Osmanlılar Döneminde Filistin’e Yahudi Göçü (12)

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

3.2.1. Fermanlar/Layihalar ve Raporlar

Bu dönemde yayınlanan fermanlar, talimatlar ve raporlar, göçü sınırlamayı amaçlamıştır. Osmanlı Devletinin göçü sınırlama amacıyla yayınladığı fermanlar ve özellikleri de şunlardır: 

1882 Fermanı (BOA, Y.A.HUS 174/72): Yahudilerin Filistin’de arazi satın alması ve toplu yerleşim kurması yasaklanmıştır.  1881’de başlayan “Birinci Aliya” göç dalgasıyla Yahudilerin Filistin’e akını artınca ll. Abdülhamid, Yahudilerin Filistin’de arazi satın almasını ve toplu yerleşim kurmasını yasaklayan bir ferman yayınladı. Bu ferman, Yahudi göçmenlerin Filistin’e girişini sınırlamayı ve mevcut Yahudi nüfusun yerleşim faaliyetlerini denetlemeyi amaçlıyordu. Ferman, yerel yöneticilere gönderilerek uygulanması talimatı verildi. 

Fermana göre: 

  • Yahudilerin Filistin’de arazi satın alması yasaklandı. 
  • Yahudi göçmenlerin Filistin’e girişi, yalnızca dini ziyaret (örneğin, hac) amacıyla sınırlı tutuldu ve 30 günlük geçici vize ile sınırlandırıldı. 
  • Yerel yöneticilerden, Yahudi yerleşim faaliyetlerini rapor etmeleri istendi.

Bu ferman, teoride katı bir yasak getirse de, pratikte tam uygulanamadı. Bazı Yahudiler, aracı kişiler veya Osmanlı bürokratlarıyla anlaşarak arazi satın aldı. 

1884 Talimatı (BOA, DH.MKT 1565/82): Yahudi göçmenlerin limanlarda denetimi emredilmiştir.   

Sultan ll. Abdülhamid, Yahudi göçmenlerin Filistin’e girişini daha sıkı denetlemek için bir talimat yayınladı. Bu talimat, limanlarda ve sınır kapılarında Yahudi göçmenlerin pasaportlarının kontrol edilmesini ve Filistin’e yerleşme amacı taşıyanların geri çevrilmesini emrediyordu. Ayrıca, Yahudilerin Filistin dışındaki Osmanlı bölgelerine (örneğin, Anadolu veya Irak) yerleşmesine izin verilebileceği belirtildi. 

Buna göre: 

  • Yahudi göçmenlerin Filistin’e girişi için sıkı pasaport kontrolleri getirildi. 
  • Filistin’e gelen Yahudilerin dini ziyaret amacıyla geldiklerini kanıtlamaları gerekiyordu. 
  • Yerel yöneticilere, Yahudi yerleşimlerini izleme ve rapor etme görevi verildi.

Bu talimat, Yahudi göçünü yavaşlatmış ancak tamamen durduramamıştır. 

1888 Şam Vilayeti Raporu (BOA, DH.MKT 1565/82): Yahudi yerleşimcilerin modern tarım tekniklerinin Arap çiftçiler üzerinde baskı yarattığı bildirilmiştir. 

Şam vilayetinden gelen bu rapor, Yahudi yerleşimcilerin Filistin’deki tarım kolonilerinde modern tarım tekniklerini kullandığını ve bu durumun yerel Arap çiftçiler arasında ekonomik rekabet yarattığını belirtir. Rapor, Osmanlı yönetiminin bu faaliyetleri ekonomik bir tehdit olarak görmeye başladığını gösterir.

1890 Kudüs Raporu (BOA, DH.MKT 1769/35): Yahudi yerleşimlerinin artışı ve yasakların ihlali rapor edilmiştir. 

1893 Kudüs Mutasarrıflığı Yazışmaları (BOA, Y.PRK.ASK 89/45): Yahudi göçmenlerin dini ziyaret vizesini aştığı belirtilmiştir.  Kudüs’teki yerel yöneticiler, Yahudi göçmenlerin dini ziyaret vizesiyle Filistin’e gelip yerleşim kurduğunu ve bu durumun yasakları ihlal ettiğini rapor etmiştir. Bu yazışmalar, ll. Abdülhamid’in denetim çabalarının yerel düzeyde karşılaştığı zorlukları yansıtır. 

