CHP'nin vizyonu nedir?
Aslında bu soruyu "CHP'nin bir vizyonu var mı?"
Şeklinde sormak daha doğru olacaktı sanki.
Dünya savaş arenasına dönmüş, ortalık cayır cayır yanıyor. Hava da uçuşan füzeler sınır şehirlerimizden bile görünüyor ama CHP'ye ne gam!
Varsa, yoksa hırsızlık zanlısı İmamoğlu!
Allah aşkına, CHP Genel Başkanı Özel'in ağzından coğrafyamız da vuku bulan İran-ABD/İsrail savaşı hakkında aklı selim, rasyonel ve anamuhalefet liderine yakışır bir açıklama duyduk mu?
ABD ve İsrail'in başını çektiği küresel emperyalist çetenin, İslam coğrafyasına başlattığı ve belki de 3.Dünya savaşına evrilecek saldırılara karşı omurgalı bir duruşu simgeleyen beyanatı oldu mu acaba?
Elbette konuya ilişkin üç beş cümle kurdu ancak, tüm bu yaşananlara projeksiyon tutacak bir yaklaşımı var mı Özel'in ya da CHP yönetiminin?
Yok elbette!
Olamaz da!
Zira, CHP'nin gündeminde olan tek şey; Adı hırsızlık, rüşvet, irtikap ve benzeri suçlara karışan belediye başkanları!
Ve elbette İstanbul'un milyarlarca parasını rüşvet çarkında heba ettiği hatta bunun için çete kurduğu iddiasıyla, hakkında 4.500 sayfalık suç iddianamesi ve deliller bulunan İmamoğlu'nu aklamak peşinde CHP!
Sokakta birçok vatandaşla konuşuyorum.
İçlerinde sağcısı var solcusu var.
Dinlisi, dinsizi, her parti ve görüşten insanlarla sohbet ediyorum.
Özel'in, İmamoğlu aşkından CHP'liler bile rahatsızlıklarını dile getiriyor.
Hatta babadan CHP'li olduğunu söyleyen birisi aynen şunu söyledi: "Bu zor günlerde iyi ki bizim parti iktidarda değil. İyi ki Tayyip Erdoğan başımızda. Ülkeyi yöneten Erdoğan değil de, Özel veya bir CHP'li olsaydı direk savaşın içine atardı bizi. Ekmek bile bulamazdık"
Bu yazdıklarım ne abartı ne mübalağa ne de yalan!
CHP'li olduğunu söyleyen, bu partiye gönül veren kişiler bile Özgür Özel'in yönetiminden son derece rahatsızlık duyuyor.
CHP'nin vizyonsuzluğu sadece dış politikayla sınırlı değil.
İç politikaya ilişkin de bir sözü yok CHP'nin.
Ekonominin çokta iyi gitmediği bir dönemden geçtiğimiz malum. Bir anamuhalefet partisi için bundan daha uygun bir muhalefet zemini olamaz.
Ne ki; CHP'nin yapıcı bir eleştiriye dönüştürüp, bunu kullanabilecek bir potansiyeli dahi yok.
Ne ekonomiye dair ne de diğer ülke meselelerine dair alternatif bir programı veya gündem edebileceği bir yönetim modeli yok!
Kendisini tamamen İmamoğlu davasına hapsetmiş ve seçmeninide buna mecbur kılan köhne bir zihniyete dönüşen CHP için gelecek hiç umut vaad etmiyor.
Parti tabanını "Kim olursa olsun yeter ki biz kazanalım, Erdoğan'ı devirelim" Psikolojisiyle, kör bir Erdoğan düşmanlığıyla konsolide eden CHP için memleket meseleleri önem listesinin en sonunda yer alıyor.
Varsa bir plan o da şöyle işliyor: "İmamoğlu zaten aday olamayacak. Bari bunu bir mağduriyet olarak sunalım. Nasıl olsa tabanımız bunu yiyor. Özgür Özel, Cumhurbaşkanı adayı olsun, bu rüzgarla, seçimi kazanırsak Erdoğan'ı devirmenin safasını sürer keyfimize bakarız "
-Peki İmamoğlu ne olacak?
-Hele biz kazanalım ona da sonra bakarız!
Ekrem ise hapiste umutla bekleyor ki; CHP seçimi kazansında bir yolunu bulup kendisini hapisten çıkarsın..
Açık konuşalım ki, Özgür Özel'in, Ekrem İmamoğlu'nu kurtarmak gibi bir planı yok!
Olsa nasıl kurtaracak?
Hakkında o kadar suçlamalar, şahitler ve deliller var ki!
Masumiyet karinesi gereğince peşinen kimseyi suçlu ilan edemeyiz. Elbette İmamoğlu'da, hakkındaki suç isnadı hukuk önünde sabit görülünceye kadar masumdur.
Diyelim ki suç sabit görüldü ve ceza aldı.
Peki nasıl kurtaracak?
İmamoğlu için özel kanun mu çıkaracak?
Görünen gerçek şu ki; Özgür Özel, İmamoğlu için oluşturulan "Mağduriyet" Algısını kullanarak Cumhurbaşkanı olmanın peşinde.
Daha açık bir ifadeyle, İmamoğlu'nu kullanıyor!
Gayet basit cümlelerle, çocuğa anlatır gibi anlatıyorum ki, anlaşılsın. CHP'nin, gelecek vizyonu budur, sadece bu kadar!
"İktidara gelelim de memleketi ekonomik sıkıntılardan kurtaralım, kadın cinayetleri, uyuşturucuyla mücadele, iş güvenliği, siyasi etik ve sair konulara ilişkin çeşitli alternatifler üretelim" Türünden hiçbir düşünce üretmiyorlar, üretmeyecekler!
Hazine de binbir zahmetle biriktirilmiş dolar rezervi nasıl olsa bir müddet çarkı çevirmeye yeter. Sonrası tufan olmuş kimin umurunda...
CHP açısından sorun şu ki; Avuçlarını yalayacaklar!
Bu millet herşeyi görüyor ve biliyor artık.
Bu ülke için bir çivi bile çakmayanları da biliyor, Ülkenin dört bir yanını hizmetle donatanı da!
Ama tarihi bir gerçeği itiraf ederek hakkını da verelim CHP'nin:
İsmet İnönü yönetiminde CHP'nin:
iktidar olduğu dönemde vuku bulan deprem de evleri yıkılan her aile için 8 adet çivi gönderip, dönemin gazetesinde de haberi manşetten vermişlerdi.
Şaka gibi değil mi?
Ama gerçek...
Bir yanda, depremde evi yıkılan vatandaşlara 2 yıl da 500 bin konut teslim eden bir Erdoğan hakikati.
Öte yanda evi yıkılan halka 8 adet çivi gönderen bir CHP iktidarı...