İçimizdeki İsraillilerden kurtulmalıyız!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

İsrail ile açık bir savaşa ramak kaldı. Türkiye elbette İsrail Terör Örgütünü bir değil, bin kez yenecek güçte ve kabiliyettedir. Ancak içerdeki siyonist destekçisi ve din üzerinden yapılanarak kendisine mankurt devşiren cemaat görünümlü hain örgütlerden bir an önce kurtulmak zorundadır. Hamasi söylemlerle ve Kur'an'ı Kerim'den, müşriklere ve kafirlere karşı nazil olmuş  birkaç ayeti slogan haline getiren bu hain örgüt yöneticileri, kendisinden başka herkesi dinsiz ya da müşrik sayarak binlerce genç zihni idlal ediyor, zehirliyor ve "Devlet, millet, vatan düşmanı" haline dönüştürüyor.

Perde gerisinde Siyonist İsrail'e bağlı Mossad ve ABD istihbarat örgütü CİA'nın kuklası olan örgüt yöneticilerinin ipliği pazara çıkmaya başladı.

Devlet, bahsi geçenler hakkında uzun bir zamandan beri izleme ve delil biriktirme yöntemini kullanarak suç üstü yaptı.

Ne var ki; Bu suç örgütleri tarafından yıllardan beri kullanılan mensuplarının birçoğu hala gerçeği görmemekte direniyor. Sosyal medya üzerinden örgütlenerek gerçeği söyleyenlere ve devlete karşı linç ve itibarsızlaştırma kampanyası düzenleyen hesaplar devletin ilgili birimleri tarafından süratle engellenmeli ve bu organize kampanyaya katılanlar örgüt üyesi sayılarak hesaba çekilmelidir.

Türkiye Devleti ve Türk milleti, üçbuçuk örgüt mensubundan ve siyonist mankurtundan büyüktür ve büyüklüğünü kadife eldivene gizlediği demir yumruğuyla derhal göstermelidir ve gösteriyorda!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, "Terörsüz Türkiye" çerçeve yasasının TBMM'de tüm partilerin ittifakıyla kabul edilerek yasalaşması ve "Mekke antlaşması" nın, ortak savunma paktına evrilmesiyle birlikte hem İsrail Terör Örgütü hem de ABD başta olmak üzere batılı emperyalistlerin önünü kesmeyi başardı.

İsrail Yahudilerinin işgal ettiği Filistin topraklarında ömrü çok uzun olmayacak. Bunu onlarda biliyor ancak ömürlerini uzatmak için kan içen vampir gibi yakmaya ve yıkmaya devam ediyor.

Korkunun ecele faydası olmayacak. Zira eceli gelen it cami duvarına pisledi ve artık acılı bir sonu çoktan hak etti.

İsrail, iki gün önce Türkiye'ye 70 Km uzaklıktaki Suriye'de ki terk edilmiş bir askeri üssü bombalayarak güya Türkiye'ye gözdağı verdiğini zannetti.

Yel kayadan ne anlar atasözüne binaen, Türkiye'nin sahip olduğu askeri saldırı ve savunma gücü karşısında bir toz zerresi bile edemeyecek olan İsrail adeta eceline susamış şekilde aptalca bir eyleme girişti.

Bunun bedeli İsrail için çok ağır olacak ve azgın Yahudiler geldikleri yerlere yani batıya, Almanya, Polonya ve Ukrayna'ya tekrar dönecekler. Zelil olarak dönecekler!

Kınanmış, aşağılanmış ve kovulmuş olarak terk edecekler Muazzez Kudüs ve Filistin topraklarını.

Biz bunu göreceğiz, yemin ederim göreceğiz!

Tam da bu aşamada tekrardan altını çizerek vurguluyorum ki; Bizden gibi görünen, sakalı, sarığı, takkesini başından eksik etmeyen ama ruhunu ve zihnini siyonist köpeklere satmış "Fetövari" yapıları bir an önce dağıtmak ve başındaki Müslüman kisveli din tüccarlarını layıkı veçhile hukuk önünde mahkum ederek bu şerli güruhtan kurtulmak gerekir.

Özetle; İsrail ile savaşımız kaçınılmazdır. Bu birgün mutlaka olacak zira yahudileri Kudüs'ten sürerek mukaddes beldeyi özgürleştirecek olanlar Türkler olacaktır. İsrail'den yana asla bir çekincemiz yoktur hamdolsun. Ancak içimizdeki hainlerin varlığı bize İsrail'den daha büyük bir tehdittir ve bu tehdit bir an önce ortadan kaldırılmalıdır. Vesselam...