İslam Natosunun temeli atıldı
Mekke'de yapılan ve tarihe "Mekke Paktı" olarak geçecek olan anlaşma tarihe altın harflerle geçecek bir zaferdir.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan liderlerinin imzasıyla yürürlüğe giren anlaşmanın maddeleri, İslam coğrafyasının yeniden "Ümmet" şuuruyla ayağa kalkmasının temelini oluşturuyor.
NATO benzeri bir müktesabat ile düzenlenen anlaşmanın en vurucu kısmı "Ülkelerden herhangi birisine saldırıldığında üçüne birden saldırılmış kabul edilecek" NATO'nun 5. Maddesini çağrıştıran bu madde, batılı emperyalistlerin ve özellikle İsrail Terör Örgütünün İslam coğrafyasından sökülüp atılacağını müjdeleyen bir anlaşma.
Bu sadece üç ülkeyle sınırlı kalmayacak. Yakın bir gelecekte nüfus ve askeri bakımdan zayıf ancak maddi açıdan zengin körfez ülkelerini de içine alacaktır.
120 milyonluk nüfusuyla Afrika'nın Amerikası olarak isimlendirilen Mısır'da, zaman içerisinde bu pakta dahil olacaktır.
Türkiye'nin askeri ve savunma gücünün yanında Pakistan'ın sahip olduğu nükleer gücü ve Suudi Arabistan'ın enerji ve finans gücünü yan yana koyduğunuzda ortaya müthiş bir güç merkezi çıkıyor.
Osmanlı'nın zayıflamasıyla birlikte başlayan ve Batılıların bölgeyi teker teker işgaliyle devam eden hezimet devri kapanıyor.
Ortaya çıkan tabloya bakıldığında Osmanlı döneminde sahip olduğumuz ancak 1. Dünya Savaşı ile birlikte kaybettiklerimizi yeniden kazanıyoruz.
Suriye, Rusya, ABD, İran ve batılı ülkelerin hegemonyasından kurtarılarak kodlarına döndürüldü.
İstikrar ve doğru istikamet yürüyüşü sürdükçe sadece İslsm coğrafyası değil, batılı halklarda istikrar ve huzura kavuşacaktır. Enerji jeopolitiğinin Merkezi olan bu coğrafyadan batıya ulaşacak enerjinin güvenliği ve kolaylığı ekonomik açıdan maliyetleri düşürecek ve sürdürülebilir bir istikrarı kalıcı hale getirecektir.
En önemlisi İsrail terör Örgütü, işgal ettiği Filistin topraklarından kovulacaktır. Bölgenin içerisine zehirli bir yılan gibi sokulan işgalci Yahudiler islam coğrafyasından kalıcı olarak kovularak huzurun kapısını sonuna kadar açacaktır.
İsrail ve Batılı emperyalist güçler henüz anlaşma olayının şokunu atlatamadılar.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan anlaşmadan söz ederken 2 yıldan bu yana bunun için çalışıyoruz dedi.
Belli ki bu birkaç günde olmamış. İşi ilginç kılan ise CIA, Mossad ve batılı istihbarat servislerinin gözünden nasıl kaçırıldığı!
İki yıldan bu yana süren çalışmalar büyük bir hassasiyetle gizli tutulmuş.
Mekke Paktı sadece bölgenin askeri güvenliğine hitap etmiyor. Aynı zamanda "Kalkınma yolu" projesiyle ve enerji jeopolitiği açısından ulaşımı çeşitlendirecek "Demiryolu" projesi ve Avrupa'ya kesintisiz karayolu seçeneği ile ekonomik bir güç dinamiğinin merkez üssü haline gelecektir.
Suriye ve Irak'ın da bu pakta dahil olmasıyla tüm taşlar yerine oturmuş olacak.
Ülkemiz ve İslam dünyasını yeniden bir araya toplamayı başaracağız. Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın liderliğinde ve öncülüğünde ülkemizin ve coğrafyamızın makus talihi dönecek ve yeniden büyük ümmet şuurunu yakalayacağız. Hayırlar getirmesi dileğiyle…