İran, haftalardır süren protestolar, sert güvenlik müdahaleleri ve artan ölümlerle gündemdeki yerini korurken, şimdi de dikkat çekici bir iddiayla yeniden dünya basınının odağında. ABD Hazine Bakanlığı, İran'da rejime yakın bazı elit isimlerin milyonlarca doları gizlice yurt dışına çıkardığını açıkladı. Bu transferlerin bir kısmı kripto varlıklar üzerinden gerçekleştirilirken, bir diğer kısmının ise banka transferleri ve Dubai’deki emanet hesaplara yönlendirildiği bildirildi.
İddialar, sadece ekonomik değil, aynı zamanda politik açıdan da çarpıcı bir tabloyu ortaya koyuyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, “paranın peşine düşeceklerini” açıklarken, “gemiyi terk eden liderler” benzetmesiyle İran yönetim kadrosunun güven bunalımında olduğunu ima etti.
1.5 milyar dolarlık şüpheli transfer: Gözler Dubai'de
İsrail merkezli medya kuruluşlarının geçtiği özel haberlere göre, son 48 saat içinde sadece Dubai’deki escrow (emanet) hesaplara aktarılan toplam paranın 1,5 milyar doları bulduğu öne sürüldü. Bu rakam, şimdiye kadar tespit edilen en büyük “rejimden kaçış” finansal hareketlerinden biri olarak yorumlanıyor.
Bu transferlerin kimler tarafından yapıldığına dair net bir isim listesi sunulmasa da, İran hükümetiyle yakın ilişkileri olduğu bilinen iş insanları, bürokratlar ve güvenlik yapısındaki bazı elitlerin adlarının dosyalarda geçtiği bildiriliyor. ABD makamları, bu transferlerin sadece ekonomik krizle değil, aynı zamanda sistemin çöküş endişesiyle bağlantılı olduğunu savunuyor.
Kripto paralarla örtülü kaçış: Dijital iz peşinde bir takip operasyonu
Banka sisteminin dışında iz bırakmadan para kaçırmanın en modern yollarından biri olan kripto para transferleri, İranlı elitlerin gözdesi haline gelmiş durumda. Özellikle Bitcoin, Tether (USDT) ve Ethereum gibi dijital varlıklar üzerinden yapılan transferlerin, kayıt dışı biçimde yurt dışına çıkarıldığı ifade ediliyor.
ABD Hazine Bakanı Bessent, “Bu paraların peşini bırakmayacağız. Kripto cüzdanları ve tüm finansal varlıklar inceleniyor,” diyerek geniş çaplı bir uluslararası takip operasyonunun başlatıldığını duyurdu. Bu gelişme, İran'ın mali sisteminin dış baskılarla daha da zayıflatılabileceği yorumlarına yol açtı.
Protestolar kontrolden çıktı: On binlerce can kaybı iddiası
İran'da yaşanan bu büyük sermaye kaçışı, tesadüfi bir olay değil. Ülkede haftalardır süren kitlesel gösteriler, ekonomik sıkıntılarla başlayıp, kısa sürede rejimin kökten değişmesini isteyen bir halk hareketine dönüşmüş durumda. Güvenlik güçlerinin gerçek mermilerle yaptığı müdahaleler sonucu on binlerce kişinin hayatını kaybettiği ileri sürülüyor.
İranlı yetkililer ölü sayısını doğrulamasa da, sosyal medya üzerinden yayılan görüntüler ve tanık ifadeleri, ülkedeki baskının boyutlarını gözler önüne seriyor. Rejim karşıtı dalganın büyümesi, yöneticileri ekonomik olarak daha güvenli bölgelere yönelmeye zorluyor.
İran yönetimi neden paralarını yurt dışına kaçırıyor?
Siyaset uzmanlarına göre bu transferler, İran içindeki mevcut rejimin kendine olan güveninin azaldığını gösteriyor. Özellikle iç karışıklıkların büyümesi, yaptırımların artması, ve dış müdahale senaryolarının konuşulması, yöneticileri ve onlara yakın iş çevrelerini "güvenli liman" arayışına itiyor.
Dubai başta olmak üzere, Körfez ülkelerinde açılan gizli hesaplar, bu kaçışın adresi olarak öne çıkıyor. Ayrıca kripto para kullanımı sayesinde izlenmesi zor yollarla varlıklarını taşımaya çalışan elitler, bir yandan da olası rejim değişikliğine karşı kişisel güvenliklerini ve servetlerini garanti altına almaya çalışıyor.
ABD'nin bu süreçte attığı adımlar, sadece para transferlerini izlemekle sınırlı değil. İddialara göre Washington, bu paraların yurt dışında kullanılmasını engellemek amacıyla bazı hesapları dondurma ve iş birliği içinde olduğu ülkelerle hukuki iş birliklerine başlama hazırlığında.
İran'da rejim çatırdıyor mu?
Son haftalardaki gelişmeler, İran’daki yönetimin sadece halk nezdinde değil, kendi içindeki elitler arasında da sarsıldığını ortaya koyuyor. Paraların yurt dışına çıkışı, protestoların büyüklüğü ve rejime olan inancın zayıflaması, önümüzdeki günlerde İran'da ciddi değişimlerin habercisi olabilir.
Bu süreçte gözler hem uluslararası topluma, hem de İran halkının göstereceği yeni tepkilere çevrilmiş durumda. İran’daki mevcut durumun sadece bir iç mesele olmadığı, küresel finansal ve siyasi dengeleri etkileyebileceği de artık daha açık biçimde dile getiriliyor.