Yenidevir Gazetesi Gündem Gölbaşı’nda Akraba Ataması Krizi! Başkan Yeğenini Makam Odasına Taşıdı, Liyakat Tartışmaları Alevlendi

Gölbaşı’nda Akraba Ataması Krizi! Başkan Yeğenini Makam Odasına Taşıdı, Liyakat Tartışmaları Alevlendi

Ankara’nın gözde ilçelerinden Gölbaşı’nda, siyaset kulisleri bir atamayla karıştı. Belediye Başkanı Yakup Odabaşı'nın, öz yeğeni Adnan Odabaşı’nı Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İstisnai kadro üzerinden yapılan bu atama, “akraba kayırmacılığı”, “liyakat dışı atamalar” ve “kamu etiği” başlıklarını bir kez daha gündemin zirvesine taşıdı. Peki, bu atama yasal mı? Halk ne düşünüyor? Siyaset ne diyor?

3 Dakika
Okunma Süresi

Ankara’nın gözde ilçelerinden Gölbaşı’nda, siyaset kulisleri bir atamayla karıştı. Belediye Başkanı Yakup Odabaşı'nın, öz yeğeni Adnan Odabaşı’nı Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İstisnai kadro üzerinden yapılan bu atama, “akraba kayırmacılığı”, “liyakat dışı atamalar” ve “kamu etiği” başlıklarını bir kez daha gündemin zirvesine taşıdı. Peki, bu atama yasal mı? Halk ne düşünüyor? Siyaset ne diyor?

Yeğen ataması sosyal medyayı ayağa kaldırdı: “Liyakat fışkırıyor her yerinizden!”

Yakup Odabaşı’nın yeğenini belediyenin en kritik birimlerinden biri olan Özel Kalem Müdürlüğü’ne ataması, kamuoyunda adeta infial yarattı. Sosyal medyada binlerce kişi bu hamleyi eleştirirken, en çok paylaşılan yorumlar arasında “Kimsede ‘dur’ diyen yok mu?”, “Artık saklama gereği bile duymuyorlar” gibi cümleler öne çıktı. Özellikle kullanıcıların ironik dille yazdığı “Liyakat fışkırıyor” yorumları dikkat çekti.

Bu tür paylaşımlar, sadece tepkilerin boyutunu değil, halkın sisteme olan güveninde ne derece kırılma yaşandığını da gözler önüne serdi.

İstisnai kadro üzerinden memuriyet: Yasal boşluk mu, fırsat kapısı mı?

Adnan Odabaşı'nın atanma biçimi, kamu personel sisteminin çok tartışılan başlıklarından biri olan “istisnai kadro” üzerinden gerçekleşti. Bu kadrolar, sınavsız olarak atanma hakkı tanırken; genellikle siyasi tercihlere ve üst düzey yönetici inisiyatifine dayanıyor. Ancak bu yöntemin, özellikle akraba ilişkileri ve siyasi bağlantılarla kullanılması, kamu vicdanında ciddi rahatsızlık yaratıyor.

Uzmanlara göre, bu tür atamalar yasal çerçeveye uygun olsa da, ahlaki meşruiyet ve toplumsal kabul açısından tartışmalı. Liyakat sistemiyle bağdaşmayan uygulamalar, “ben yaptım oldu” anlayışını güçlendirerek kamuda şeffaflığı ve güveni zedeliyor.

Gölbaşı Belediyesi sessizliğini koruyor: Açıklama bekleniyor

Tartışmalar büyürken, Gölbaşı Belediyesi’nden henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Sessizliğin neden sürdüğü merak edilirken, kamuoyunda oluşan baskının ardından önümüzdeki günlerde bir değerlendirme ya da savunma gelmesi bekleniyor.

Belediyeye yakın kaynaklar, atamanın tamamen yasal çerçevede yapıldığını belirtse de, halk gözünde bu durumun “torpil” ve “kayırmacılık” algısını güçlendirdiği” yönünde genel bir kanaat oluşmuş durumda.

CHP’li başkan yüzde 44’le seçilmişti: Seçmen bu karara ne diyor?

Yakup Odabaşı, 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin adayı olarak yüzde 44 oy oranıyla Gölbaşı Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu. Seçim sürecinde özellikle adil yönetim, şeffaflık ve liyakat vurgusu yapan Odabaşı’nın, göreve gelir gelmez böyle bir atama yapması, destekçileri arasında da hayal kırıklığı yarattı.

Seçmenin bir bölümü, “biz değişim için oy verdik, torpil düzeni devam ediyor” şeklinde yorumlar yaparken; bazıları ise Odabaşı’na güvenmeye devam ettiklerini belirtiyor. Ancak genel hava, bu atamanın kamuoyunda “ilk büyük sınav” olarak algılandığı yönünde.

Türkiye genelinde benzer örnekler var mı? Bu atama ilk mi?

Ne yazık ki bu atama Türkiye’de ilk değil. Yıllardır yerel yönetimlerde ve bakanlıklarda benzer şekilde, yakın akraba, eş-dost, partili isimlerin kritik görevlere sınavsız atanması zaman zaman gündeme geliyor. Hatta bazı belediyelerde “çapraz kadro” yöntemiyle başka illerdeki tanıdıklar üzerinden atamalar yapılırken; Gölbaşı örneğinde olduğu gibi doğrudan öz yeğenin göreve getirilmesi, bu kez tepkileri daha da artırdı.

Bu olay, yalnızca bir ilçeyi değil; Türkiye genelinde kamu yönetiminde liyakatın ne kadar korunduğunu ve siyasi etik değerlerinin nasıl aşındığını gösteren bir örnek olarak konuşuluyor.