Türkiye ile Suriye arasında son bir yılda ivme kazanan diplomatik trafik, yeni ve kritik bir ziyaretle devam etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suriye’nin başkenti Şam’da temaslarda bulunmak üzere ülkeye giriş yaptı.
Ziyaretin zamanlaması dikkat çekti çünkü terör örgütü SDG’nin Suriye ordusuna entegre edilmesi için verilen sürenin dolmasına yalnızca 9 gün kaldı. Bu çerçevede, Bakan Fidan’ın son günlerde dile getirdiği “Sabrımız tükeniyor” mesajının toplantılarda güçlü biçimde gündeme gelmesi bekleniyor.
10 Mart Mutabakatı masada: Ankara uygulama sürecinin hızlandırılmasını istiyor
Şam’daki görüşmelerde en kritik başlık, 10 Mart 2025 Mutabakatı’nın uygulanma takvimi olacak. Taraflar arasında imzalanan ve ateşkes, entegrasyon, mültecilerin dönüşü ve devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması gibi sekiz maddeden oluşan anlaşma, üzerinden dokuz ay geçmesine rağmen fiili olarak uygulanamadı.
Ankara ise ulusal güvenliği doğrudan ilgilendiren bu mutabakatın hayata geçirilmesi için daha somut adımlar bekliyor. Bu nedenle heyetin Şam’a yaptığı çıkartma, uyarı niteliği taşıyan diplomatik bir ziyaret olarak değerlendiriliyor.
Güney Suriye’de artan riskler: İsrail saldırıları gündemin önemli başlığı
Görüşmelerde yalnızca SDG meselesi değil, İsrail’in güney Suriye’ye yönelik artan saldırıları da ele alınacak. Bu saldırıların bölgedeki istikrara zarar verdiği, mevcut dengeleri kırılgan hale getirdiği ve hem Türkiye hem de Suriye açısından yeni güvenlik sorunları yarattığı belirtiliyor.
Ankara, bu süreçte DEAŞ’ın bölgedeki hareketliliğinin artmasından da kaygılı. Şam’ın kısa süre önce DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’na (DMUK) katılması, iki ülke arasındaki güvenlik iş birliğinin önemini artırıyor.
Suriye’nin yeniden inşası ve ikili projeler de tebliğlerde
Temasların bir diğer önemli konusu ise Suriye’nin yeniden inşası. Türkiye, son bir yılda Suriye ile;
güvenlik,
ekonomi,
insani yardım,
kapasite geliştirme
alanlarında çeşitli iş birliklerine imza attı. Bu çerçevede, Türkiye-Suriye ilişkilerinde yeni dönemin ekonomik ayağının güçlendirilmesine yönelik projelerin de toplantıda ele alınması bekleniyor.
Ziyarete, Türkiye’nin Şam Büyükelçisi olarak görevlendirilen Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz da katıldı. Bu durum, iki ülke arasındaki diplomatik sürecin kurumsal olarak da derinleştiği mesajını ortaya koyuyor.
3+3 formatında temaslar sürüyor: Bir yıllık süreçte tarihi fırsatlar doğdu
Esad rejiminin devrilmesinin ardından geçen bir yıl boyunca Ankara ile Şam arasındaki ilişkilerde önemli bir normalleşme ivmesi yakalandı.
Bu süreçte:
Bakan Fidan’ın 22 Aralık 2024 ziyareti,
13 Mart 2025 toplantısı,
12 Ekim 2025 Ankara görüşmesi
gibi üst düzey temaslar, iki ülke arasında güvenlik merkezli yeni bir iş birliği zeminini ortaya koydu.
Türkiye ve Suriye arasında 3+3 formatındaki görüşmeler, bölgesel aktörlerle uyumlu strateji geliştirilmesi bakımından kritik bir rol oynuyor.
SDG için verilen süre daralıyor: Sıcak gelişmeler kapıda
10 Mart Mutabakatı doğrultusunda SDG’nin Suriye ordusuna dâhil edilmesi için verilen zamanın bitmesine yalnızca 9 gün kaldı.
Bu nedenle Ankara’nın mesajı net:
Mutabakat uygulanmalı, entegrasyon süreci gecikmeden başlamalı.
Görüşmenin bu çerçevede oldukça sert ve kararlı mesajlara sahne olması bekleniyor.