Ortadoğu’da tansiyon yeniden yükseliyor. ABD Eski Başkanı Donald Trump, İran’da devam eden kitlesel protestolara ilişkin yaptığı sert açıklamalarla dünya kamuoyunun gündemine oturdu. Trump, “Eğer protestoculara ateş açılırsa, İran’ı çok sert vuracağız” diyerek, açık bir uyarıda bulundu. Giderek büyüyen eylemler, bir süredir sokakları yangın yerine çevirirken, Washington yönetiminden gelen bu tehdit dolu çıkış, uluslararası krizi daha da tırmandırma ihtimali taşıyor.
Trump’tan İran rejimine net mesaj: “Bedelini ağır öderler”
“The Hugh Hewitt Show” adlı radyo programına katılan Donald Trump, İran’daki protestolar ve olası gelişmeler hakkında dikkat çekici ifadeler kullandı. Gösterilerin büyüklüğüne vurgu yapan Trump, kalabalıklar içinde izdiham yaşandığını ve ciddi can kayıpları olabileceğini belirtti. Özellikle göstericilere karşı silahlı müdahale yapılması halinde, ABD’nin sessiz kalmayacağını açıkça dile getirdi.
“İran, geçmişte olduğu gibi ayaklanmaları bastırmak için şiddete başvurursa, çok sert yanıt veririz. Bu kez karşılıkları ağır olur” diyen Trump, Washington’un tavrının net olduğunu ifade etti.
İran sokaklarında öfke büyüyor: Protestolar 12. gününde
Tahran Kapalı Çarşı’da 28 Aralık’ta başlayan gösteriler, İran genelinde büyüyerek devam ediyor. Ülke ekonomisindeki çöküş, yerel para biriminin değer kaybı, işsizlik ve siyasi baskılar halkı sokağa dökmüş durumda. Esnaftan üniversite öğrencilerine kadar toplumun farklı kesimlerini kapsayan eylemler, 12 gündür kesintisiz sürüyor.
Yetkililer, protestolar sırasında 42 kişinin hayatını kaybettiğini, yüzlerce göstericinin yaralandığını ve 500'den fazla polisin çatışmalarda zarar gördüğünü duyurdu. Tahran yönetimi ise “müdahalede kararlı” bir tutum sergileyerek, “sokakları boşaltmayanlara müsamaha gösterilmeyecek” mesajı veriyor.
Trump: “İran halkına destek veririz, bastırılırlarsa biz devreye gireriz”
Trump’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur ise, İran halkına açık destek mesajı oldu. Eski Başkan, “Eğer rejim protestoculara ateş açarsa, ABD İran halkının yanında olur ve yardım eder” ifadelerini kullanarak, Batı’nın bu süreçte aktif bir rol oynayabileceğini ima etti.
Bu çıkış, İran’ın iç işlerine müdahale tartışmalarını da beraberinde getirirken, Trump yönetiminin daha önce de benzer durumlarda sert dış politik hamleler yaptığı biliniyor. Özellikle 2020’de İranlı general Kasım Süleymani’nin öldürülmesi sonrası yaşanan kriz hâlâ hafızalarda.
İran yönetimi geri adım atmıyor: “Protestolar bastırılacak”
İran Devrim Muhafızları Ordusu, 5 Ocak’ta yaptığı açıklamada protestolarla ilgili net bir tavır sergileyerek, “Bu eylemler devlet otoritesine karşıdır ve gerekli müdahale yapılacaktır” dedi. Göstericilere karşı sert tedbirler alınacağını duyuran ordu yetkilileri, ülkede kaosa izin verilmeyeceğini vurguladı.
Ancak tüm baskılara rağmen halkın sokaktan çekilmemesi, ülkenin kritik bir eşiğe yaklaştığını gösteriyor. Üstelik Batı dünyasının tepkisi, bu iç karışıklığın dış müdahaleye dönüşme riskini beraberinde getiriyor.
Bölgesel kriz büyüyor mu? İsrail ve ABD'den art arda açıklamalar
Sadece ABD değil, İsrail’den de benzer yönde açıklamalar gelmeye devam ediyor. Tel Aviv yönetimi, İran’ın “bölgesel tehdit” oluşturduğunu savunarak, gerekirse müdahale edileceğini bildiriyor. Bu açıklamalar, İran’daki olayların sadece iç politika krizi değil, uluslararası bir gerilimin tetikleyicisi olabileceği yönünde yorumlanıyor.
Özellikle Ortadoğu’daki güç dengelerinin yeniden şekillendiği bu dönemde, İran’da çıkabilecek bir iç savaş ya da büyük çaplı müdahale, dünya genelinde yeni bir krizin başlangıcı olabilir.