Trump'a seçim tokadı!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

1973 yılında yapılan 'Papillon' filminde ki Cezaevi müdürünün, adaya getirilen mahkumlara yaptığı kısa konuşma filmin en çarpıcı bölümüydü; "Fransız hükümetine satıldınız. Artık Fransa'nın malısınız"
ABD'de yapılan seçimler, Trump'ın kabus gecesine dönüştü.
Kongre de ve Temsilciler Meclisi'nde büyük bir hezimet yaşayan Trump, çoğunluğu demokratlara kaptırarak, dengesiz dünya politikaları ve Amerikan halkının çıkarlarına ters düşen iç politikadaki başarısızlığından dolayı cezalandırıldı.
Yazımın başında atıfta bulunduğum filmin konusuyla ilgisi olmasa da, replikte benzerlik var.
Trump, İsrail Terör Örgütü elebaşı Netanyahu'nun, Filistin'de işlediği tüm katliamları şartsız destekleyerek, İran'a savaş açma macerasına yine Katil Netanyahu'nun baskısıyla dahil oldu.
Trump, Amerikan halkının çıkarlarını, hayat rutinlerini ve geleceğini siyonistlere sattı!

Bunun bedelini sandıkta ödedi ve kalan iki yıllık başkanlık süresini 'Topal Ördek' olarak tamamlayacak.
Elindeki tek kozu 'Veto' hakkı olacak.
Hiçbir kanunu çıkartma yetisi kalmayacak.
Kendisiyle birlikte ailesi ve kabine üyelerinin geçmişine yönelik tüm icraatları tartışmaya açılacak ve yargıya taşınabilecek.
Trump ile ilgili bunları yazarken, Demokrat güzellemesi yapmıyorum. Benim coğrafyam açısından Cumhuriyetçi ya da Demokrat arasında hiçbir fark yoktur. Hepsi müesses Amerikan nizamının İslam düşmanı emperyalist politikalarının uygulayıcısıdır.
Gazze açısından da böyle, Suriye ve diğer İslam ülkeleri açısından da bu şekildedir.
Gazze katliamı Amerikan ve batı ülkeleri kamuoyu bakımından kırılma noktası oldu.
Kadın, çocuk demeden alçakça katliam yapan Yahudi işgalci terör Örgütünün kanlı cinayetleri halklar nezdinde büyük tepki ve Yahudi nefretine yol açtı.
Amerikalı da olsa, Fransız da olsa sonuçta herkes insandır ve bir vicdan taşıyor. Dini inancı ne olursa olsun hepimiz insanız ve insani hasletlere sahibiz.

Gazze’de katledilen minicik bebelerin görüntüleri tüm insanlığın vicdanını kanattı.
Dünya yeni bir düzene, belki de 'düzensizliğe' evriliyor.
Batının köhnemiş emperyalist düzeninden, insan ve vicdanın merkeze yerleşeceği yeni bir Dünya düzeni.
Emperyalistlere göre 'Düzensizlik!'

Trump'ın, seçim hezimetinin perde gerisinde sadece bu yok şüphesiz.
İran savaşı sonrasında oluşan enerji fiyatlarındaki yükseliş, Amerikan kamuoyunun günlük hayat rutünini direkt etkileyen baş faktördür.
Bununla birlikte yükselen enflasyon ve satın alma gücünün azalması, ABD'nin, İsrail'e göbekten bağlı politikaları sebebiyle itibar kaybı kamuoyunda büyük bir öfkeye sebep oldu ve bu öfkesini seçime yansıttı.
Şanlıurfa mukimleri için 'İsot tarlası' ne ise, Amerikalılar için 'Petrol fiyatları' odur.
Trump, halkının refahını ve günlük yaşam rutinini, katil Netanyahu'nun kanlı politikalarına sattı.
ABD seçiminin kısa özeti budur.