HÜRMÜZ’E VURULAN ÇİFT KİLİT
ABD ve İran arasındaki savaşta ateşkes ilan edilmesiyle ortalık daha da kızıştı. Bir tarafta İran, ülkesindeki zararın giderilmesi için savaş tazminatı talep ediyor. Ancak ABD, Pakistan’ın arabuluculuğunda bu tazminatı ödemeyi reddetti.
Savaş öncesinde Katar’da yer alan İran’ın kendi parası olan bankalarda donmuş hesapları tekrar aktif hale getirebileceklerini söylediler. Ancak bu para ile yalnızca insani ihtiyaçlarını karşılayabileceklerini belirtiyorlar. Olaylar da burada daha da karışıyor. Para zaten İran’ın kendi parası. İran’ın talep ettiği tazminat ise bu paradan hariç, doğal olarak.
Peki ABD kendi kaynaklarından bu parayı verir mi?
Savaşın ilk gününden itibaren ekonomik olarak boğuşan ABD’de bu bahsedilen miktar var mı, önce bunu sormak lazım. Ayrıca Trump’ın bunu kabul etmesi durumunda bile kendi için tamamen bir intihar demek. Trump’ın bu savaşa girmesi bile eleştirilirken bu parayı vermesi senato tarafından kesinlikle kabul edilemez bir durum.
Gelelim İran’a. Özellikle ateşkes sonrası boğazdan geçen gemilerden ekstra para talep etmesi haraçtan başka bir şey değil. Bunu sadece güvenlik maksatlı olduğunu söyleyerek bir kılıfa sokmaya çalışıyorlar.
Bazı gemilerin bu durumu kabul ederek ekstra para ile Hürmüz’ü geçtiğini biliyoruz. Hatta bu durumdan kaynaklı ABD boğazı abluka altına aldı.
İran güvenli geçiş için ekstra para talep ederken, ABD İran’a ekstra para verip geçen gemilere engel olmaya çalışıyor. Engelden kasıt bildiğiniz vurmak ile tehdit ediyorlar. Ablukayı geçmeniz için tek şart İran’ın herhangi bir limanına uğramamanız. Tabii bu ikili inatlaşmanın diğer devletlere nasıl bir yük olduğunu fark edebiliyoruz.
Hürmüz Boğazı’nı aşmak imkansızlaşıyor. Tabii bu durum herkes için aynı değil. Dün, Rich Starry isimli sahipleri Çinli olan gemi ve arkasında Elpis bu ablukayı elini kolunu sallayarak geçti. Abluka meselesinden sonra zaten Çin, "İran ile anlaşmamız var. İstediğimiz gibi geçeriz" tarzında bir açıklama yapmıştı. Elpis gemisinin ise yine Çin ile bağlantılı olduğu biliniyor. Yani anlayacağımız, Rich Starry ABD’nin blöfünü gördü ve ablukayı geçti.
ABD ise bu olayı izlemekle kaldı. Onlar da böyle bir durumun içerisinde, Çin’le gerilmek istemiyorlar.
Çin ise İran’a nükleer meselesini kapatırsa altyapı kaynakları da dahil olmak üzere birçok konuda destek olacağını söylüyor. Orta Doğu’da ABD prestiji sallanırken Çin güvenilir bir imaj çizmek için çabalıyor.
Peki biz ne durumdayız?
Bölgede mahsur kalan 14 gemimiz var. 3’ü orada bulunan gemi. Geriye kalan 11 gemi ise bekleyiş içerisinde. Şu ana kadar insani kriz bildirilmedi. Yine de bir endişe hakim.
Ablukayla alakalı bir sorunumuz olacağını düşünmüyorum. ABD, NATO müttefiki olan bizleri vurabilir mi? Çok zor. Diğer tarafta komşumuz olan İran, meselenin bizle alakası olmadığının farkında. İkili ilişkilerimizde bir sorun yok.
Ama bu, Hürmüz Boğazı’nı aşalım demek değil. Yerleştirilen mayınlar büyük bir engel. Kimse bizi fiili olarak vurmasa bile, boğazdan geçerken bir mayına denk gelebiliriz. Tabii bunun sonucunda "isteyerek olmadı" gibi yorumlar geleceğini hepimiz biliyoruz. Birçok Türk armatörün Ümit Burnu'ndan dolaşacağı söyleniyor.
Buraya güvenli bir geçiş için TCG Anadolu’yu göndermek mümkün mü?
Teorik olarak evet. Ama sonuçlarını hesap edersek, ortamı çok daha fazla gerebilir. Bunun yerine boğazdaki huzursuzluğun maliyetini çıkartmak daha mantıklı.
Hürmüz Boğazı çevresinde bir kaos hakim. Bizler de bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz.