Müzakerelerden sonuç çıkmadı!
Pakistan'ın, İslamabad şehrinde, Pakistan'ın arabulucuğunda gerçekleşen ABD-İran görüşmesinde taraflar bir sonuç çıkmadığını teyit etti.
Bu sürpriz olmadı. Zira her iki tarafında yüklü talepleri var ve her iki tarafta savaştan galip ayrıldığını düşünüyor.
ABD Başkan yardımcısı Vance, İran'ın, uranyum konusunda bir teminat vermediğini söyledi. Bu ABD'nin taleplerinden sadece birisiydi. Hürmüz'ün açılması en önemli başlıklardan birisiydi ABD için.
Bunun yanısıra İsrail'i tatmin etmek gibi bir handikapıda var ABD'nin.
İran, görüşmeye 10 maddelik taleple geldi. Anlaşılan o ki,; Ne ABD ne de İran bir esneklik göstermiyor.
Ancak; Bu esneklik göstermeyecek anlamına gelmiyor. Müzakerelerin tamamen bittiği ve diploması kapısının kapandığı anlamınada gelmıyor.
Birkaç günlük bir müzakere ile direkt sonuca gitmenin mümkün olmadığı zaten başından beri konuşuluyordu.
İran, kendi iç kamuoyunun baskısı altında müzakerelere geldi ve bir anda esneklik gösteremeyeceği konular var. Mesela tazminat konusu, Hürmüz'ün İran lehine bir statüye kavuşması konusu gibi.
Lübnan'ın ateşkese dahil edilmesi kırmızı çizgisi İran'ın.
Bundan sonra ne olacak?
ABD, bu savaşta önemli kayıplar yaşadı. Bu kayıpların en başında "Karizma ve itibar" Kaybı geliyor. İran'a tüm gücüyle, savaş gemileriyle ve İsrail'i de yanına alarak saldırmasına rağmen hiç bir başarı gösteremedi.
Rejimi değiştiremedi, İran'ın uranyumunu ele geçiremedi ve İran'ın savunma direncini kıramadı.
Trump'ın, İran'ı yok ettik dediği anlarda bile İran, körfez deki ABD üslerine ve İsrail'e füze yağdırıyordu.
ABD ve İsrail'in askeri kayıpları açıklanandan çok daha fazla. Bağımsız kaynaklardan gelen bilgilere göre binlerce ABD ve İsrail askeri öldü.
Şimdi ne olacak sorusunun cevabı çok kolay olmasa da; ABD'nin, kısa vadede yeniden İran'a saldırmasını beklemiyorum. Bu arayı bir nefes alma süreci olarak değerlendirecektir. Bununla birlikte 3 Kasım'da gerçekleşecek olan kongre seçimine, kendi hanesine bir zafer hikayesi yazarak "Barışı sağlayan muzaffer başkan" Sıfatıyla girmek isteyen Trump, İran'la anlaşmanın yollarını arayacaktır.
Netanyahu üzerinde baskı kurarak savaşı bitirmek isteyecektir.
İran ise mevcut iç kamuoyu baskısını zamana yayarak barış konusunda esneklik gösterecektir.
Yani aslında şu an ki durum diplomasi savaşının bir parçası ve henüz herşey bitmiş değil.
Dünya devletlerinin Trump üzerindeki baskısını da unutmamak gerekir. Zira Hürmüz üzerinden geçen enerji hattı küresel ekonominin işleyişi için hayati önem taşımaktadır.
Bekleyip göreceğiz.