Devleti olmayan bir halkın parlamentosu

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bir halkın parlamentosunu seçen delegelerin tamamı, o parlamento yeniden toplanamadan ölürse ne olur? 

Kırım Türkleri bunu yaşadı. 1917 Kasımında Bahçesaray Han Sarayı'nda toplanan ilk Kurultay'ın delegelerinden hiçbiri, Haziran 1991'de Akmescit'te açılan ikinci Kurultay'ı göremedi. Aradan 74 yıl geçmişti.

Kırım Türkleri’nin siyasi hafızası kısa değil. Giray hanedanı 1441'de Kırım Hanlığı'nı kurdu. 

1475'te Osmanlı Kefe'yi alınca hanlık Osmanlı'nın himayesine girdi. Sultan hanı onayladı, han ise iç işlerini yürüterek, savaşlarda Osmanlı'ya atlı birlik sağlıyordu. 

Osmanlı Devleti için Kırım Hanlığı Karadeniz'in kuzeyinde bir güvenlik kalkanıydı. Giray'lar için ise Moskova ve Polonya-Litvanya karşısında güçlü bir arka cephe demekti. 

Bu ittifak 1774'te Küçük Kaynarca Antlaşması ile sona erdi. Rusya 1783'te Kırım'ı ilhak etti. Yaklaşık 250 yıldır Kırım Türkleri’nin bir devleti yok.

Yirminci yüzyıl Kırım’ın asli halkına üç büyük darbe getirdi. 

1917'de Kurultay bir Kırım Halk Cumhuriyeti ilan etti, fakat Bolşevikler onu hızla dağıttı. 

1921'de Sovyetler Birliği çerçevesinde Kırım Özerk Cumhuriyeti kuruldu. 

18 Mayıs 1944'te ise bütün halk Orta Asya'ya ve Sibirya’ya sürüldü. 

1990’larda Sovyetler Birliği çökünce, Kırım Türkleri sürgün edildikleri yerlerden tarihi vatanları Kırım’a dönmeye başladı. 

Kırım yarımadası ise 1954'te Sovyet yönetimi tarafından  Ukrayna'ya bağlanmıştı. 

Bu yüzden Vatan toprağına dönenler kendilerini Ukrayna devletinin kurallarına uymak zorunda buldu. Başka bir seçenek yoktu. 

O esnada Ukrayna’ya bağlı olan Kırım’da kimse onları beklemiyordu. 

Yetkililer her adımda engeller çıkartıyor, arazi tahsisini zorlaştırıyor, izinsiz yapılan yerleşimlere (samozahvat) karşı çıkıp, onları inşaat araşçalrı ile yıkıyordu.

 Buna rağmen Kırım Türkleri kendi aralarında örgütlenip sıfırdan mahalleler kurmayı başarmıştı. Bunun arkasında vatan duygusunun gücü vardı.

Kırm Türkleri’nin Kurumsal Anatomisi

Kırım Türkleri’nin Kurultayı'nın 248 delegesi iki aşamalı, karma çoğunlukçu-orantılı bir sistemle ve sivil toplum kuruluşlarının ve bloklarının listelerinden seçilir. 

Kırım’ın içinde yerleşmiş olan tüm köy, kasaba, şehirlerdeki Kırım Türkleri için seçim öncesi kampanyalar düzenlenir. 

Halk delegelrini seçer. Tüzüğe göre Kurultay’a seçmek ve seçilmek için zaruri olarak Ukrayna'da devamlı yaşayan ya da Ukrayna vatandaşı olan her Kırım Tatarı ve aile üyesi olmak yeterlidir.  

Seçim beş yılda bir yapılmalıdır. Kâğıt üzerinde bu kusursuz bir demokrasi, ama son seçim 2013'te yapıldı. Seçimler sadece Kırım’da yapılabilindiği için beş yıllık takvim 2018'den beri işlemiyor.

Kırım Tatar Milli Meclis'in 33 üyesini Kurultay, kendi delegeleri arasından seçer. 

Bu seçim her yeni Kurultay'ın ilk oturumunda yapılır, 2013'te oturum 26 Ekim'de açıldı, ertesi gün başkan ve üyeler seçildi. 

Meclis'in görev süresi ayrıca belirlenmemiştir, Kurultay'ın beş yıllık dönemine bağlıdır. Kurultay toplanamadığı için de bugün hâlâ aynı kadro görevde. 

2014 baharında, Kırım’ın işgali esnasında, Rusya bu kadroyu yanına çekmeye çalıştı. 

M. Cemilev'in anlatımına göre Putin 12 Mart 2014'te onunla telefonda konuştu ve Kırım Tatarlarının güvenliği konusunda güvence verdi. 

Kırım parlamentosu da tam o günlerde Meclis'i tanıyan ve Kırım Tatarlarına en az yüzde 20 temsil hakkı veren bir karar çıkardı. 

