2 bin Won, 2 bin Bitcoin ve kriptonun acı gerçeği

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Kripto piyasalarında “bu kadarı da olmaz” dediğimiz her an, bir yenisiyle karşılaşıyoruz.
Bu kez sahne Güney Kore. Oyuncu ise ülkenin en büyük kripto para borsalarından Bithumb.

 

Bir kampanya.
Planlanan dağıtım: Kişi başı 2 bin won.
Gerçekleşen dağıtım: Kişi başı 2 bin Bitcoin.

 

Evet, yanlış okumadınız.

 

Yaklaşık 40 milyar dolar karşılığı, 620 bin Bitcoin, bir sistem hatasıyla kullanıcılara dağıtılıyor. Ardından klasik senaryo: panik satışları, sert dalgalanma, fiyatlarda yüzde 17’lik ani düşüş… Ve elbette “özür dileriz” açıklaması.

 

Ama asıl mesele şu:
Bu olay bir “teknik hata” mı, yoksa kripto ekosisteminin kronik hastalıklarının yeni bir dışavurumu mu?

 

Kod hatası değil, sistem sorunu

 

Kripto savunucuları yıllardır şunu söylüyor:
“Merkezsiz, şeffaf, güvenli.”

 

Teoride kulağa hoş geliyor.
Pratikte ise 35 dakikada 695 hesabın dondurulmasıyla ayakta kalabilen bir piyasa görüyoruz.

 

Burada mesele sadece yanlış yazılmış bir satır kod değil.
Mesele, milyarlarca dolarlık varlıkların hâlâ Excel mantığıyla yönetiliyor olması.

 

Bir bankada böyle bir hata yaşansa ne olurdu?
Saniyeler içinde devreye giren regülasyonlar, sigorta mekanizmaları, bağımsız denetimler…

 

Kriptoda ise hâlâ şu cümleyi duyuyoruz:
“Merak etmeyin, şirket varlıklarımızla karşılayacağız.”

 

Bu bir güvence değil, bir itiraftır.

 

Bitcoin düşmedi, güven düştü

 

O gece Bitcoin’in fiyatı düştü evet.
Ama daha önemlisi, güven düştü.

 

Çünkü yatırımcı şunu gördü:
Bir borsada, bir kampanya ekranında yapılacak küçük bir hata, küresel fiyatları sarsabiliyor.

 

“Blockchain değiştirilemez” deniyor.
Doğru.
Ama ona erişimi sağlayan kapılar — yani borsalar — hâlâ insan eliyle, insan hatasıyla çalışıyor.

Ve kripto dünyasının en büyük paradoksu da tam burada yatıyor.

 

Asıl tehlike hack değil, ihmal

 

Bithumb yetkilileri özellikle vurguladı:
“Bu bir siber saldırı değil.”

 

Zaten korkutucu olan da bu.

 

Ortada bir hacker yok.
Bir dış düşman yok.
Sadece ihmalyetersiz denetim ve aşırı özgüven var.

 

Kripto piyasalarını asıl sarsacak olan şey saldırılar değil;
bu tür “biz kontrol ederiz” rehaveti.

 

Kripto olgunlaşıyor mu, yoksa büyüyor mu?

 

Kripto piyasası artık trilyon dolarlık bir alan.
Dev fonlar var, ETF’ler var, devlet rezervlerine girme tartışmaları var.

 

Ama bir yanda da hâlâ “2 bin won yerine 2 bin Bitcoin” hatası yapan sistemler…

 

Şu soruyu sormadan edemiyorum:
Bu piyasa gerçekten olgunlaşıyor mu, yoksa sadece büyüyor mu?

 

Çünkü büyümek başka şeydir, olgunlaşmak başka.

 

Bu olay Bitcoin’i öldürmez.
Kriptoyu da bitirmez.

 

Ama şunu net biçimde gösterir:
Kripto dünyasının en zayıf halkası teknoloji değil, insan ve yönetişim.

 

Ve güven, kodla değil;
disiplinle, denetimle ve ciddiyetle inşa edilir.

 

Aksi hâlde bir sonraki “tarihi hata”da rakamlar daha da büyüyebilir.
Ve o zaman “özür dileriz” yetmeyebilir.