AK Parti'nin rakibi "Rehavet"
Sayın Cumhurbaşkanımızın yıllar evvel AK Parti içerisinde görev alanlar için yaptığı bir uyarı ve tespit olmuştu: “Metal yorgunluk”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından siyasi literatüre sokulan metal yorgunluğu kavramı, AK Parti teşkilatlarındaki kan değişimi ihtiyacını, heyecan kaybını ve görevlerdeki rutini ifade etmektedir. Kavram ilk kez 2017 yılında kullanılmış olup, partideki hantallığı ve vizyon kaybını sona erdirmeyi amaçlayan kapsamlı tasfiye süreçlerini başlatmıştır.
Bahsi geçen dönemde kabine de, yerel yönetim tercihlerinde ve teşkilatlarda büyük değişiklikler yapılmıştı.
Bu konuyu neden gündeme getirdim?
Öyle ya, mevcut siyasi konjonktüre bakıldığında herşey yolunda gidiyor.
CHP kendi içinde birkaç parçaya bölünmüş. Koltuk kavgası almış başını gidiyor. CHP'li belediyelerde hergün yeni bir skandal patlıyor. Milyonluk, milyarlık rüşvet iddiaları hava da uçuşuyor.
Anket firmalarının anket sonuçları AK Parti'yi açık ara önde gösteriyor. CHP ve diğer muhalefet partilerden Milletvekili ve Belediye başkanları AK Parti'ye katılmak için sıraya girmiş bekliyor.
-Peki daha ne olsun kardeş!
Senin derdin ne, ne diye kafa karıştırıyorsun, suyu bulandırıyorsun?
Diyenler olacak elbet.
"Peki bu senin başarın mı,
sayın il Başkanı, ilçe Başkanı ve sayın yönetici?
Saha da ne kadar varsın?
Vatandaşa ne kadar yakınsın?
Vatandaşın hayatına ne kadar dokunabiliyorsun?
Mevcut siyasi başarının mimarı sayın Cumhurbaşkanının uyguladığı merkezi politikalar ve hususen dış politikada gösterdiği omurgalı duruşun neticesidir.
Sonuç itibariyle bu büyük bir başarı ve Ülkemizin geleceği açısından çok kıymetlidir.
Ve fakat; Siyaset rüzgarının ne zaman, hangi saikle ve nereden eseceğini öngörmek zordur.
Siyaset bazen ters köşe yapar. Geçmişte, lider eksenli siyasi partilerin çoğu bugün tabela partisi oldu. Halbuki kendi dönemlerinde büyük kitlelere sahip tiler ve ülkeyi yönetiyorlardı.
AK Parti, İslamcı bir parti değildir!
Evvela bu gerçeği bilerek ve kabul ederek konuşalım.
Ancak, AK Parti gerçek demokrasiyi ve özgürlükleri, adaleti, toplumsal barışı ve toplumun tamamını kuşatmayı amaçlayan bir "Erdemliler" hareketi ve siyasi partidir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yürüyen devasa bir vicdan hareketidir.
Tam da bu noktada, bu duruşu gösteremeyenlerin, bu vizyona sahip olmayanların barınamayacağı bir partidir.
Uzun süreden beri Türkiye'nin birçok şehrine seyahat ediyorum. Mesleğim gereği vatandaşın nabzını tutuyor ve zamanım müsaade ettiği kadar AK Parti teşkilatlarını ziyaret ediyorum.
Bazı yerlerde gördüğüm zaafiyetleri ve yaklaşan bir tehlikeyi söylemek durumundayım.
Halktan kopuk bazı teşkilatları üzülerek gördüm. Ticari faaliyetlerinden taviz vermeden, boş vakit bulursa partiye uğrayan ve hiçbir proje üretmeyen İl Başkanı ve teşkilat yöneticilerinin olduğunu görmek, AK Parti'ye gönül vermiş ve Sayın Erdoğan'ın davasına yürekten inanan bir gazeteci olarak beni rahatsız etti.
Özellikle Doğu ve Güneydoğu'da bazı illerimizde "Bizim oy potansiyelimiz nasıl olsa burada kazanmaya yetmez boşuna uğraşmayalım" şeklinde düşünenlerle nasıl başarılacak?
Elbette varını yoğunu ortaya koyarak adeta sokakları yol eden, vatandaşın gönlüne giden yol arayarak her fırsatta çeşitli vesilelerle vatandaşın hayatına dokunan il teşkilatları var. Ve bunların sayısı çok daha fazla.
Rehavet ve başarıya inanmamak kaybetmenin dörtte üçüdür.
Ben buradan isim isim zikretmeyeceğim elbette. Ancak onlar kendilerini gayet iyi biliyor.
Geçtiğimiz gün Gaziantep'te, AK Parti'ye önemli katılımlar oldu. Gaziantep'in bir ilçe teşkilatı komple YRP'den, AK Partiye katıldı.
Bu başarıdan dolayı AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu'nu ve ekibini kutluyorum. Gerçekten başarılı çalışmaları göz dolduruyor ve takdir ediliyor.
Bu katılımlar ve halkın AK Parti'ye teveccühü tüm ülke de giderek artıyor.
Rehavete kapılmak bir siyasi hareketi bitirir.
Kibre kapılmak, şahsına müteallik pragmatist davranmak bir siyasi partiyi yok eder.
Gayret, azim ve çözüm odaklı hizmet etmeyenler kendilerini süratle toparlamalı ve Cumhurbaşkanımızın davasında bayrağı en ileri taşımak için canla başla çalışmalıdır.