Cemilev bunu bir tür "rüşvet" olarak yorumluyor ve Putin'e yanıtının, görüşmelerin Kiev'le yapılması gerektiği ve önce Rus askerlerin çekilmesi olduğunu söylüyor. 

Kırım Tatar Milli Meclisi Ukrayna'yı seçti. Rusya da buna istinaden Meclis'i aşırıcı kurum olarak ilan edip yasakladı.

Dünya Kırım Tatar Kongresi

Yukarıda belirtildiği gibi, Kurultay'a ve Meclis'e yalnızca Ukrayna vatandaşları seçilebiliyordu. 

Oysa Ukrayna ve Kırım dışında, özellikle Türkiye'de, Romanya’da, Orta Aysa ve Avrupa’da milyonlarca Kırım Türkleri yaşıyor. 

Dünya Kırım Tatar Kongresi’nin kuruluşu kararını çok geç olsa da Kurultay delegelerinin ve Meclis üyelerinin kendileri verdi. 

Aslında Kongre fikri 1990'ların ortasından itibaren diaspora’da yaşayan Kırım asıllı temsilciler tarafından defalarca gündeme getiriliyordu, ancak nedeni bilinmeyen biçimde yıllarca ertelendi. 

Böylece ilk Kongre ancak 2009'da toplandı. Delegeler kişisel seçimle değil, kuruluşlar üzerinden katılıyor. 

2009'da 162 Kırım Tatar kuruluşu, 2015'te ise 180 kuruluştan 400'den fazla delege temsil edildi. 

Günümüzde Kurultay'a seçim yapılamadığı için, Meclis'i de kadrosu yenilenemediği için, her iki kuruluş meşruiyet sorunu taşıyor. 

Kongre, bu sorunu olmayan tek kurum. Üstelik yerleşik sistemin dışındaki tek zemin olarak diasporanın da oy hakkını güvence altına alıyor. 

Dünya Kırım Tatar Kongresi her 4 veya 5 senede bir toplanması gerekiyor. 

Buna rağmen son Kongre 2015'te Ankara'da toplandı ve son 11 yıldır toplanmadı. Geçerli sebebini ise kimse açık söylemiyor.

Kurultay, Meclis ve Kongre'nin işleyişini belirleyen tüzük ve yönetmeliklerin tam metinlerine kamuya açık kaynaklardan ulaşmak imkansız. 

Bu yüzden halkın bu kurumların kuralları konusunda bilgisi çoğunlukla sözlü aktarıma ve kurum temsilcilerinin açıklamalarına dayanıyor. 

Kâğıt ile gerçeklik

Altıncı Kurultay'ın yetkisi Kasım 2018'de doldu. Meclis'in 33 üyesinden biri öldü, yedisinin (7) üyeliği ise Rus işgalcilerle işbirliği nedeniyle askıya alındı.

Böylece fiilen Meclis’e tabi olmaya devam eden 25 üye kaldı. Yeter sayı ise 17'dir. Yaklaşık 11 üye Kırım’ın dışında yaşıyor, geri kalanlar ise Kırım’da. Ama Rusya'nın "aşırıcı" ilan ettiği bir yapıda Kırım’daki üyeler seslerini çıkartamıyor.

 2014 işgalinden sonra Kurultay'ı yeniden toplama girişimleri, delegelerin üçte ikisi şartını sağlayamadığı için sonuçsuz kaldı. 

Nisan 2026'da Ukrayna hükümeti, 30 yılı aşkın bekleyişin ardından Meclis'i halkın temsil organı olarak tanıdı. 

Ancak resmi tanıma, içerideki sorunları çözmedi. Aksine ortam daha da karıştı. Yönetim kurulu içinde yetki paylaşımı üzerine bir mücadele sürüyor.

Meclis üyelerinin ortak görüşü, seçimlerin ancak Kırım özgürleşince yapılabileceği. 

Bu durumda asıl sorun  - zerrelere bölünmüş toplum

Kurumlar bir yandan sağlam bir dayanağa muhtaç. Bu dayanak ortak bir fikir ve toplumun güvenidir. Oysa 2014'ten sonra Kırım Tatar Türkleri toplumu parçalandı. 

9-10 çeşit dinî akımlar arasında, Meclis yanlıları ve karşıtları arasında, Ukrayna yanlısı, Rusya yanlısı ve "Kırım Kırım Tatarlarınındır" diyenler arasında çatışmalar var.

 2014'ten önce de gerilimler vardı ama bugünkünün yarısı kadardı, hatta belki üçte biri kadar. 

Dolayısıyla bugün halkı ortak bir fikir etrafında toplamak, bir zamanlar toprağa dönmeyi örgütlemekten çok daha zor. 

Bu durumda, ister istemez, bu parçalanmanın kimin işine yaradığı sorusu akıllara gelmiyor değil.