CHP'nin ilk vukuatı değil!
Yine bir Nisan ayı ve yıl 2018.
Dönemin CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Silifke Yörük Türkmen Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada Osmanlı'nın Yörüklere zulmettiğini öne sürmüş ve bu iddiasını daha sonra partisinin grup toplantısında da tekrarlamıştır.
Kılıçdaroğlu, Yörük çadırlarının "Osmanlı zulmüne karşı mücadele verilen yerler" olduğunu belirterek, Dadaloğlu ve Köroğlu gibi figürlerin bu mücadelelerin simgesi olduğunu ifade etmiştir.
Yıl 2026 ve yine Nisan ayında hem de 23 Nisan Çocuk bayramında, Gaziantep'te yapılan etkinlikler kapsamında mehter gösterisi yapan anaokulu öğrencilerine CHP heyetinin sırtını dönerek protesto etmesi gündeme oturdu.
CHP'nin Osmanlı düşmanlığının temelinde nasıl bir ideolojik saplantı ve kodlarında ne tür bir psikolojinin olduğu aleme malumdur.
Dün kamuda başörtüsü serbestiyestisini hangi nefreti makamından dürtülerle Anayasa Mahkemesine götürdüyse, bugün çocukların mehter marşı söylemesinede o dürtülerle tepki vermiş ve "Mabadını dönmek" Suretiyle manevi değerlere olan "Klasik duruşunu" Sergilemiş ve nefretini kusmuştur CHP Gaziantep yönetimi.
Bir hususun altını kalın harflerle çizmek isterim: Buradan CHP'ye yaptığım eleştiriler kesinlikle CHP seçmeninin dışındadır ve onları tenzih ederek yapılmaktadır.
Zira sorun CHP'liler değil, CHP'nin ta kendisidir.
Mevzuya dönersek; Kuruluşundan bu yana milletle ve milletin manevi değerleriyle her vakitte ters düşen, asgari müşterekte bile yolları kesişmeyen bir partidir CHP!
DNA'sını çağdaş! batının genetiğine kodlayan ancak bunu da tam anlamıyla beceremeyen ve öykündüğü batının ancak 'Çakma bir klonundan' ibaret batıcılık anlayışını medeniyetin ta kendisi zanneden CHP, 2 bin yıllık medeniyet tarihine sahip geçmişimize ve ecdadımızın muazzam zaferleriyle taçlanmış, yüzyıllarca adalet dağıtarak aleme nizam vermiş tarihine sırt dönmeyi de çağdaşlık olarak vehmetmiştir. Hatta bunu bir ideolojik ayrışma vasıtası yaparak sözde demokrasi adına yapmıştır.
Dünyanın hiçbir yerinde, kendi tarihine bu kadar hunharca bir düşmanlık güden bir başka siyasal oluşum veya kitle göremezsiniz.
Dünyanın en çağdaş medeniyeti olarak lanse edilen İsveç, Danimarka ve hatta İngiltere'de, krallar ve kraliçeler hala varlığını sürdürmekte ve halkları tarafından düşmanca bir tavırla karşılaşmamaktadırlar.
Bunlardan İngiltere hala Monarşi ile yönetiliyor ama bu güne kadar hiçbir CHP yöneticisinin İngiltere'yi eleştirdiğini görmedim. Bilakis, İngiltere kraliçesinden bahsedildiğinde müthiş bir duygu patlaması yaşayarak güzellemeler yaptığını gördük.
Avrupa'nın neredeyse tamamında, yerel yöneticiler milli günlerinde geleneksel yerel kıyafetlerini giyer ve tarihi marş veya folklorik müzikleri eşliğinde etkinlikler yaparlar. Fakat bu onları 'Çağdışı, gerici ve yobaz yapmaz'
Ancak biz tarihimizi yaşatmaya çalışırsak hemen CHP ve avanesinin 'İrticacı, mürteci' yaftasıyla karşılaşırız.
Aslında mesele gayet sarih ve net!
CHP'nin tepki gösterdiği ritüellere ve olgulara bakıldığında hepsinde İslami motifler olduğunu görebilirsiniz.
Mesela başörtüsü!
CHP başörtüsüne karşı değil aslında. Misalen; Avrupalı kadınların 70'li yıllarda moda gereği başlarının üst kısmına bağladığı "Eşarp" a karşı değiller.
Ya da kendilerinin tabiriyle "Benim annemde eşarp takar" Diye anlattıkları ve başın sadece bir bölümünü kapatan "Avrupai" Eşarp stiline hiç karşı çıkmazlar.
Karşı çıktıkları şey, Yüce Rabbimizin Kur'an'ı Kerim'inde buyurduğu örtünme emrinin tarifine uygun örtünme şeklidir.
Kendilerince Türban olarak tanımlanan ve Allah'ın emrine uyan örtü biçimine karşılar.
Haydi bunu anladık da birader mehter ne alaka?
Babacığım işte asıl sorunda burada.
Çocukların seslendirdiği mehter marşında bile manevi esintiler hissediyorlar. Mehter marşı, Fatih Sultan Mehmed'i hatırlatıyor. Doğu Roma'yı tarihten silen Hazreti Fatih'in, Konstantiniyye'yi fethedip 'İslambol' yapışını, Ayasofya Camii'ni ve cihadı hatırlatıyor.
Beyinlerinde saniyenin milyonda biri kadar süre de tüm bunlar bir film şeridi gibi gözlerinde canlanıyor ve içlerinde ki din düşmanlığı neş'et ederek kendisini dışa vuruyor.
Şu sual ile bahsi sonlandırayım; Küçücük çocukların ecdadının kültür mirası olan mehter marşına tepki göstererek mabadını dönmek, minik çocuklara kendi ideolojisini dikte etmek değil midir?
Dün Milli Selamet Partisini, bugün AK Parti'yi "Dini siyasete alet etmekle" Suçlayan CHP'li yöneticiler, yaptıkları bu icraatla ideolojilerini siyasete alet etmiş olmadılar mı, hem de küçücük bebelerin önünde!...
Bir ayeti kerime ile nihayete erdirelim.
"Leküm dinüküm veliyedin"