Hoşgeldin Kılıçdaroğlu, güle güle Özel!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Cuma günü TVNET'e canlı Yayın konuğu oldum.
Konumuz, Perşembe günü akşam saatlerinde CHP'nin gerçekleştirdiği 38. Kurultay hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin verdiği "Mutlak butlan" kararı idi.
"Yeni bir gün" programı moderatörü sevgili Hasan Erdoğan'ın, konuya ilişkin sorularını yanıtladım. Mevcut kararla ilgili süre elverdiğince yorumlamaya çalıştım.
Program öncesinde not aldığım ancak unuttuğum veya değinemediğim başlıkları köşemden yazmak istedim.
CHP 38. Kurultayı için verilen Mutlak Butlan kararının gerekçeleri güçlü delillere dayanıyor ki, mahkeme Yargıtay kararını beklemeden direkt olarak "Tedbir" kararı alıyor. Bunun anlamı: "Yaklaşık 3 yıl dan bu yana CHP'yi yöneten Özgür Özel ve ekibinin yönetimi düşmekle kalmayıp, aldığı tüm kararlar yok hükmündedir. Daha sarih bir ifadeyle bu üç yıl, sosyal yaşam açısından yaşanmış olsa da, hukuken yaşanmamış sayılmaktadır.
Peki bundan sonra ne olacak?
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki;  Hırsızlık zanlısı Ekrem İmamoğlu ve CEO'su Özgür Özel için çok zor günler kapıda!
Zira: Hakkında iddia edilen suçlar sebebiyle hapiste olan ve hakkında verilecek hükmü bekleyen İmamoğlu'nun hapisten çıkabilmek için kurtuluş umudu olarak tutunduğu Özel, CHP Genel Başkanlığı görevinden düşürüldü.
Ekibiyle beraber!
Aslında malum ekip Özel'in değil, İmamoğlu'nun ekibiydi.
Kılıçdaroğlu, kendisine tekrar iade edilen CHP Genel Başkanlık koltuğuna oturacağını ilan etti.
Hatta x sayfasında ki titrini "CHP Genel Başkanı" olarak güncelledi.
CHP Manisa Milletvekili Özel için fazla seçenek yok. Hukuki olarak Milletvekilliği dışındaki tüm sıfat ve yetkileri yok sayılan Özel, Genel merkez önüne binleri hatta yüzbinleri yığsada bunun hukuki olarak hiçbir karşılığı olmayacak zira kanunlar herkes için geçerlidir.
Özel'in pervasız hamasetinin arka planında İmamoğlu'nun finanse ettiği bilinen troller ve fondaş CHP medyasının olduğu biliniyor.
Sırtını Ekrem'in sağladığı kaynağa yaslayan Özel, bununla kanunları tanımama nüfuzuna sahip olduğunu düşünse de, Türk adalet sistemi öyle düşünmüyor ve aslolan kanunlardır.
Kanaatim o ki; Kılıçdaroğlu, kurultay öncesi tedbirini alacaktır. Kendi deyimiyle en yakınları tarafından sırtından hançerlenen Kılıçdaroğlu, bu sefer aynı hataya, düşmeyecek ve kendisine bağlı delegeler ve Parti Meclisi oluşturarak kurultaydan yeniden seçilmiş genel Başkan sıfatıyla çıkacaktır. Bu arada parti içerisinde bir temizlik operasyonunun startını verebilir ve işe İmamoğlu'nu ihraç istemiyle disipline sevk etmekle başlayabilir. Daha dün CHP'nin üç avukatını azletti!
Öte yandan, parti içerisinde çok güçlü gibi görünen Özel'in gücü şişiriliyor. Zira, Özel'in etrafında pervane olanların çoğu İmamoğlu'nun, İBB kasasından meşru olmayan yollarla ele geçirdiği iddia edilen paralarla kendisine tabii kıldığı tiplerden müteşekkil. Yani sadakatsiz tipolojiler ve bu kişiler her zaman gücün yanında yer alan yağmurcu taifesi! Üç beş miting sonrasında Kılıçdaroğlu'nun parti de egemen olduğunu gördüklerinde Özel'i terk edeceklerinden eminim.
Özel için geriye tek yol kalıyor: " Yeni bir parti kurmak!"
Peki bu Özel'e siyasi arenada başarı getirir mi?
Hiç sanmıyorum!
Yüzde birkaçlık partiler kervanına yeni bir parti eklenmiş olur en fazla.
Hülasa: Bana göre Özel'in siyasi ömrü bitmiştir. Tabi olarak İmamoğlu'nunda!
Daha önemli bir konu ise, Özel'in hukuki olarak başını ağrıtacak konuların varlığı.
Mesela: Muhittin Böcek'in Özel hakkındaki itirafları!
Özkan Yalım'ın Özel'e verdiğini iddia ettiği paralar!
Ortaya atılabilecek başka iddialarında olabilme ihtimalini düşünürsek, Özel'in, siyasi ikbal sorunundan daha çok endişe etmesi gereken hukuki sorunlarının olabileceği ihtimali hayli güçlü görünüyor.
Mansur Yavaş, Özel ve İmamoğlu'nu ilk terk edecekler listesinin en başındadır bana göre.
İdeolojik olarak zaten CHP ile farklı kulvarların insanı olan Yavaş, aynı zamanda kurt bir politikacıdır.
Kazanacak ata oynamasını bilerek şu ana kadar siyasette belli bir başarı oranını elde eden Yavaş, ne İmamoğlu, ne de Özel için mevcut siyasi kazanımlarını riske etmeyecektir.
Bir iddia; Mansur Yavaş'ın bir parti kurdurduğu ve ülke genelinde teşkilatların oluşturulduğu yönünde. Partinin başına emanetçi birisinin geçici olarak geçirildiği ve CHP tarafından Cumhurbaşkanı adayı gösterilmediği takdirde bu partinin başına geçerek adaylığını ilan edeceği iddiası konuşuluyor.
Hülâsa; Türkiye'de siyaset yeniden şekilleniyor ve tüm bu yaşananlar CHP için hatta Türkiye siyaseti açısından hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını gösteriyor.
Önümüzdeki günlerde neler olacak hep birlikte yaşayıp göreceğiz.