Özel için hukuki bir süreç başlar mı?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Geçtiğimiz hafta yayınlanan köşe yazımda CHP ve Mutlak Butlan kararını konu ederek, CHP Milletvekili Özgür Özel'in fevri çıkışlarının normal bir tepki olmadığını ve İBB yolsuzluk dosyası başta olmak üzere yolsuzluk ve rüşvete adı karışan diğer CHP'li Belediye başkanlarının verdiği ifade ve itiraflar kapsamında "Yabancı bir cismin" Özel'e doğru yaklaştığını ve içine düştüğü agresifliğin belki de bir panik çağrışımı yaptığını söylemiştim.

Sayın Özel'in, CHP Genel Başkanlığı koltuğundan çok, kendisine yaklaşan hukuki sorunlar için endişe etmesi gerektiğini vurgulamıştım.

Bugün Akit Gazetesi İnternet Haber Sitesinde çıkan bir haber tam da bu konuya parmak basmış ve benim atıf yapıp geçtiğim konuyu detaylandırmış.

Haberi hiç dokunmadan yayınlıyorum.

"Siyaset gündemine bomba gibi düşen iddialara göre, CHP Manisa milletvekili Özgür Özel ve yakın çevresi hakkında iki önemli soruşturma başlatılması bekleniyor. Gazeteci Nuray Başaran’ın aktardığı bilgilere göre, söz konusu soruşturmaların odağında hem parti içi mali süreçler hem de ulusal güvenlik konuları yer alıyor.

 

Kurultay Süreci ve "Kıbrıs" Merkezli Para Trafiği İddiaları MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) tarafından yapılan incelemelerde, özellikle CHP kurultayı döneminde harcanan paralar ve kurultay sonrası oluşan finansal hareketliliğin mercek altına alındığı belirtiliyor. Başaran, iddiaların sadece parti içi harcamalarla sınırlı olmadığını, Kıbrıs üzerinden yönetildiği öne sürülen karmaşık bir para trafiğine işaret ettiğini ifade etti. Bu kapsamda, 143 farklı şirket üzerinden Türkiye’ye ve ilgili isimlere yönlendirilen fonların tespit edildiği ve bu para hareketlerinin hukuksal bir incelemenin konusu haline geldiği vurgulanıyor.

Sosyal medyada yöneltilen bir iddiaya göre, Özel'in kızı İpek Özel'in, FETÖ'nün adeta en büyük eğitim ve militan devşirme üssü olarak bilinen meşhur Yamanlar Koleji'nde eğitim gördüğü ve 2013 yılında bu okul tarafından ödüllendirildiği ortaya çıktı. O dönem CHP milletvekili olan Özgür Özel'in de bizzat katıldığı bu ödül töreninin, terör örgütünün amiral gemisi Zaman gazetesinde manşetlere taşınarak Özel'i parlatma operasyonunun bir parçası olarak kullanıldığı belgelendi.

Karanlık yapının Özgür Özel'i parlatma sevdası sadece Zaman gazetesiyle de sınırlı kalmadı. Örgütün algı ve operasyon bülteni olan, daha sonra kapatılan Taraf gazetesi de 31 Mart 2015'teki nüshasında, CHP'deki ön seçim haberini bahane ederek manşetinde adeta Özel'in reklamını yaptı. Özellikle 17-25 Aralık kumpas sürecinde hükümeti devirmek için FETÖ argümanlarıyla meydanlarda adeta militan gibi propaganda yapan Özgür Özel'in, hain darbe girişiminden sadece 8 ay önce Manisa Emniyet Müdürlüğü'ne giderek gözaltındaki FETÖ'cüleri ziyaret ettiği skandal görüntüler yeniden gündeme oturdu."

Haber bu şekilde.

Şimdi en önemli konu; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Ahlaki arınma" mottosuyla başlatacağı parti içi temizlik operasyonununda, adı rüşvet ve yolsuzluğa karışan Belediye başkanlarının yanısıra, Mahir Başaran, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nu da ihraç edip etmeyeceğidir.

Zira CHP tüzüğünde yer alan 83. Madde, ihraç kriterini 4 ana başlıkta belirlemiş ve bunlardan bir tanesi de “Görevi kötüye kullanmak”

Mahkeme henüz karar vermemiş olsa da, ortaya, saçılan bilgi, belge ve itirafçı beyanlarının yanısıra, elde edilen yüzlerce maddi delil kapsamında, hakkında kamu vicdanı tarafından belli bir karara varılmış olan İmamoğlu'nun ihracı mevcut tüzüğün maddesiyle tam olarak uyuşmaktadır.

Hülasa, İmamoğlu ve Özel arasında ki ilişki sadece 38. Kurultayda delege pazarı kurmakla sınırlı mıdır henüz bilinmiyor.

Ancak, Sayın Özel'in sürecin en başından beri İmamoğlu için şerefi ve namusu üzerine kefil olması ve canhıraş çabası gayet manidar olarak yorumlanıyor.

Kimseye ithaf etmeden ve konu dan bağımsız bir hapishane özdeyişiyle bitireyim.

Hapishane de meşhur bir söz vardır: En iyi ortaklık “Suç ortaklığıdır.”

Zira; Kimse kimseyi ele veremez..