Yenidevir Gazetesi Gündem Trump neden Grönland’ı istiyor? ABD’nin Grönland planının arkasında ne var?

Trump neden Grönland’ı istiyor? ABD’nin Grönland planının arkasında ne var?

ABD Başkanı Donald Trump, bir kez daha yaptığı çıkışla uluslararası gündemin merkezine oturdu. Florida’dan Washington’a dönüşü sırasında uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, Grönland’ın ABD için vazgeçilmez olduğunu savundu. Rusya ve Çin’in bölgedeki varlığını gerekçe gösteren Trump’ın sözleri, Danimarka ve Grönland yönetimlerinden sert tepkiler almasına neden oldu.

3 Dakika
Okunma Süresi

ABD Başkanı Donald Trump, bir kez daha yaptığı çıkışla uluslararası gündemin merkezine oturdu. Florida’dan Washington’a dönüşü sırasında uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, Grönland’ın ABD için vazgeçilmez olduğunu savundu. Rusya ve Çin’in bölgedeki varlığını gerekçe gösteren Trump’ın sözleri, Danimarka ve Grönland yönetimlerinden sert tepkiler almasına neden oldu.

Trump’ın “Ulusal güvenliğimiz için Grönland’a ihtiyacımız var” ifadesi, sadece diplomatik bir açıklama olarak kalmadı; Avrupa’da egemenlik, saygı ve müttefiklik tartışmalarını da beraberinde getirdi. Açıklamanın ardından Kopenhag ve Nuuk’tan art arda sert mesajlar geldi.

Trump’tan dikkat çeken iddia: “Grönland Rus ve Çin gemileriyle çevrili”

ABD Başkanı, Grönland’ın jeopolitik açıdan son derece kritik bir noktada bulunduğunu vurguladı. Trump’a göre ada, şu anda Rusya ve Çin’in askeri ve ticari hamleleriyle çevrelenmiş durumda. Bu durumun sadece ABD için değil, Batı dünyası için de bir tehdit oluşturduğunu savundu.

Trump, Danimarka’nın Grönland üzerindeki kontrolünün yeterli olmadığını ima ederek, ABD’nin bu boşluğu doldurması gerektiğini öne sürdü. Açıklamaları, “ABD Grönland’a askeri ya da siyasi müdahaleye mi hazırlanıyor?” sorularını beraberinde getirdi.

Avrupa Birliği’ni de işin içine kattı: “Onların da buna ihtiyacı var”

Trump, Grönland konusunu yalnızca ABD merkezli bir güvenlik meselesi olarak sunmakla yetinmedi. Açıklamalarında Avrupa Birliği’ni de gerekçe gösterdi. ABD’nin Grönland üzerindeki olası kontrolünün, AB’nin güvenliği açısından da fayda sağlayacağını savundu.

Bu çıkış, özellikle Avrupa başkentlerinde “ABD bizim adımıza mı konuşuyor?” sorularını gündeme taşıdı. Trump’ın AB’yi bu şekilde sürece dahil etmesi, müttefikler arası gerilimi daha da artırdı.

Danimarka’dan net mesaj: “İlhak söylemi kabul edilemez”

Trump’ın sözlerine en sert yanıt, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen’den geldi. Frederiksen, Grönland’ın Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölge olduğunu hatırlatarak, ABD’nin böyle bir talepte bulunmasının hukuki ve siyasi olarak imkânsız olduğunu vurguladı.

Başbakan Frederiksen, Trump’ın söylemlerini açık bir dille eleştirerek, “ABD’nin Danimarka Krallığı’na bağlı herhangi bir bölgeyi ilhak etme gibi bir hakkı yoktur” dedi. Ayrıca Washington’a çağrıda bulunarak, müttefikler arasındaki bu tür tehditkâr açıklamaların son bulması gerektiğini ifade etti.

Grönland Başbakanı’ndan sert tepki: “Yanlış ve saygısız”

Tepkiler yalnızca Danimarka ile sınırlı kalmadı. Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen de Trump’ın sözlerine sert bir yanıt verdi. Nielsen, ABD Başkanı’nın Grönland’ı Venezuela gibi askeri müdahalelerle anılan ülkelerle aynı cümlede kullanmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Grönland Başbakanı’na göre bu açıklamalar, gerçeklikten uzak olduğu kadar saygı sınırlarını da aşıyor. Nielsen, Grönland halkının geleceğiyle ilgili kararların yalnızca Grönlandlılara ait olduğunu vurguladı.

Grönland neden bu kadar önemli? Büyük güçlerin yeni satranç tahtası

Son yıllarda Arktik bölgesi, küresel güç mücadelesinin en kritik alanlarından biri haline geldi. İklim değişikliğiyle birlikte buzulların erimesi, yeni ticaret yollarını ve yer altı kaynaklarını daha erişilebilir kılıyor. Grönland ise bu denklemin tam merkezinde yer alıyor.

ABD, Rusya ve Çin’in bölgede artan askeri ve ekonomik faaliyetleri, Grönland’ı 21. yüzyılın stratejik anahtar noktalarından biri haline getirmiş durumda. Trump’ın çıkışı da bu büyük güç rekabetinin açık bir yansıması olarak okunuyor.