Dün Şanlıurfa, bugün Kahramanmaraş...
Birkaç gün önce Şanlıurfa'da yaşanan okul saldırısı yürekleri ağızlara getirmişti. Yaralananlar oldu ancak can kaybının yaşanmaması tesellimiz olmuştu.
Henüz bu saldırının "Neden ve niçinlerini" Konuşuyorduk ki; Dün Kahramanmaraş'ta, 10 canımızın kaybına yol açan saldırıyla şok olduk!
Saldırıyı yapan katilin profili ve ailesinin toplumsal konumu konuyu çok tartışılır hale getirdi.
Bilgisayarında çıkan notta Nisan ayını işaret ederek "Kana bulanacak" Şeklinde bir yazının çıkması, tıpkı Şanlıurfa saldırısını düzenleyen kişinin sosyal medya sayfasında yayınladığı paylaşıma benziyordu.
O da, benzer ifadelerle "Kana bulayacağım" Türünden tehdit notu düşmüştü.
Notlar, her iki olayında önceden tasarlanarak kurgulandığı ve eyleme geçildiğini açıkça ortaya koyuyor.
Yaşananlar bununla, sınırlı değil elbette.
Özellikle sosyal medya üzerinden "Mossad-Fetö" Tandanslı binlerce hesabın piyasaya sürüldüğü ve korku yaymaya çalıştığı konuşuldu.
İçişleri Bakanlığı, 93 telegram ve bir o kadar sosyal medya hesabının kapatıldığını açıkladı.
Kahramanmaraş'ta, konuyla ilgili 3 başsavcı vekili ve 4 cumhuriyet savcısı ayrıca bir polis başmüfettişi ve bir içişleri başmüfettişi görevlendirildiği ve 38 kişinin gözaltına alındığı açıklandı.
Olay hem adli hem de sosyolojik açıdan inceleniyor.
Her iki saldırının birbirine benzerlik göstermesi birçok soru işaretini de beraberinde getirdi.
Sosyal medya veya Telegram üzerinden organize bir planlanma mı yapıldı?
Dün sosyal medya da konuşulan bir iddia önemli.
"kill teacher" Yani türkçesi 'Öğretmeni öldür' isimli bir oyundan bahsediliyor. İddiaya göre bu oyuna giren çocuklara görev veriliyor ve görevi almayanlar hedef gösterilmekle tehdit ediliyor.
Tabi bu bir iddia ve gerçekliği tartışılır ama siber güvenlik birimlerinin araştırması gerekir.
Çocukların psikolojisini etkileyen en önemli şeylerin başında gelen oyunlar, sosyal medya, tiktok gibi platformlar ve elbette dizi filmler.
Mafya ve ahlaksızlıkla dolu dizilerin bir an önce yayından kaldırılması RTÜK'ün görevi.
Defalarca yazdım bu konuları ancak ne RTÜK'ten ne de konuya muhatap kurumlardan bir açıklama bile gelmedi maalesef.
Okullarda güvenlik konusu bir konsept olarak ele alınmalıdır. Güvenlik görevlisinden, XRay cihazına kadar yeniden bir yapılanma oluşturulmalı.
Okul yanına polis noktaları kurulmalı ve öğretmenler çocukları gözlem altında tutmalıdır. Kahramanmaraş'ta ki olayın faili için öğretmeni her zaman yalnız takıldığını söylemiş.
Bu durumda failin ailesiyle iletişim kurulmalıydı ve psikolojik olarak takip edilmeliydi.
Konu sadece güvenlik ve müdahale cihetinden ele alınmamalıdır.
Asıl önemli olan 'Önleyici tedbirler' dir.
Hülasa, ülkemiz için beka meselesi olan çocuklarımızın eğitimi ve güvenliği en ince ayrıntısına kadar masaya yatırılarak çözüm üretilmelidir.
Özellikle silah taşımak, ruhsatlı bile olsa yasaklanmalı veya erişimi çok zorlaştırılmalıdır. Emniyet müdürü babanın evinde 5 adet silah bulundurmasının nasıl bir izahı olabilir ki?
Elbette sorular yığınla ve yapılması gerekenlerde öyle. Umarım millet ve devlet olarak bu elim olaylardan ders çıkartırız.
Kahramanmaraş'ta ki saldırıda yaşamını yitiren yavrularımıza rahmet, acılı ailelerine sabır diliyorum.
Şanlıurfa ve Maraş'ta ki saldırıda yaralanan canlarımıza acil şifa diliyorum.
Tekrar yaşamamak dileğiyle milletimize geçmiş olsun..