ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla kaçırılarak ABD’ye getirilen Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ardından, şimdi de ülkenin en güçlü isimlerinden biri olan İçişleri Bakanı Diosdado Cabello hedefte. Venezuela’daki geçiş sürecini şekillendirmek isteyen Trump yönetimi, Cabello'yu Delcy Rodriguez ile iş birliğine zorladığı gibi, süreci sabote etmesinden endişe duyarak sürgün planları üzerinde de çalışıyor. Washington’dan gelen bu yeni hamle, Venezuela’daki siyasi dengeleri daha da sarsacak gibi görünüyor.
Trump Yönetiminden Cabello’ya Açık Mesaj: “Ya Uyum Sağla, Ya Hedef Olursun!”
ABD'li kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, Trump yönetimi Cabello’ya doğrudan bir uyarı gönderdi:
“ABD taleplerine uyum sağlanmaması durumunda, hedef listemizin üst sıralarına yerleşirsin.”
Güvenlik güçleri üzerindeki etkisiyle Venezuela'nın en güçlü isimlerinden biri olarak bilinen Cabello’nun, Maduro sonrası geçiş döneminde “geçici yönetici” olarak değerlendirilebilecek figürlerden biri olduğu belirtiliyor. Ancak ABD yönetimi, onun bu gücünü Delcy Rodriguez’le geçmişten gelen siyasi rekabet nedeniyle süreci sabote etmek için kullanabileceğinden endişeli.
Cabello ve Rodriguez Arasındaki Soğuk Savaş: ABD Dengeleri Değiştiriyor
Venezuela'da iktidar içi güç mücadeleleri uzun süredir perde arkasında devam ediyor. Cabello ve Delcy Rodriguez arasındaki rekabet ise artık açık bir çatışmaya dönüşme riski taşıyor. Geçmişte birçok kez politik çekişmeler yaşayan ikilinin, geçiş sürecinde aynı masada buluşması oldukça zorlu görünüyor. ABD ise bu denklemi bozmak için devrede.
Kaynaklara göre, Trump yönetimi bir yandan Cabello'yu iş birliğine zorlarken, diğer yandan onu görevden uzaklaştıracak ve mümkünse yurtdışına sürgün edecek yollar üzerinde çalışıyor. Bu strateji, geçiş döneminde olası iç karışıklıkları engellemek ve geçici hükümetin kontrolünü güçlendirmek için planlandı.
Venezuela’da Ne Olmuştu?
Hatırlanacağı üzere, 3 Ocak 2026 tarihinde Venezuela'nın başkenti Caracas'ta gece saatlerinde büyük patlamalar ve uçak sesleri duyulmuş, kısa süre içinde Maduro ve eşinin ABD özel kuvvetleri tarafından kaçırıldığı ortaya çıkmıştı. Trump yönetimi bu operasyonu “Maduro’nun ABD’ye karşı işlediği suçlara yanıt” olarak duyurmuştu.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Maduro hakkında "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" gibi çok sayıda suçlama yöneltildiğini açıklamıştı. Maduro’nun yargılanma süreci başlarken, şimdi Venezuela iç siyasetinde yeni bir sayfa açılmış durumda.
Geçici Lider Delcy Rodriguez, ABD Destekli Mi?
Maduro'nun görevden alınmasıyla birlikte gözler Delcy Rodriguez’e çevrildi. ABD yönetimi, geçici yönetimin başında Rodriguez’in bulunmasını destekliyor. Ancak ülke içinde onun liderliğine dair net bir uzlaşı henüz oluşmuş değil. Özellikle Cabello’nun, Rodriguez’i desteklemek yerine karşı bir blok oluşturma ihtimali, Trump yönetimini yeni önlemler almaya itiyor.
ABD'nin geçiş sürecine doğrudan müdahale etmesi, bazı Latin Amerika ülkeleri tarafından "egemenliğe açık müdahale" olarak değerlendirilirken, bazı Batılı ülkeler bu süreci destekliyor. Uluslararası toplum ise gelişmeleri endişeyle takip ediyor.
Yeni Kriz Kapıda mı?
Venezuela’da Maduro’nun devrilmesinin ardından başlayan geçiş süreci, güç savaşlarına sahne olmaya devam edecek gibi görünüyor. Trump yönetiminin Cabello’ya yönelik sürgün planı, ülkedeki istikrarsızlığı daha da derinleştirebilir. Özellikle Cabello’nun halen güvenlik güçleri üzerinde etkili olduğu düşünüldüğünde, ABD’nin atacağı her adım çatışma riskini artırıyor.