Cumhurbaşkanı'nın mesajı net: Yolsuzluğa af yok!
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün yaptığı konuşmada gayet net, sert ve kesin konuştu: "Sermaye piyasalarımız aç gözlü parazitlerden kurtulacak" diyerek, fon krizi konusunda ki tavrını net olarak ortaya koydu.
AK Parti'yle ilgili tanımlamasında ise, fon vurgununda adı geçen Fatma Betül Sayan ve benzerlerini "Tamahkar" olarak nitelendirerek parti içerisinde yeri olmayacağını söyledi.
Nihayet dün gece saatlerinde Fatma Sayan partiden tamamen istifa ederek AK Parti ile hiç bir bağı kalmadı.
Bu hususta mesele yargı ve hukuka bırakıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, verdiği mesajlarla gereğinin yapılacağını, mevzu kime uzanırsa uzansın sonuna kadar gidileceğini açıkça ifade ederek, kamuoyunda: "Muadilleri gözaltına alınıp tutuklanırken, AK Partili olanlar neden aynı muameleyi görmüyor?" serzenişine cevap olacak cümleyi kuruyor: Biraz sabırla bekleyin gereği neyse yapılacak" diyor.
Erdoğan, bugüne kadar söz verdiği herşeyi yapmış bir siyasetçi ve Mert bir lider. Dolayısıyla bu konuda da verdiği söz ne ise tam manasıyla yapacaktır ve bundan kimsenin kuşkusu yok.
Ancak; Muhalefetin ve bazı dış mihraklı algı odaklarının bu olayı fırsat bilerek birkaç kötü örneği bahane edip adeta linç kampanyasına dönüştürmesinede müsaade edilmeyecektir.
Eleştiri ile manipülasyon aynı şey değildir.
Yalan haberlerle birin üzerine bin koyarak algı mühendisliği yapmak elbette eleştiri değil yalan haberlerle halkı yanıltmaktır.
AK Parti, Allah tarafından kutsanmış bir parti olmadığı gibi sayın Cumhurbaşkanı da İsmet sıfatına haiz değildir!
Her parti de olduğu gibi AK Parti içinde de çürük elmalar çıkacaktır.
Fakat, Yeni Parti Genel Başkanı Özel'in, İBB yolsuzluk davasından bugüne kadar vuku bulan tüm CHP'li Belediye başkanlarının karıştığı yolsuzluk ve rüşvet davalarında tutunduğu tavır ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takındığı tavır birbirine tamamen zıttır.
Özel; İmamoğlu davasıyla başlayan ve bugüne kadar devam eden süreçte, hakkında onlarca yolsuzluk, irtikap ve rüşvet iddiası bulunan Belediye Başkanlarına anlamsız şekilde sahip çıktı ve destek için meydan meydan gezerken, Erdoğan, ilk andan itibaren gereğini yaparak, partisinde en üst görevlere gelmiş kişiyi partisinden atarak yargının ve adaletin ellerine teslim etti.
Meşhur bir söz vardır: İnsan kavun değil ki koklayıp bilesin.
Tamahkarlar, muhterisler ve siyaseti zenginleşme aracı olarak görenler AK Partiden de çıkacaktır elbette.
Ancak meselenin kilit noktası şudur: Parti içinden çıkan bu parazitler hakkında gereğini yapıyor musun, yapmıyor musun?
Erdoğan gereğini yaptı ve yapmaya devam edecek.
Peki ya sayın Özel ve diğerleri gereğini yapabildi mi?
-İBB yolsuzluğu patladığında, hırsızlık zanlısı İmamoğlu'na destek için Saraçhane'de yatıp kalkan Özel, o kadar abarttı ki; Adı Saraçhane bülbülüne çıktı.
Uşak ve Menderes eski Belediye başkanlarının ayyuka çıkan ahlaksızlıkları hakkında en küçük özeleştiri bile yapmadı aksine destek çıktı.
AK Parti içerisinde rahatsızlıklar var doğrudur.
Ortaya çıkan fon vurgununda AK Parti'ye yakın başka isimlerin çıkması da olasıdır.
Çıkarperestlik kapitalist sistemin devasız hastalığıdır ve bu hastalığın partisi, dini mezhebi yoktur. Herkese bulaşabilir ve nefis denilen canavar herkesin ayağını kaydırabilir.
Lakin, gönlünü bu ülkeye hizmete vermiş ve hayatını bu davaya adamış Recep Tayyip Erdoğan, yolsuzluk ve haksızlık karşısında susacak adam değildir. Susmuyor, susmayacaktır. Ucu kime dokunursa dokunsun gereğini yapıyor ve yapacaktır.
Algı Mühendisliği yapanlar hiç sevinmesin. Zira buradan kendilerine ekmek çıkmaz!