Kılıçdaroğlu, Özel'e neden selam vermedi!
Dün günün konusu buydu.
Cindoruk'un cenaze törenine katılan CHP eski Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, törende bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i görmedi ya da görmezden gelerek pas geçti.
Özel'e selam vermeyen ve elini sıkmayan Kılıçdaroğlu, Özel'i gerçekten görmedi mi, yoksa görmek mi istemedi?
Konuya biraz geriden gelirsek; Sayın Kılıçdaroğlu ile Özel arasında yakın geçmişte yaşananları tekrar hatırlamak gerekir.
CHP Genel Başkanlığı döneminde, Özgür Özel'e tüm siyasi yolları açarak, kendisini Gurup Başkanvekili sıfatıyla kendisinden sonraki 2.adam pozisyonuna getiren Kılıçdaroğlu'nu, hırsızlık zanlısı eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu desteği ve marifetiyle koltuğundan eden Özgür Özel değil midir?
Kılıçdaroğlu cephesinden bakıldığında, İmamoğlu ile birlik olup, şaibeli kurultayda hile yaptığı iddiası hala mahkemelik değil mi?
Özgür Özel ve İmamoğlu ekibinin pavyonda delege pazarı kurarak delegeleri satın aldığı iddiası halen tartışılmıyor mu?
Kılıçdaroğlu'nun meşhur "Sırtımdaki hançerler" İfadesi o günlerde zaten herşeyi anlatıyordu.
Sırtından hançerleyenler isr belliydi.
İmamoğlu ekibinden troller olduğu iddia edilen bazı kişilerin, sosyal medya üzerinden Kılıçdaroğlu hakkında hakarete varan saygısızca paylaşımlar yaparak güya itibar suikasti yapmaya çalıştıkları vaki değil midir?
Yani sayın Kılıçdaroğlu ve sevenleri tarafından; Nereden bakarsan bak ihanet kokan bir süreç yaşandı.
CHP içinde ki koltuk davası halen devam ediyor. Hem de son hızla!
Dünkü selam vermeme konusuna gelirsek: Bir televizyon programında gazetecilerin hususa ilişkin sorusunu cevaplayan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, cenaze töreninin çok kalabalık olduğunu, ne kendisinin ne de Kılıçdaroğlu'nun Özgür Özel'i göremediklerini iddia etti. Peşinden de hemen "Ama" İle başlayan şu cümleyi kurdu: "CHP'nin geleneklerine göre eski genel başkanlarımıza her yerde saygı gösterilir. Biz görmedik "AMA" sayın Özel madem ki görmüş, kendisi gelip sayın Kılıçdaroğlu'nun elini sıkıp hal hatır sorabilirdi"
Diyerek, "Görmedik" İddiasını tartışılır hale getirdi.
Aslında konu gayet açık ve net; Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi, sayın Özel'e karşı büyük bir sitem ve öfke duyuyor ve bunda da gayet haklılar.
Zira, şaibeli kurultay da yaşandığı iddia edilenler ve sonrasında yaşananlar öyle yenilir yutulur şeyler değil.
Siyaseten kendi eliyle büyüttüğü kişiler tarafından sırtından hançerlendiğini ulu orta söyleyerek "Aslında herşeyin farkında olduğunu" İma eden Kılıçdaroğlu'nun, yaşadıklarına rağmen hiçbir tepki vermemesi insan fıtratına ters olmaz mı?
Dün, tv ekranından gazetecilerin sorularını cevaplayan sayın Gürsel Tekin'in sözleri hiç kimseyi tatmin etmedi ve inandırıcı gelmedi. Tekin'in bu şekilde konuşması elbette politik açıdan doğru bir hamledir ancak gerçeğin bu olmadığını CHP tabanı da, kamuoyu da gayet iyi bilmektedir.
Nasreddin hocaya, atfedilen bir hikaye ile nihayete erdirelim yazıyı: Hocayı sevenler ve hocanın büyük bir evliya olduğuna inanan bazı ilim erbapları hocayı ziyaret etmek için evine gelir.
Hoca onları karşılayıp içeri buyur eder.
Misafirleri odaya oturtan hoca müsaade isteyip ikram hazırlığı için yan odaya geçer.
Ziyarete gelen alimlerin dikkatini büyükçe bir taşın üzerine yerleştirilen soba çeker.
Nasreddin hoca sobayı neden yükseğe koymuş olabilir sorusu hakkında herbiri fikir üretmeye başlar.
Biri der ki "Isıyı yukardan aşağı yaymanın daha verimli olduğunu düşünmüştür"
Bir diğeri " Sağlık açısından sobayı yakarken fazla, eğilip belini incitmemek için yapmıştır."
Alimler tartışa dursun, hoca içeri girer.
Dayanamayıp hocaya sorarlar: "Hocam sobayı neden yükseğe kurdunuz, bunun hikmeti nedir? "
Hoca mütebessim cevap verir: "Boru yetmedi... "
Şimdi suali Sayın Kılıçdaroğlu'na soralım mı: "Sayın Genel Başkan, Özgür Özel'e neden selam vermediniz?"
Zihnimde sayın Kılıçdaroğlu'nun sesini duyar gibiyim: "Bunca hançerden sonra sen olsan selam verir miydin?"
Der miydi acaba?