Rahmi Koç'un rezil şakası!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

“Aman canım siz de ne abarttınız. Adam şaka yapmış, ne varki bunda!”

Böyle diyor bazıları…

Aslında olan ise: Kürt kadını üzerinden zihninde oluşturduğu "Karanlık odasını" sapkın dünyasını ifşa etti Koçların Rahmi olanı…

Öyle bir handikaplı konu ki; Yazsan olmuyor, yazmasan olmaz!

Olmaz yanı şu; Kapitalizmin kadına bakışı tam olarak kendi yaşam tarzı ile uyumludur.

Daha açık bir ifadeyle, kapitalist sınıfın dünyasında kadına biçilen rol budur.

"Reklam malzemesi, kaçamak rampası, cinsel meta, eğlence mezesi.." 

Namus kavramı kapitalizm dininde literatürde yer almayan feodalist yaşamın anti seküler bir parçası ve

bir dogmadır. Ve tabi olarak referansını dini ve ahlaki değerlerden aldığı için “Afyon hükmündedir!”

Rahmi Koç'un, aşağılayıcı ve rezil fıkrası, bu adamların dünyasında sadece bir şaka!

Bu adamların dünyası budur ve bu gayet normal, gülünüp geçilecek bir şakadır. Nitekim rezil iftirayı şaka diye yapıştırırken yanındaki yancıların nasıl kahkaha attığını gördük! 

Toplumun milli ve manevi değerlerine tam anlamıyla Fransız kalan bu güruh, aynı şakayı kendi aile bireyleri için de yapabilir ve bunu asla garipsemeyip gülüp geçebilirler mi? Sorusunun cevabını ben vermeyeyim.

Ama size bizzat yaşadığım bir hatırayla başka bir kişi ve olay üzerinden cevap verebilirim; Uzun yıllar önce bir dönem bir yerde çalışan bir hanımefendiye tacizde bulunan x  kuruluşunun, yetkili bir şahsının patronunu aradım ve elimdeki delillerle karşısına oturdum. Bak senin adamın bunları yapmış. Kızcağızı her türlü taciz etmiş ahanda belgesi dedim.

Kapitalist ve çok zengin patron bir süre inceledi ve şu cevabı verdi: “ Ne var bunda, gençler kendi aralarında romantizm yapmış! ”

Donup kaldım. Ortada iki tarafın rızasıyla gerçekleşen bir yazışma yoktu. Erkeğin kızın iffetine yönelik taciz ve zorlama vardı. 

Hiddetle cevap verdim: “Senin kızına yapılsa normal görür müydün?”

Güldü…

Mesele ne oldu bilmiyorum. Konuyu bana getiren arkadaşın ricasıyla kapattım. Kız şikayetçi olmamış ve meseleyi Allah'a havale etmiş.

Bunu neden yazdım: Ahlak ve namus kavramını günlük yaşamlarından söküp atmış seküler hayat mukimleri için Rahmi Koç'un yaptığı sıradan bir şakaydı elbette.

Ancak; Bu ülkeyi İstiklal Savaşı'nda bileleyen ve o ruhu veren şeyin adı "Namus" tur!

İmani ve İslami değerlerdir!

Milli ve manevi kıymetlerdir!

15 Temmuz'da ki mücadeleye ruh veren de bu değerlerdir.

Vatan, Bayrak, din, iman, namus, erdem, onur ve ahlakı çıkartırsanız, hayatınızdan geriye "Mutfak ile tuvalet arasında bir boru kalır" sadece…

İnsan olmak ya da boru olmak!