1900 Diplomatik Yazışma (BOA, Y.A.HUS 412/13): Siyonist hareketin propaganda faaliyetleri rapor edilmiştir. 

1901 Diplomatik Yazışmalar (BOA, Y.PRK.AZJ 35/47): Herzl’in önerisinin reddedildiği belgelenmiştir. Osmanlı’nın Londra ve Paris büyükelçiliklerinden gelen yazışmalar, Avrupa’daki Siyonist hareketin Osmanlı karşıtı propaganda yürüttüğünü ve Rothschild ailesinin mali desteğinin bu faaliyetleri güçlendirdiğini bildirmiştir. Bu belgeler, Abdülhamid’in uluslararası baskılar karşısındaki temkinli tutumunu gösterir. 

1897-1901 Siyonist Faaliyetlere İlişkin Raporlar (BOA, Y.PRK.AZJ 35/47):

Theodor Herzl’in 1897’de Birinci Siyonist Kongre’yi düzenlemesi ve 1901’de Abdülhamid ile görüşmesi, Osmanlı bürokrasisini alarma geçirmiştir. Bu dönemde, İstanbul’daki sadrazamlık makamı ve Filistin’deki yerel yöneticiler, Siyonist hareketin faaliyetlerini izlemek için raporlar hazırlamıştır. 1901 tarihli bir raporda, Herzl’in Osmanlı borçlarını ödeme karşılığında Filistin’de yerleşim önerdiği, ancak Abdülhamid’in bu öneriyi reddettiği belirtilmiştir. 

 1903 Filistin’deki Koloni Raporları (BOA, Y.MTV 245/47):

1903’te Kudüs ve Şam vilayetlerinden gelen raporlar, Yahudi kolonilerinin (örneğin, Zichron Yaakov) sayısında artış olduğunu ve bu kolonilerin Edmond de Rothschild gibi Yahudi bankerler tarafından finanse edildiğini bildirmiştir. Raporlar, bu faaliyetlerin Osmanlı yasalarını ihlal ettiğini ve yerel Arap nüfusun tepkisine yol açtığını vurgular.

II. Abdülhamid, Yahudilere bireysel olarak hoşgörülü bir yaklaşım sergilerken, Filistin’e toplu göç ve Siyonist hareketin siyasi hedeflerine karşı sert bir politika izlemiştir. Bu dönem, Filistin meselesinin modern tarihteki temellerini atan kritik bir süreçtir.

Anlaşıldığı üzere Osmanlı yöneticileri, Siyonistlerin amaçlarından haberdar oldukları gibi bu anlamda verilecek tavizlerin gelecekte nelere yol açacağını da biliyorlardı. Bu düşüncelerle teklifin kabulünün mümkün olmadığı padişahın oluruna ahzedilir. Aslında Sultan II. Abdülhamid, devlete ait boş arazilere muhacirlerin yerleştirilmesine karşı değildi. Onun itirazı Yahudi göçmenlerin Filistin topraklarına yerleştirilmesindeydi. Çünkü ona göre bu planın uygulanması uzun vadede Filistin topraklarında bağımsız bir Yahudi devletin kurulması tehlikesini ortaya çıkaracaktı. Osmanlı arşivleri, Abdülhamid’in Yahudi göçünü denetleme çabalarını ve zorluklarını ortaya koyar. Bu belge, Abdülhamid’in Filistin’deki demografik ve siyasi dengeyi koruma çabasını yansıtır. Mandel, fermanın uygulanmasındaki zorlukları yerel bürokrasideki yolsuzluklara bağlar.[1]


[1] Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), çeşitli belgeler. BOA, Y.PRK.AZJ, 2/78 (Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi, Yıldız Perakende Evrakı). Herzl,  a.g.e; Kodaman ve İpek, a.g.e.