Yenidevir Gazetesi Gündem ABD’den Latin Amerika’ya gözdağı! Rick Scott’tan çok konuşulacak açıklamalar

ABD’den Latin Amerika’ya gözdağı! Rick Scott’tan çok konuşulacak açıklamalar

ABD iç politikasının en tartışmalı isimlerinden biri olan Florida Senatörü Rick Scott, yaptığı son açıklamalarla yine gündem yarattı. Venezuela'daki gelişmeleri yorumlayan Scott, Latin Amerika’da büyük bir siyasi dönüşümün başladığını iddia etti. ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesini savunan Scott, sıradaki ülkelerin Küba, Nikaragua ve Kolombiya olacağını açıkça dile getirdi. Scott’ın sözleri, bölgedeki siyasi dengeleri altüst edecek nitelikte...

3 Dakika
Okunma Süresi

ABD iç politikasının en tartışmalı isimlerinden biri olan Florida Senatörü Rick Scott, yaptığı son açıklamalarla yine gündem yarattı. Venezuela'daki gelişmeleri yorumlayan Scott, Latin Amerika’da büyük bir siyasi dönüşümün başladığını iddia etti. ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesini savunan Scott, sıradaki ülkelerin Küba, Nikaragua ve Kolombiya olacağını açıkça dile getirdi. Scott’ın sözleri, bölgedeki siyasi dengeleri altüst edecek nitelikte...

“Bu sadece başlangıç” diyerek açıkladı: ABD’nin planı ne?

Cumhuriyetçi Senatör Rick Scott, Venezuela’daki son gelişmeleri değerlendirirken, “Bu sadece bir başlangıç” ifadesini kullanarak bölgeye dair çok daha geniş kapsamlı bir planın sinyalini verdi. Canlı yayında konuşan Scott, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun görevden alınmasıyla sonuçlanan operasyonun, sadece Venezuela ile sınırlı kalmayacağını net bir şekilde vurguladı. “Latin Amerika’da demokrasi yeniden yükselecek” diyen senatör, ABD’nin bölgeye müdahalesinin arkasında büyük bir strateji olduğunu ima etti.

Küba ve Nikaragua da listede: “Onları da düzelteceğiz”

Rick Scott’ın en dikkat çeken sözlerinden biri de, sıradaki hedef ülkeleri doğrudan isim vererek açıklaması oldu. ABD’nin bir sonraki müdahale planlarının Küba ve Nikaragua olabileceğini söyleyen Scott, bu ülkelerde de tıpkı Venezuela’daki gibi yönetim değişikliklerinin kaçınılmaz olduğunu öne sürdü. “Venezuela’dan sonra Küba’yı düzelteceğiz. Ardından Nikaragua gelecek.” sözleriyle Latin Amerika genelinde domino etkisi yaratacak bir sürece işaret etti.

Scott’ın bu açıklamaları özellikle Küba ve Nikaragua’da yankı uyandırırken, bölgesel gerginliği tırmandırabileceği yönünde yorumlara neden oldu.

Kolombiya için şok iddia: “Yeni başkan yolda”

ABD’li senatörün gündem yaratan bir diğer çıkışı ise Kolombiya hakkında yaptığı açıklamaydı. 2026 yılında yapılacak başkanlık seçimlerine işaret eden Rick Scott, ülkede yönetimin değişeceğini ve yeni bir başkanın göreve geleceğini öne sürdü. Bu öngörü, Washington yönetiminin Kolombiya’daki siyasi süreci yakından takip ettiğinin ve hatta yönlendirmeye çalıştığının sinyali olarak değerlendiriliyor.

Scott, “Gelecek yıl Kolombiya’da yeni bir başkan olacak. Demokrasi bu yarımküreye geri dönüyor.” sözleriyle ABD’nin Latin Amerika politikalarının yönünü açıkça ortaya koydu.

Trump ve kabinesine övgü: “Bölgeyi onlar değiştirecek”

Scott, açıklamalarında eski ABD Başkanı Donald Trump, dönemin Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’e de övgü yağdırdı. Venezuela operasyonunu “tarihi” olarak nitelendiren senatör, bu hamlenin Latin Amerika’nın kaderini değiştireceğini savundu. “Başkan Trump’ın yaptıklarıyla gurur duyuyorum” diyen Scott, bu liderlerin bölgedeki siyasi yapıların yeniden şekillenmesinde kilit rol oynadığını söyledi.

ABD’nin Latin Amerika planı yeniden mi şekilleniyor?

Scott’ın açıklamaları, ABD’nin Latin Amerika üzerindeki etkisini yeniden artırmak istediği yorumlarına neden oldu. Soğuk Savaş döneminde sıkça görülen müdahale ve yönlendirme politikalarının modern bir versiyonu mu uygulanıyor? ABD’nin Venezuela hamlesiyle başlattığı bu strateji, önümüzdeki yıllarda Küba, Nikaragua ve Kolombiya başta olmak üzere birçok ülkeyi etkileyebilir.

ABD kamuoyunda da farklı tepkiler alan bu sözler, Demokrat çevreler tarafından eleştirilirken, Cumhuriyetçi kesim ise “Demokrasiyi yeniden tesis etme” hedefiyle bu adımları destekliyor. Ancak bölge ülkeleri bu açıklamalardan oldukça rahatsız. Latin Amerika’da dış müdahalelere karşı gelişen halk refleksi, bu süreçte en belirleyici faktör olabilir.