Osmanlılar Döneminde Filistin’e Yahudi Göçü (7)

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Peki Sultan 2. Abdulhamid Yahudilere Filistin’de Arizi Sattı mı?

Bu soru aslında Sultan 2. Abdulhamid Han’ın mücadelesini bilenler için çok saçma ve anlamsız olsa da son yıllarda böyle bir yafta dolaşmaktadır. Özellikle Sezai Balcı ve Mustafa Balcıoğlu tarafından yazılan "Rothschildler ve Osmanlı İmparatorluğu" kitabındaki iddialar bu tartışmayı hızlandırmıştır. Bu tartışmanın temel nedeni de 2. Abdulhamid’in Filistin dışında bazı arazilere Yahudileri yerleştirmesi ve Rothschild ailesi ile olan ekonomik/diplomatik ilişkilerinin yanlış değerlendirilmesidir. 

İleride yeri geldiğinde bu konuya değineceğiz fakat burada kısaca bazı noktaları açıklamakta fayda görüyoruz. Osmanlı Devleti’nin bu aileyle ilişkileri tamamen Avrupa diplomasisine yönelik bir hamle amacıyla olmuştur. Ayrıca Avrupa ekonomisini yöneten bir aile olduğundan borç para alma teşebbüsünden kaynaklanmıştır. 

Öncelikle devletin Filistin’de Yahudilerin arazi alması veya yerleştirilmesi ile ilgili bir resmi kararı olmadığı ileride açıklayacağımız üzere bilakis yasaklamaya yönelik kararlar alınmıştır. Fakat bireysel olarak Yahudiler farklı kisveler altından almış olabilir. Özellikle de Osmanlı Vatandaşı olanlar. Osmanlı Devleti’nin resmi politikası Yahudilerin burada yoğunlaşmasını yasaklamıştır. Buna rağmen Rachild ailesi gibi zengin Yahudi aileler, bölgede rüşvetle veya hileli yollarla arazi almışlar. Hile veya farklı yollarla bölgede arazi alınmasından 2. Abdulhamid sorumlu tutulamaz. Kaldı ki Yahudilerin Filistin'de devlet kurmalarının önündeki en büyük engel bizzat Sultan'ın kendisi olduğu gibi, Filistin'de devlet kurma talebinde bulunan Teodoral Herz'e verdiği cevap da meşhurdur.

Tabi ki birileri çıkıp böyle bir cevabı arşivlerde bulamadığını iddia edebilirler. Onlar gerçekten tarih okumasını bilmedikleri için olaya böyle bakmışlardır. Çünkü bu resmi bir talep olmayıp bir görüşme şeklinde cerayan ettiği için cevabı da resmi olarak değil şifahen verilmiştir. Bu konudaki en büyük tanığımız bizzat Teodoral Herz'in kendisidir ve anılarında bu konuyu işlemektedir. T. Herzl’in anılarını Türkçeye çeviren Ergun Göze’nin de arşivlerde yaptığı araştırmaya göre, Padişah Siyonizm’in kurucusuyla değil, aradaki Polonyalı diplomat, gazeteci Newlinsky’ye “Filistin’den toprak veremeyeceğini” söylemiştir.

T. Herzl bunu şöyle anlatır:

“Akşam, Newlinsky, Yıldız’dan kederli bir yüz ve kötü haberlerle döndü. Yarım şişe şampanya ısmarladıktan sonra durumu iki kelimeyle özetledi:

- Yapacak hiç bir şey yok... Hazret, meseleyi konuşmak bile istemiyor.

Şoku, yiğitçe karşıladım. Newlinsky devam etti:

- Mösyo Herzl sizin arkadaşınız olduğuna göre benim de dostum demektir, kendisine bu meselede artık hiçbir teşebbüste bulunmamasını öğütleyiniz. Benim bir karış toprak vermem söz konusu olamaz. Zira, istenen toprak bana ait değildir. O, milletime aittir. Bu devleti kuran ve kanıyla besleyen milletime... Herhangi birisine vermek veya bizden koparılmasına razı olmaktansa, yeniden kanımızla yıkamayı tercih ederiz. Benim, Suriye ve Filistin’den gelen iki alayım Plevne’de son neferlerine kadar şehit oldular... Türk imparatorluk toprakları bana değil, Türk milletine aittir. Bu imparatorluğun hiçbir parçasını hiçbir kimseye veremem. Yahudiler şimdilik milyarlarını biriktirsinler. Kim bilir, bir gün bu imparatorluk paylaşılırsa, onlar da istediklerini belki de bir şey ödemeden elde edebilirler. Fakat ancak kadavramız paylaşılır, canlı vücuttan parça koparılmasına müsaade edemem.” Diye cevap vermiştir. 

Kaldı ki Filistin'de bazı Yahudilere arazi satışına izin vermiş olsa bile bu bir devlet kurma izni değildir. Tarih okumasını bilmeyen birisi bu ayrıntıyı göremez. Herz'in talep ettiği Osmanlı Devletine bağlı bir özerk Yahudi Devleti'dir ve Sultan Abdulhamid bunu kesin bir şekilde red etmiştir.

Rothschild ailesi veya Yahudilerin Osmanlı Devleti ile olan ilişkilerini sanki saklanan bir gerçekmiş gibi sunan kitap, bence tamamen algı operasyonu yapmıştır. Bilindiği gibi Yahudileri Osmanlı toprağına Sultan ll. Bayazıt kabul etmiş (aslında ülkemizde bu Yahudilerden önce de büyük bir Yahudi nüfusu vardı) ve onları Selanik ile İstanbul'a yerleştirmiştir. Bu Yahudiler ile Osmanlı Devleti arasındaki ilişkiler hep en üst seviyede olmuştur. Çünkü Yahudiler tüccar oldukları gibi İpekçilik konusunda da ustaydılar ve Osmanlı Devletine önemli hizmetlerde bulundular. Hatta Osmanlı Devleti dağılma döneminde Galata Yahudi Bankerlerinden iç borç yoluna da gitmişlerdir ve bunlar da sır değildir. Ayrıca Dünya Yahudi Din adamlarının merkezi İstanbul'daki Hahambaşılıktır. Hatta Filistin’deki Haham bile (günümüzde de devam etmektedir) İstanbul'daki Hahambaşılık tarafından atanmaktadır. Sultan 2. Abdulhamid, birçok Yahudi’ye hatta Herz ve Rothschild 'e bile resmi nişanlar vererek arayı sıcak tutmaya ve Avrupa’daki diplomatik mücadeleye dahil olmaya çalışmıştır.