Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayına ilişkin genelgesi üzerinden yürütülen tartışmalara sert sözlerle tepki gösterdi. Erdoğan, “din düşmanlığı” yapmakla suçladığı çevreleri hedef alarak, düzenlenen etkinliklerin anayasal dayanağı bulunduğunu ve gönüllülük esasına göre gerçekleştirileceğini vurguladı.
Ramazan ayının manevi atmosferine dikkat çeken Erdoğan, camilerin dolduğunu, çocukların ve gençlerin artan oranda camilere yöneldiğini söyledi. Ülkenin dört bir yanında terennüm edilen ilahilerle milletçe ortak bir manevi coşkunun yaşandığını belirten Erdoğan, “Kâbe’de hacılar ‘Hu der Allah’… Bu ilahiyi yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime tebriklerimi iletiyorum” dedi.
Özellikle okul bahçelerinde çocukların ilahilere eşlik etmesinin kendilerini gururlandırdığını dile getiren Erdoğan, öğrencilerin hep bir ağızdan “Allah” lafzını seslendirmesinin mutluluk verici olduğunu ifade etti.
Konuşmasında Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında “Maarif’in Kalbinde Ramazan” temasıyla 81 ile gönderdiği yazıya değinen Erdoğan, bu çerçevede öğrenciler için söyleşi programları düzenleneceğini, okul-aile iş birliğini güçlendirmek amacıyla iftar sofraları kurulacağını ve okul dışı öğrenme ortamları hazırlanacağını söyledi. Paylaşma bilinci, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi değerlerin çocuklara kazandırılmasının hedeflendiğini belirtti.
Söz konusu etkinliklerin gönüllülük esasına dayalı olduğunu vurgulayan Erdoğan, ayrıca anayasal dayanağa sahip olduğunu ifade etti. Anayasa’nın başlangıç kısmı ve ilgili maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkının açıkça yer aldığını hatırlatan Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu sorumluluk çerçevesinde hareket ettiğini söyledi.
Genelgenin gönderilmesinin ardından bazı çevrelerin “Laiklik elden gidiyor” şeklinde açıklamalar yaptığını belirten Erdoğan, bu tepkileri sert sözlerle eleştirdi. Ramazan’dan bir gün önce yayımlanan bildirilerle “zehir saçıldığını” savunan Erdoğan, bu kesimlerin Ramazan kapsamında milli ve manevi değerlerin anlatılmasından rahatsız olduğunu dile getirdi.
Erdoğan, laiklik kavramının arkasına saklanılarak geçmişte millete zulmedildiğini öne sürerek, “Bunların derdi laiklik değil. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu milletin ta kendisiyledir” dedi. Çocukların namaz ve orucu öğrenmesinden, Ramazan süslemeleri yapmasından ve ilahiler söylemesinden rahatsız olunmaması gerektiğini belirten Erdoğan, eleştiride bulunanlara “Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin” çağrısı yaptı.
“Kimse bize azınlık hakları ya da inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkmasın” diyen Erdoğan, Türkiye’nin inanç özgürlüğü konusunda örnek bir ülke olduğunu savundu. Ezandan, Kur’an’dan, camiden, namazdan ve Ramazan’dan rahatsız olanların geçmişte de bulunduğunu söyleyen Erdoğan, İstiklal Savaşı’na atıf yaparak, “Aynı kirli eller aynı değerlere bir kez daha uzanırsa bu millet aynısını yine yapacaktır” ifadelerini kullandı.
KARATÜRE’YE DESTEK
Türkiye’nin inanç özgürlüğü konusunda kimseye ders verecek bir ülke olduğunu dile getirdi. Erdoğan, ezan, cami ve Ramazan üzerinden yürütülen tartışmalara karşı milletin değerlerine sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi. Son haftalarda ilahilerin milletin dilinde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilahiyi icra eden Celal Karatüre’ye şu sözlerle sahip çıktı: Kâbe’de hacılar ‘Hu der Allah’… Bu ilahiyi yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime tebriklerimi iletiyorum.