Devletin gayrimenkul hesabı 143,8 milyar lira
Devlet, 2027 yılında taşınmaz satışları ve kiralamalarından 143,8 milyar lira gelir elde etmeyi hedefliyor. 2026 yılı için 31,1 milyar lira olarak öngörülen gelirin bir yılda bu seviyeye yükselmesi, kamu gayrimenkullerinin bütçe açısından önemini artırıyor. Ancak rakamların ayrıntısı, asıl beklentinin kira gelirlerinden değil, taşınmaz satışlarından kaynaklandığını gösteriyor.
2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’ne göre taşınmaz satışlarından 125,1 milyar lira, kiralardan ise 18,6 milyar lira gelir bekleniyor. Böylece hedeflenen toplam gelirin yaklaşık yüzde 87’sinin satışlardan, yüzde 13’ünün kiralamalardan sağlanması planlanıyor.
Burada kritik bir ayrım var. Kira geliri, mülkiyeti koruyarak kamuya düzenli kaynak sağlıyor. Satış ise taşınmazın bugünkü değerini nakde dönüştürüyor ancak gelecekteki gelir imkânını ortadan kaldırabiliyor. Bu nedenle hedefin büyüklüğü kadar, gelirin hangi varlıklardan ve hangi koşullarda elde edileceği de önem taşıyor.
Aslan payı Hazine arazilerinin
Taşınmaz satışlarında en büyük gelir kalemi, 114,2 milyar lirayla “diğer taşınmaz satış gelirleri”. Bu grupta 2B taşınmazları ile Hazineye ait tarım arazilerinin satış gelirleri de bulunuyor. Arazi satışlarından 9,5 milyar lira, lojman satışlarından 1,08 milyar lira, arsa satışlarından ise yaklaşık 296,5 milyon lira bekleniyor.
Rakamlar, bütçe hedefinin büyük ölçüde Hazine taşınmazlarının satış performansına bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bütçeye gelir yazmakla bu geliri fiilen tahsil etmek aynı şey değil. Satış takvimi, hukuki süreçler, değerleme yöntemleri ve piyasa koşulları hedefin gerçekleşmesini belirleyecek.
Kamu taşınmazlarının satışında temel ölçüt yalnızca elde edilecek nakit olmamalı. Taşınmazların gerçek ekonomik değerinin korunması, rekabetçi satış koşulları ve şeffaflık da gözetilmeli. Aksi durumda kısa vadeli bütçe geliri sağlanırken uzun vadeli ekonomik değer kaybı riski doğabilir.
Kira gelirinde ecrimisil dikkat çekiyor
Devletin gelecek yıl beklediği 18,6 milyar liralık taşınmaz kira gelirinin 10,9 milyar lirasının ecrimisilden sağlanması öngörülüyor. Lojman kiralarından 4,68 milyar lira, diğer taşınmaz kiralarından ise 3,02 milyar lira gelir hedefleniyor.
Ecrimisil, kamu taşınmazlarının izinsiz kullanımından doğan işgal tazminatıdır. Dolayısıyla klasik kira geliriyle aynı nitelikte değerlendirilmemeli. Bu kalemin büyüklüğü, kamu arazilerinin kullanımının izlenmesi ve tahsilat süreçlerinin etkin yönetilmesinin önemini ortaya koyuyor.
Burada kalıcı çözüm, yalnızca tahsilatı artırmak değil; kamu taşınmazlarının hukuki durumunu netleştirmek, işgalleri önlemek ve uygun alanlarda düzenli, şeffaf kiralama modelleri geliştirmek olmalı.
Önemli olan bugünkü gelir değil, yarının değeri
143,8 milyar liralık hedef, kamu maliyesine önemli bir kaynak sağlayabilir. Ancak bir defalık satış gelirleriyle sürekli harcamaları finanse etmek, uzun vadede sürdürülebilir olmayabilir. Çünkü satılan taşınmaz yeniden gelir üretme imkânını kaybedebilir.
Bu nedenle satışlardan sağlanacak kaynağın nasıl kullanılacağı da en az gelir hedefi kadar önemli. Kamu varlıklarının ekonomik değerini koruyan, gelirleri şeffaf biçimde yöneten ve mümkün olduğunca kalıcı kaynaklar oluşturan bir yaklaşım gerekiyor.
Sonuçta devletin gayrimenkul portföyü yalnızca bütçeye para kazandıracak bir varlık havuzu değil, aynı zamanda gelecek nesillere aktarılacak ekonomik bir değer. Başarı, kaç milyar liralık satış yapıldığıyla değil, bu varlıkların ne kadar doğru değerlendirildiğiyle ölçülecek.