Herkes Mesajı Aldı Mı Emin Değilim

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Ankara’da yapılan NATO Zirvesi klasik bir zirve değildi. Hani şu alıştığımız; bol bol el sıkışılan, herkesin birbirine “çok verimliydi” dediği ama kimsenin tam olarak ne konuşulduğunu hatırlamadığı toplantılardan… 

Bu sefer öyle olmadı. Bu sefer herkes bir şey gördü, ama herkes aynı şeyi anlamadı.

Zirvenin en çok konuşulan detayı ne savunma bütçeleri oldu ne de Rusya meselesi.. En çok konuşulan hafızalarda yer eden konu Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlere verdiği hediye oldu.. İsimleri özel işlenmiş tabancalar…

Şimdi burada durup düşünmek lazım. Avrupa bu hediyeyi görünce biraz afalladı. Kimisi aldı müzeye koydu, kimisi “bunu biz napacağız?” moduna girdi. Çünkü onların alıştığı diplomasi dili biraz daha yumuşak. Bizimki ise biraz daha “mesaj yerine ulaşsın” tarzı.

Ama mesele tabanca değil. Kimse kimseye “al bunu kullan” demiyor. Verilen şey aslında bir sembol. Türkiye’nin geldiği noktayı anlatan bir sembol. Yani “biz sadece masada konuşan değil, sahada da üreten bir ülkeyiz” deme şekli.

Bir de işin Trump boyutu var. Erdoğan ile yan yana yürüdükleri o görüntü çok konuşuldu. Kimine göre dostluk, kimine göre yeni dönem. Ama açık konuşalım: bu işler artık dostlukla yürümüyor. Bu bir ihtiyaç ilişkisi. ABD Türkiye’yi kaybetmek istemiyor, Türkiye de bu durumu gayet iyi okuyor.

F-35 konusu yeniden masaya geliyor, yaptırımların dili yumuşuyor… Bunlar boş sinyal değil. NATO içinde Türkiye’yi uzun süre kenarda tutmaya çalışan akıl, artık bunun sürdürülebilir olmadığını fark ediyor gibi.

Avrupa tarafı ise biraz daha temkinli. Onlar hâlâ eski düzenin devam edeceğini düşünüyor olabilir. Ama dünya o eski dünya değil. Ankara’daki zirve de bunun küçük bir hatırlatması gibiydi.

Ortada garip bir durum var: Aynı zirveye bakıyoruz ama herkes farklı bir hikâye görüyor. Kimi “diplomasi” diyor, kimi “güç gösterisi”. Belki de ikisi aynı anda olabiliyor, kim bilir.

Ama şu net: Ankara bu sefer sadece ev sahipliği yapmadı. Hafif gülümseyerek, çok da bağırmadan bir şey söyledi. Duyan duydu, duymayan için zaten zaman var.