TRUMP’TAN BİRLEŞMİŞ MİLLETLERE BİR ALTERNATİF ‘BOARD OF PEACE’

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

 Amerika Birleşik Devletleri 1789 yılından günümüze kadar 45 farklı başkan gördü. Anayasalarına göre seçilen başkanın en fazla görev yapacağı süre 2 seçim süresidir. Bu sadece dünyanın savaş hazırlığı yaptığı senelerde, yani 1933’ten savaşın bittiği tarih olan 1946 yılına kadar olan sürede uyulmayan bir kuraldı. O dönem Franklin D. Roosevelt 4 kez seçilerek 12 yıl boyunca başkanlık koltuğuna oturmuştu. O tarihten önce ya da sonra bu kuralın esnetildiği bir an olmadı. Bu da günümüze dönecek olursak Donald Trump 2. dönemiyle son dönemini yaşıyor diyebiliriz.

 Şöyle bir gerçek var ki ABD tarihine damga vuran bir başkan oldu Trump. Bu zamana kadar çıkışlarıyla, izlediği siyasetle bütün dünyadaki normları yerinden sarsmayı deniyor. Uluslararası gündemde kendisinden çok fazla söz ettiren Trump, daha yakın zamanda Grönland’a fiyat biçmişti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile o meşhur konuşması yine akıllardan çıkmayacak anlardı.

 Bu son haftalarda ise yeni bir kuruluştan söz ediyor: Board of Peace…

Peki nedir bu kuruluş? Ne işe yarar?

 Donald Trump’a göre Gazze’deki savaşı sonlandırmak için kuruldu. Bölgenin yeniden inşası ve küresel barışı sağlamak için çalışmalar yapılacağı söyleniyor.

 Tabii doğal olarak akla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ne işe yaradığı sorusu geliyor. Normalde bu, BMGK’nın işiydi. Son zamanlarda Trump’ın BMGK’yi eleştirdiğini fark etmiş olmalıyız. Bunun başlıca sebebi aralarındaki uyuşmazlık. Trump’ın yapısal olarak Amerika Birleşik Devletleri başkanlık koltuğunda oturup aldığı kararları onaya sunması mantıksız geliyor. Doğal olarak gücünü paylaşmak da istemiyor. Diğer tarafta ise Birleşmiş Milletlerin bütün devletlerin üzerinde kurum olması gerekir. Eğer bunu devletlerin egemenlik haklarını kısıtlıyor düşüncesindeyseniz, egemenlik haklarından ne anladığınızı tekrar gözden geçirin.

 Devletlerin birbirleriyle girdiği güç mücadelesinde bir denetim mekanizması olması için böyle kurumların var olması şarttır. Örnek olarak Kosova’da BM aktif olarak görev yapar. Bu da Kosova’daki ortamın güvenliği için gereklidir. Yine İsrail-Lübnan hattında, Golan Tepeleri’nde denetleme yapar. Ne kadar başarılı derseniz tartışılır. Ancak orada bulunması, bulunmaması ihtimalinden çok daha doğru bir harekettir. Böyle durumlarda devletler haksız yere bir işgal girişiminden kaçınırlar. BM’yi karşılarına almak istemezler.

 Trump ise bu durumu egemenlik haklarının ihlali olarak görüyor. Güçlü bir devletseniz bu şekilde bakmanız gayet doğal, ancak doğru değil. Ticari geçmişinden dolayı olaylara fayda/maliyet ekseninden bakan Trump, paranın söz sahibi olmakta zorlandığı böyle kurumlardan uzak durmaya çalışıyor.

 Bu meselelerden dolayı ocak ayının sonunda Board of Peace’i duyurdu. Bu kuruluşa Türkiye, Mısır, Katar, Suudi Arabistan, İsrail, Ermenistan, Azerbaycan, Endonezya gibi ülkeler üye oldu. Bu hafta ilk toplantısı yapılacak. Netanyahu’nun toplantıya katılması beklenmiyor.

 Trump yaptığı açıklamalarda üye ülkelerin 5 milyar doların üzerinde taahhütte bulunduğunu söylemişti. Bu para Gazze’nin yeniden inşası için gereken paranın çok az bir bölümü.

 Kurulun tüzüğüne göre Donald Trump’ın yetkisi ve kontrolü çok fazla. Bir bakıma kendine iyi yer hazırlamış. İcra kurulu da ayrı bir şekilde dikkat çekiyor: Jared Kushner (Trump’ın damadı), Tony Blair (Eski İngiltere Başbakanı), Marco Rubio (ABD Dışişleri Bakanı), Ajay Banga (Dünya Bankası Başkanı), Nickolay Mladenov (Gazze Yüksek Temsilcisi).

 İşin özeti Donald Trump, geçmişindeki iş adamı rolüyle parasını vererek iş yapabileceğiniz, kendisinin daha rahat olduğu, içerisinde Rusya ve Çin’in veto yetkisinin bulunmadığı bir kurul oluşturdu. Bu mesele sadece Gazze için değil, Birleşmiş Milletlere bir rakip olarak görülmesi daha doğru olur.