Gönüllere fısıldayan adam "Celal Karatüre"

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bir ilahi, sadece bir ilahi! 
Yıllar önce söylenmiş ve hala mevlitlerde söylene gelen bilindik bir ilahi! 
Sözleri, birçok ilahiye benzeyen, mukaddes belde Kabe'yi güzelleyen ve yüce Allah'ı öven klasik, geleneksel cümleler ihtiva eden bir ilahi... 
Söyleniş notaları karmaşık değil, sade!
Onlarca enstrüman eşliğinde seslendirilen bir Mozart ya da Beethoven senfonisi değil. 
Özetle sade ve basit notalarla seslendirilen bir ilahi... 
Celal Karatüre isminde birisi bu ilahiyi söyleyinceye kadar böyleydi. 
Birdenbire Türkiye'nin gündemine oturan "Kabe'de hacılar hu der Allah" İlahisi bir anda 86 milyonun diline pelesenk oldu. 
Sosyal medya Celal Karatüre'nin okuduğu ilahi ile çalkalandı. Ulusal tv kanalları, gazeteler, hepsi haber yapmak için birbiriyle yarışıyor. 
Saat başı gündem değişen sosyal mecralarda, Kabe ilahisi günlerdir hala zirve de ki yerini koruyor. 
Ne oldu, nasıl oldu kimse anlayamıyor! 
Milyonluk orkestralarla şarkı yapan, bütçesi yine milyonlara ulaşan klipler çektiği halde en fazla bir gün gündemde kalabilen  sanatçılar şaşkın!
Nasıl şaşırmasınlar ki! 
Tüm orkestrası bir def ve bir kişilik korodan mütevellit Celal hoca, günlerdir gündemin en tepesinde. 
Seslendirdiği ilahi ilkokul Çocuklarından, yetmişlik amcalara kadar herkesin dilinde. 
Düne kadar Aleyna Tilki'nin şarkı müziğiyle çalan teneffüs zilinin yerini "Kabe'de hacılar hu der Allah" İlahisi aldı. 
Çocuğundan yaşlısına kadar herkes sosyal medya da bu ilahiyi söyleyip paylaşıyor. 
İlginç yanı ise, çok az takipçisi olan sıradan hesaplarda bile bu ilahi paylaşıldığında, takipçi sayısının yüzlerce katı beğeni alıyor. 
Böyle bir akım müzik tarihinde hiç görülmedi. 
Bugün sosyal medya da gördüm; ABD'li bir rap grubu Celal hocayı dinleyip coşuyordu. 
Bir musikişinas olarak açıkça söyleyebilirim ki: Bu olay, genel- geçer müzik kurallarının sosyolojisine aykırı birader! 
Adam milyonlarca para ödemiş bestekara şarkı yaptırmak için aylarca beklemiş. En ünlü aranjörle çalışmış, en iyi müzisyenlerle günlerce prova yapmış, günlerce stüdyoda kayıt için terlemiş. 
Yetmemiş, şarkıya klip çekmek için en ünlü mankenleri, dansçıları kiralamış. O da yetmemiş; Klibin çekimini üç beş farklı ülkede tamamlamış. 
Bir de bakıyorsun ki; Celal Karatüre adında birisi çıkmış, yanında bir def çalan, bir de nefesiyle eşlik eden kişiden oluşan iki kişilik orkestrasıyla ortalığı kasıp kavurmuş, dünya müzik listelerinde 9. Sıraya yükselmiş ve tüm dünyayı kendisinden söz ettirmiş! 
Senin milyonlar harcadığın klip kimsenin umurunda değil,çöp olmuş! 
Kimsin abi sen ya! 
Sen kimsin be kardeşim, bu nasıl olur?.. 
"Olur olur bal gibi olur" Şarkısı geldi aklıma.
Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in meşhur Sakarya Türküsü'nde dediği gibi "Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur, Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur"
Oluyor işte kardeşim. Senin seküler kafa yapınla bunu anlamanın kabili yok, anlayamazsın da! 
Her hadisenin geri planında rasyonalizm arayan, bilimsellik arayanların şah-mat olduğu yer tam da burasıdır aslında. Allah'ı inkar edenlerin en büyük yanılgısı "Bilmediğini bilmemesidir"
Her neyse biz konuya dönelim;
İlahi akımı öyle büyüdü ki, siyaset dünyasına bile sirayet etti. 
Sen neymişsin be Celal hocam! 
Muhalif bir siyasetçi, nasıl bir hazımsızlık yaşadıysa, okullarda çocukların seve isteye söylediği bu ilahiden rahatsız olduğunu açık seçik beyan etti. 
Öte yandan dindar ve milliyetçi parti mensupları bu akımı destekleyen açıklamalar yaptı. 
Peki tüm bu olanların bir açıklaması var mı? 
Yukarıda bahsettiğim sıradan bir ilahi neden bu kadar meşhur oldu, niye böylesine rağbet gördü? 
Celal hocanın sesinin çok özel bir ses olmasından mı? 
