ABD’nin İran Dış Politikası
Dünyada geçen zamanla beraber çok fazla şey değişiyor. Özellikle yakın coğrafyamızdan kimler geldi, kimler geçti… Cemal Abdünnasır, Muammer Kaddafi, Saddam Hüseyin gibi birçok isim sayabiliriz. Bu isimler için iyi ya da kötü diye bir yorum yapmaktansa, her birinin ülkesinde yönetimde bir erk olduğunu bilmek yeterli. Sadece çok ufak bir ekleme yapmak lazım; bu isimlerin hiçbiri yataklarında ölmediler. Son yıllarda da Suriye’nin yönetiminde Hafız Esad’ın oğlu Beşar Esad vardı. Uzun bir süredir Suriye iç savaşında bir güç olmaya çalışıyordu. O da bu sürece yenik düşerek çekildi. Anlayacağınız, bu coğrafyada bir güç olmak dünyanın en zor işlerinden biri.
Şimdi gelelim İran’a. İran, normal şartlarda içerisinde ne kadar kriz olursa olsun bir güçtü. Dikkat edin, ne zaman Rusya-Ukrayna savaşı patlak verdi, o zamandan sonra İran’da işler daha kötüye gitmeye başladı. ABD Başkanı Donald Trump, Grönland meselesinden önce Vladimir Putin’le gayet iyiydi. Bu durum İran’a çok pahalıya mal oldu. İsrail’in bölge üzerinde elinde büyük bir kozu olmuştu. Bunu İran’ın Genelkurmay Başkanı’nı öldürerek gösterdi. Nükleer program sahibi denilen İran ise beklenilen tepkiyi verememişti.
ABD, görünen o ki İran’da bir değişim hedefliyor. Bunun için önceki senelerde olduğu gibi “demokrasi getiriyoruz” diyerek ekonomik iflasın eşiğine gelmektense, diplomatik yollar ve arka planda birkaç oyun kurmayı deniyor. İran’da başlayan bu protestolara destek veren Donald Trump, ülke normale dönene kadar İran’daki yetkililerle görüşmeyi askıya almıştı. İran’daki meşrutiyeti sorgulamıştı.
Hatta söz konusu Donald Trump iken olaylar daha da ilginçleşebiliyor. Geçtiğimiz günlerde İran’ın kendisine bir suikast girişiminde bulunması durumunda “çok sert talimatlar verdiğini” söyledi.
Bu süreçte bir askerî hazırlıkta olduğu söyleniyor. Ancak maksat göz korkutmak mı, orasını tahmin edemiyorum. Sadece bölgede yeterince örgüt var.
Tabii bu süreçleri daha öncesinde yaşayan Amerikan halkının büyük bir çoğunluğu desteklemiyor. Önceden Afganistan’dan dönen Amerikalıların beraberlerinde psikolojik sıkıntılarla döndükleri büyük bir gerçek. Düşünün, gittiğiniz yer size ait bir yer değil, sınır hattınız değil… Amerikalılar bu süreçte askerî teması oldukça yanlış buluyorlar.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki bir değişimin yüksek ihtimalle İran’ı dış politikada savunmasız bırakacağının farkında. Kendisinin de seçimlere girerken İran üzerinde bir başarısı olduğu durumda bunun artı oy olacağını çok iyi biliyor.