Çürüyen Bir Nesil
Bugün uzun zamandır rahatsız olduğum bir konuyu ele almak istiyorum. Küreselleşen dünyanın dışarıdan baktığımızda en büyük yararlarından biri iletişimin bu kadar gelişmesi olmalı. Üretilen her türlü içerik saniyeler içerisinde dünyanın dört bir yanına dağılıyor. Düşünün ki izafiyet teorisi açıklayan bir belgesel çektiniz. Bunu Afrika’dan Asya’ya, oradan Avrupa’ya her kıtadan izleyebiliyoruz. Wi-Fi olmadığı yerde kablolu yayın kullanarak bunları yapabilirsiniz.
Evlerimizdeki iletişim araçlarını bir hazine olarak düşünebiliriz. Önceden bir bilgiyi edinmek için insanların yüzlerce kilometre yol gittiğini unutmazsak; tabii işin gittiğin yere varabildin mi, bilgiyi alan kişi öldü mü yaşıyor mu dertlerini saymazsak bugüne kıyasla bambaşka bir seviyedeyiz. Artık oturduğumuz yerde, telefonu elimize aldığımızda her türlü bilgiye ulaşmak mümkün. Hem de saniyeler içerisinde…
Böylesine bir dünyada bu kadar imkânı kendi emelleri uğruna kullanmaktan çekinmeyen birçok grup var. Üretmiş olduğu içeriklere yerleştirdikleri mesajla toplumu düşünce olarak yönetmenin farkında olan gruplardan söz ediyorum. Bu zaten bilinen bir gerçek. Bu iletişim kanalları özellikle İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra tamamen insanların algısını yönetecek şekilde tasarlanıyordu. En büyük örneklerinden biri Almanya’ydı. O dönem çektikleri filmlerde bile yapmış oldukları soykırımı insanların algısına olumlu bir durum olarak yerleştirdiler.
Günümüzde de durum çok farklı değil aslında. Netflix gibi yapımların özellikle kendi ürettikleri filmlere, dizilere bakacak olursak bir eşcinsellik veya ensest bir ilişki görmemeniz mümkün değil gibi. Bu insanlara bir tercih olarak gelebilir. "İsteyen izler, isteyen izlemez" diyebilirsiniz. Ama durum çocuklar için çok farklı. Bugün gelişimini henüz tamamlamamış bir bireyin algısını yönetmek kadar kolay bir şey yoktur. Bu filmlere konan bu sahnelerin tesadüf olduğunu mu düşünüyorsunuz? Artık tekrarı çekilen filmlere bile bu tarz sahneler yerleştiriyorlar. E filmin aslında böyle bir olayı yoktu. Kimsenin eşcinsellikle alakalı bir durumu yoktu. Düşünün adamlar aynı filmi sadece içerisine bu sapkınlığı yerleştirerek çekmişler. Bunun içerisinde yoktu, ekledik demekten başka bir şey değil.
Şu an erişimin bu kadar basit olduğu dönemde, özellikle artan bu yapımlar büyük bir gerçeğe hizmet ediyorlar. NORMALLEŞTİRİYORLAR…
Şimdi gelelim bunun tarih boyunca olduğuna. Haklısınız, bu dünde vardı. Binlerce sene önce de vardı. Ama normal bir durum değildi. Oysa şimdi izlediğimiz her filmde görmek mümkün. Filmin ya da dizinin tamamlayıcısı oldu. Bunu topluma tamamen yerleştirmek istiyorlar.
Çocuklar konusu gerçekten çok tehlikeli. Bugün bir çocuğun yıllar boyu bilinçaltına ne işlerseniz onu görürsünüz. İnsan beyni direkt telkinle yönetilebiliyorken çocuklar için durum çok daha vahim. Üzülerek söylüyorum ki çocukların izledikleri filmlere ne yerleştirirseniz onu görmeniz çok daha kolay.
Tabii bu işi "Netflix" diyerek kapatmamak lazım. Yerel kanallarımızda dönen dizi ve filmleri daha ne kadar görmezden geleceğiz? Çok değil bundan 12-13 sene önce bir ailenin sıcak bir çatı altında türlü zorlukların üzerinden beraber geldiği, yeri geldiğinde güldükleri, yeri geldiğinde beraber ağladıkları diziler vardı. Bir de günümüze bakalım. Şiddetin, küfrün, yasak ilişkinin olmadığı yapımları görmek oldukça zor. Bir de günümüzde dizi sektörü çok daha kolay bir hale geldi. Eğer bir dizi çektiyseniz, isim bulmakta zorlanmazsınız. "Yasak" kelimesini devam ettirin: Yasak İlişki, Yasak Meyve…
Bu yapımlarla beraber toplumu olduğundan çok daha farklı bir yere sürüklüyorlar. Maalesef gerçekler bunlar. Normal bir vatandaş neyin gerçek olup olmadığının her ne kadar farkında olsa da yetişen çocuklarımız için çok farklı bir gerçek var.
Eğer önlemimizi almazsak, yarın geleceğimiz noktada insanların şiddete eğilimleri, aile yapısının bozulması, çocuklardaki kimlik bunalımları çok daha fazla olacak. Bir an önce bilinçlenmeliyiz. Yoksa bir nesli çürüteceğiz.