İlahinin sözlerinde bugüne kadar söylenmeyen kimsenin bilmediği gizemli bir kelime mi vardı? 
Ritmi ya da müziği mi çok farklıydı? 
Hayır! 
Söz konusu olan ses güzelliği ise, bu ülkeden ne sesler geldi geçti.
Nuri sesigüzel'ler, Seyfettin Sucu'lar, Celal Sesigüzel'ler ve bir İbrahim Tatlıses gerçeğimiz var hala! 
Celal Karatüre'nin sesi saydığım sanatçıların sesinden daha güzel ve özel değil. Kusura bakma ama bir Burhan Çaçan değilsin Celal hocam! 
Peki ne oldu? 
Aslında cevap çok basit: "Allah böyle olmasını istedi ve oldu! "
Allah cc, bu milletin ma'kus talihini ve batı(ıl)ya doğru kayan şirazesini değiştirip yörüngesini ait olduğu zemine oturtmak istediği için oldu. 
Yüz yıldan beridir kendi özünden, manevi değerlerinden kopartılan bu millete, tarihindeki şanlı duruşunu hatırlatıp, köklerine dönmesini istediği için oldu. 
Bu milletin arasına dinsizlik tohumu eken nifak zihniyetin maskesini düşürmek ve içlerindeki Allahsızlığı günyüzüne çıkartmak istedi ve oldu! 
Bir ilahi sanatçısının ve elbette "Allah"ı öven bir ilahinin insanların gönlünü fethetmesini hazmedemeyen münafık ruhlar, Celal Karatüre üzerinden hemen itibarsızlaştırma kampanyası başlattı. 
Neymiş; Efendim Celal hoca reklam yaparak para kazanıyormuş! 
Ne olmuş kazanıyorsa! 
Sahnede, vücudunun en mahrem yerlerini teşhir ederek milyonları götürenleri alkışlayan zibidi zihniyetin hastalıklı ruhları birdenbire müslüman kesilip soruyor; "Caiz midir? "
-Caiz ulan caiz! 
Her kuruşu helal! 
On saniyelik televizyon reklamı için milyonları kazanan beş kuruşluk sanatçıların kazancı caiz oluyor ama Celal hocanın ilahi söyleyerek kazandığı para caiz değil öyle mi? 
Hem sana ne oğlum! 
Ramazan gelir oruç tutmazsın! 
Müezzin günde beş kez Cami'ye çağırır gitmezsin! 
Baban ölür cenaze namazını bile konu komşuya kıldırıp sen geriden bakarsın! 
Allah'ın şeriatına kem laf edip islamı gericilik diye yaftalarsın! 
Sonra kalkıp "Caiz mi" Diyerek kuş beyninle güya dindar insanları ajite edersin. Hadi başka kapıya, bunu kimse yemez! 
Celal Karatüre'nin bir ilahi ile gönüllere girmesinin en büyük sebeplerinden biriside şüphesiz samimiyetidir. 
Sempatik tavrı, tevazusu ve Allah'ın muradı kesişince işte ortaya böyle bir resim çıktı. 
Hülasa; Yüce Allah cc, Türk milletini yeniden İslamın sancaktarlığına, izzetli günlerine döndürmeyi murad etti. 
Yeni bir doğuma sancılanan insanlığı, içine düştüğü karanlıklardan, masum çocukları "Epstein" Sapıklarından, Gazze'li masumları Yahudilerin zulmünden kurtarmayı murad etti. 
Zalimlere ve zulme son vermeyi murad etti yüce yaradan. 
Tıpkı tarihte olduğu gibi, bugün de, bu asil vazifeyi Türk milletine bahşetti. 
Kokuşmuş batının karanlık dehlizlerinde kaybolan insanlığın güneşi elbette İslamın nuruyla aydınlanacaktır. İşte bu nuru oraya taşımaya şanlı Türk milletini memur eyledi yüce mevla. 
Bir kıvılcım gerekiyordu. Küllenmiş ateşi birisinin harlaması gerekiyordu. 
İşte bu kıvılcımıda Sevgili Celal Karatüre'ye nasip etti yüce Allah cc... 
Yüreğine, diline sağlık Celal Karatüre. Sen ne güzel bir adamsın ve ne mutlu sana ki; Allah cc, bir milletin uykudan uyandırılmasını sana nasip etti. Tarihin akışını değiştirecek ateşi yakmayı sana kısmet eyledi. 
Tarih seni büyük ve altın harflerle yazacak kardeşim. 
Şunu bil ki; Sen sadece bir ilahi söylemedin, Allah'ın yüce ismini uyuyan gönüllere fısıldadın...

"Savaşta onları siz öldürmediniz, onları Allah öldürdü; (oku) attığında da sen atmadın, Allah attı; bunu da müminlere kendinden güzel bir lütufta bulunmuş olmak için yaptı. Allah her şeyi işitmekte, her şeyi bilmektedir."
(Enfal Suresi 17-18)