kurulan geçici çadırlara sığınmaya zorladı. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, 761 kamp ve yerinden edilme alanında yaşayan yaklaşık 850 bin kişi, doğrudan sel riskiyle karşı karşıya bulunuyor. 

Yakıtsız Soğuk

İsrail’in sıkı ablukasının devam etmesi ve insani yardımların girişine getirilen kısıtlamalar, halkın çektiği sıkıntıları daha da artırıyor. Birleşmiş Milletler, ulaştırılan yardımların asgari ihtiyaçları dahi karşılamadığını vurguluyor. Binlerce yoksul aile, ciddi gaz, odun ve ısınma malzemesi eksikliği nedeniyle dondurucu soğukla mücadele edemiyor.

Gazze halkı ayrıca ciddi gıda, ilaç ve yakıt kıtlığıyla karşı karşıya. Çoğu kişi sınırlı dış yardımlara bağımlı halde yaşamını sürdürürken, bazı yerinden edilmiş aileler çadırlarının zeminine tuğla döşeyerek kumla karışık suyun içeri sızmasını azaltmaya çalışıyor.

Çöken Altyapı ve Hastalık Tehlikesi

Bu gelişmeler, kanalizasyon suyu pompa istasyonlarının büyük ölçüde tahrip edilmesiyle altyapının neredeyse tamamen çökmesiyle eş zamanlı yaşanıyor. Kanalizasyon şebekelerinin yaklaşık %90’ı devre dışı kalırken, yağmur sularını tahliye etme kapasitesi %80 oranında azaldı. Belediyeler, ciddi yakıt eksikliği ve sokaklarda biriken molozlar nedeniyle ekipmanlarının yalnızca %15’iyle hizmet verebiliyor.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), yağışların insani krizi daha da derinleştirdiğini ve özellikle çocuklar arasında hastalıkların yayılma riskini artırdığını açıkladı. Durumun vahametini gözler önüne seren acı bir örnek olarak, Han Yunus kentinde bir bebek, yaşanabilir olmayan bir çadırda soğuk nedeniyle hayatını kaybetti.

Acil Çözüm Çağrısı

Bu felaket tablosu karşısında, sivil savunma ve insani yardım kuruluşları, çadırların artık kabul edilebilir bir çözüm olmadığını vurguladı. Güneş enerjisiyle çalışan, sağlık üniteleri ve temel ısınma imkanları bulunan, yaşama elverişli prefabrik konutların acilen bölgeye sokulması çağrısında bulunuldu.

Ayrıca, insani yardımların hiçbir kısıtlama olmaksızın geçişine izin verilmesi, yakıt ve tıbbi malzemelerin temin edilmesi ve Gazze’de insan onurunu koruyacak, felaketlerin tekrarını önleyecek kapsamlı bir yeniden imar sürecinin başlatılması gerektiği ifade edildi.