Şarkıcı Çelik'in duası...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Sosyal medya da gezinirken bir haber dikkatimi çekti: "Çelik salavat getirip dua etti!"
Günümüz, koşullarında bu sıradan bir Havadis olarak görülebilir.
Ancak elbette bunun haber değeri var.
Hele ki, bizim gibi 80'lü, 90'lı yılları iliğine kadar yaşamış olanların, geçtiğimiz evrelerde Yeşilçam filmlerinde Müslüman tiplerin nasıl karakterize edildiğine ve sanat dünyasında ateist akımın nasıl hoyratça tepindiğine bizzat şahit olması elbette bu haberi daha da kıymetli yapıyor.
Merhum Münir Özkul, kendisiyle yapılan bir röportajda bu konuya ilişkin önemli şeyler söylemiş ve o dönem Allah'a inananların dahi neredeyse ciddi bir ambargoya tabi tutulduğunu ve bu sebeple inancını gizlemek zorunda olduğu mealinde sözler söylemişti.
Bugün ünlü bir sanatçının salavat okuyup dua etmesi alışılmış ve kanıksanan bir şey olabilir ancak bahsi geçen yıllarda böyle bir olay çok önemli bir haber olurdu.
Çağdaşlık maskesiyle açıkça din düşmanlığı yapılan sinema sektörü tamamen ateist bir zihniyetin tekelindeydi ve inancını açık edenlere lüzumunda iş verilmediği aşikardı.
Geçtiğimiz aylarda Celal Karatüre tarafından seslendirilen "Kabe'de hacılar" ilahisi milyonlar tarafından sevildi ve sadece Türkiye'de değil, dünya müzik listelerinde en tepelere kadar çıktı.
Bir ilahinin nasıl bu kadar popüler olduğu konusunun sosyolojik gerçekliği bir yana, bahsi geçen yıllarda böyle bir olaya şahitlik etseydik herhalde sevinçten gözyaşlarımızı tutamazdık. Zira, o dönemki adıyla "Şuurlu müslüman" olarak tariflendirilenler hassaten sanat ve sinema da büyük bir inkar edilişin muhatabı olarak görülüyor ve kendisini tamamen yalnız hissediyordu.
Ramazan aylarında bazı TV kanallarında iftar ezanı dönemin ünlü isimlerine okutturulurdu.
Burhan Çaçan bunlardan biriydi.
İlk duyduğumuzda ne kadar heyecanlanmıştık.
Aslında bizi bu sosyal psikolojiye iten şey bir mobbing ve ayrıştırma siyasetinin parçasıydı.
Günümüz y ve z kuşağı, üniversitelerde başörtüsü takanlar için oluşturulan ikna odaları adı altındaki mobbing merkezlerini hiç yaşamadı!
Yaşamasınlar, da!
Allah bize o günlerdeki baskıcı rejimi bir daha, göstermesin.
Toplumu ikiye, üçe hatta daha fazla kutuplara bölerek ayrıştıran zihniyet, sırf kendi siyasal, ekonomik ve ideolojik çıkarları uğruna binlerce başörtülü öğrencinin okuma hakkını gasp ederek istikballerini kararttı.
Bunları niye yazdım?
"Şarkıcı Çelik salavat ve dua etti" haberinin bende yaptığı çağrışımı anlatmak istedim.
Sevgili Çelik, hayır ve hasenat yaparakta sıkça gündeme geliyor.
Allah hayırlarını ve dualarını kabul eylesin...