Ortadoğu coğrafyası yok, Türkiye coğrafyası var!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Sahi nedir Ortadoğu, kime göre Ortadoğu, neye göre Ortadoğu? 
20. yüzyılın başlarında coğrafi bir kavram olarak ortaya atılan Ortadoğu kavramı II. Dünya Savaşı'ndan sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Kavram Batı merkezli bakışın ürünüdür. Kavramın ortaya çıkışı kendini merkeze koyan Batı'nın coğrafi olarak Doğu'yu uzak, orta ve yakın olarak tanımlamasıyladır. 
Neymiş? 
Vahşi Batı medeniyetinin kendisini merkeze alarak, kendisine göre yön tayini yapmasından mütevellit! 
Tabii olarak "Demokrasi onlarda, insan hakları onların eseri, medeniyeti onlar keşfetmiş! 
Peki gerçek öyle mi?
Elbette hayır, bin kere hayır! 
Tarihi haçlı seferleriyle ve müslüman katliamları ile masum kanına belenmiş, Endülüste yüzbinlerce müslümanı kadın çocuk demeden katletmiş, milyonlarca kızılderiliyi katletmiş ve topraklarını gasp etmiş, 2. Dünya savaşında milyonlarca sivili öldürmüş, yakın tarihte Bosna'da, Irak'ta, Libya'da, yıllardır Filistin'de, Gazze'de ve Suriye'de milyonların kanına girmiş, kandan beslenen bir vampir medeniyetinden başka birşey değildir batı! 
Ortadoğu tanımlaması bir aşağılama, efendi köle tarifiydi aslında. 
Ve elbette sömürülecek bakir topraklar, petrol, maden ve zengin kaynakları temsil ediyordu batı için. 
Ve filmin sonuna gelindi. 
Aslan zincirinden kurtuldu! 
Artık avcının değil aslanın hikayesi başladı... 
Suriye'de gelişen olayları doğru okumak gerekir. Zira; Suriye'de son bir yılda yaşanan olaylar tesadüf asla değildir! 
İslam coğrafyasının kadim hamisi olan Türk milleti, osmanlının, ingiliz oyunuyla ortadan kaldırılmasından sonra yüz yıllık bir narkoza tabi tutulsada, nihayet özüne dönmüş ve kendi kökleriyle buluşmuştur. 
Asrın lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, islam coğrafyasından, balkanlara, Türk cumhuriyetletinden, Afrika'ya kadar ilmek ilmek işlediği dahice siyasetiyle etkisi altına alarak, yıllardan bu yana batının sömürgesi olan coğrafyalara bağımsızlığın bir ütopya olmadığını resmetmiştir. 
Hülasa; Bugün Suriye özelinde gelişen hadiseler ve emperyalistlerin mankurtu olan terör Örgütlerinin safdışı edilerek halkların özgürleştirilmesi, sadece Suriye'nin değil, bölgenin komple bağımsızlığına kavuşmasının işaret fişeği olmuştur. 
İslam coğrafyasına isim veren ve dizayn ederek sadece haritasını çizmekle kalmayıp kendilerince kaderinide çizen batı medeniyeti yolun sonuna gelmiştir. 
Tasını tarağını toplayıp "Haydi abbas vakit tamam" Komutuyla sarfı nazar etmeye başlamıştır. 
Terör Örgütü'nün Suriye ayağı olan sözde SDG, aslında PKK YPG'li teröristler, kendilerini tuvalet kağıdı gibi kullanıp klozete atan ABD ve, İsrail'e söve söve Suriye'yi terk ediyorlar ve edecekler. 
Artık bu bölgenin tek gücü ve tek hakimi var o da Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. 
Şu saatten sonra bölgenin en kalın gerçeği budur, dübürüne güvenen varsa gelsin! 
Piyonlar, piyon olduklarını saf dışı kaldıklarında anlarlar. 
Ülkemizi kırk küsur yıldan bu yana meşgul eden, evlatlarımızı şehit eden, trilyonlarca dolarlık servetimize mal olan ve enerjimizi sömüren terör belası nihayet bu topraklardan sökülüp atılıyor. 
Coğrafyamızın adı ile birlikte kaderide değişecek. 
Burası "Biladi Şam topraklarıdır" Mekke'den, Bağdat'a, Antep'ten, Şam'a, Kudüs'ten, Yemen'e, Fırat'tan, Dicle'ye, Musul'dan, Beyrut'a kadar İslam coğrafyası ve Osmanlı bakiyesidir. 
Ortadoğu diye bir yer yoktur! 
Türkiye'nin önderliğini yaptığı İslam Coğrafyası vardır. 
Vesselam...