Öğretmen ve Hocayı öldürsek mi?
Türkiyenin kuruluş süreci, kuruluşu ve devamındaki politik-idari tarihin meydana getirdiği mühim meselelerden biri aidiyetsizlik oldu. Öyle bir manzara ile karşı karşıyayız ki; hem siyasi, hem sınıfi hem ırki, hem dini, hem itikadi bölünmeler ile katman katman dağılmalar, ayrışmalar ve adavetler (düşmanlığın bir cinsi) ile üç boyutlu bir kırılma yaşanmakta. Bu kırılmaların derinleşmemesi ve yıkıcı etkiler doğurmaması devletin hakla teması ve temsilcisi olan memurların liyakat, dirayet, vazifeye ehliyetinin sürekli – kesintisiz takibi ile mümkün
Devlet organizmasının halka dokunduğu en geniş üç alan var; Diyanet, Milli Eğitim ve Emniyet kolluk güçleri.
Bu üç alandan ilk ikisi hemen hemen her an yakın temas halidir. Diyanet, cami görevlileri ile halkın her kesimi ile organik diyebileceğimiz bir münasebeti var. Diyanetin verilerine göre 2024 itibariyle 90.038 adet cami, 143.133 personel var. Milli Eğitim ise özellikle okul çağındaki çocuklar ve velileri ile olan münesebeti hayatı şekillendirecek kadar içtimai(sosyal) ve nefsi-birebir bir münasebet. Her bir çocuk cebren Milli Eğitim tezgahından geçiyor ve geçmek zorunda. Milli Eğitim resmi rakamlarına göre 59.336’sı resmi, 14.700’ü özel ve 4’ü açık öğretim olmak üzere 74.040 okul, 753.571 derslik var. Bu okullarda görevli 1.187.409 öğretmen görev alıyor.
Devleti abad eden de berbad eden de memurudur.
Sivil havacılık dünya standartlarında tanzim edilir. Dünyanın kollektif aklı sivil-ticari uçuş yapan pilotu; tüm bilgilerini kontrol, yeni gelişmeleri ekleme, psikolojik&fizyolojik selametin muayenesi için, 6 ayda bir simülasyona alır. Bir uçağı kullanan pilot hem ruhen hem bedenen hem mesleki yeterlilik cihetlerinden rüştünü her 6 ayda bir ispatla mükelleftir. Meslek hayatı boyunca sürekli bir eğitim ve sürekli teste tabi olmak zorundadır. Ancak bu şeklide uçuş güvenliği sağlanabilir.
Şimdi gelelim meselemize…MEB camiasını duayenleri ile uzunca sohbet ettim; maalesef bir kere öğretmenliğe alınan ve bu görevi icra eden kişi emekli olana kadar ne mesleki, ne fiziki ne de psikolojik bir re-teste tabi olmuyor. Koca bir millet bir uçak kadar kıymetli değil mi?
Milli Eğitim bu hazin halde iken Diyanet ne durumda? Tahmin edeceğiniz gibi, burada da kapağı atan ömrü boyunca hiçbir sistematik kontrole tabi olmuyor. Ne itikadı ne psikolojisi ne kıraatı ne.. ne.. ne… Bir milletin iman selameti bir uçak kadar değerli mi değil mi?
Okullarda o kapalı sınıflarda o körpecik evlatların, gençlerin terk edildikleri, yıllardır haklarında en ufak bir bilgi sahibi olmadığımız milyonu aşkın öğretmenler. Kim bu insanlar? Branşları hakkında ne kadar yeterliler? En son hangi kitabı okudular? Öfke kontrolleri ne düzeyde? Pedogojik bilgileri ne seviyede? Zamanın hükmüne ne kadar vakıflar? Devletin hedef ve amaçlarını ne kadar biliyorlar ve buna ne kadar katkı sunuyorlar? Kriminal kimlikleri ve milli duyarlılıkları nedir? Elbette bu soruların muhatabı Maarif Vezaretinin bizzat kendisidir.
Ya Doksanbin camide halkla yüzü yüze olan hocalar müezzinler.. 1500 yıllık islam tarihinin medrese, kuran kursu vs. tedrisatı ile gelinen genel durum herkesin malumu. İslamın dünyadaki temsili de herkesin malumu. Peki bu 143.133 personel hangi periyodik eğitimden geçiyor? Ne anlatacak, nasıl anlatacak, pedegojik bilgi talebi nasıl karşılanıyor, gayret ve ciddiyeti nasıl ölçülüyor, itikadı nedir, inancı ve imanı, camide nasıl bir faide üretiyor, katma değeri ne düzeyde, moral ve motivasyonu… sayın Diyanet bu suallerde sizi alakadar etmekte.
Burada bir izah ve şerh koyalım; elbette hem diyanette hem de Maarif vekaletinde (Milli Eğitimde) hizmet içi kurslar ve amirlerin kontrollü var. Bizim burada aradığımız re-testtir; meslekte devam eden memurun bilişsel, duyusal ve psikolojik yeterliliğinin en az yılda bir kere test edilmesidir. Her alanda sınırlarının kontrol edilmesi ve yeterli olmayanların bu yeterliliğe gelinceye kadar meslekten men edilmesidir. Öyle acıklı hikayeler var ki herkes etrafında nicelerini duyuyordur. Peki alınan önlem ne? Yer değişikliği… “biz yeteri kadar bundan çektik, şimdi başkası çeksin”..
Lütfen iki güzide müessesemize tavsiyemiz, sivil havalıkta pilotların meslek içi re-testlerinin incelenerek kendi yapılarına uyarlayıp hiç olmazsa sene bir kere tüm öğretmen, hoca ve orta-alt idarecilerin re-testten geçirilmesi.
Polis buraya sığmaz. O başka bir mecra. Polis -emniyet- adalet yüreği yakıp kavuran bir mesele. İnşallah başka bir yazıda yazmak nasip olur.
Çalkanmakta olan dünyada güzel vatanımızın dehşetli fırtınalardan korunması için klişe tavsiyemizi hatırlatalım; TL altın değere konverbilite edilmeden, Anadolu şehirleşmesi olan müstakil ev tarzı konutlaşma ile herkes kendi evini kendi inşa etmeden ve müteahhitlerin konut yapması yasaklanmadan dünya liginde hatrı sayılır bir yer tutulamaz. Değişim aracı olan Para altına sabitlenerek güvene kavuşmadan, hane halkı aidiyet duygusunu kazanacağı müstakil evine kavuşmadan huzur tesis edilemez.